Allah subhanehu ve teala şöyle buyurdu:
يَا اَيُّهَا الَّذينَ امَنُوا اجْتَنِبُوا كَثيرًا مِنَ الظَّنِّ اِنَّ بَعْضَ الظَّنِّ اِثْمٌ وَلَا تَجَسَّسُوا وَلَا يَغْتَبْ بَعْضُكُمْ بَعْضًا اَيُحِبُّ اَحَدُكُمْ اَنْ يَاْكُلَ لَحْمَ اَخيهِ مَيْتًا فَكَرِهْتُمُوهُ وَاتَّقُوا اللّهَ اِنَّ اللّهَ تَوَّابٌ رَحيمٌ
Hucurat/ 12:"... Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Biriniz diğerini arkasından çekiştirmesin/Gıybet etmesin. Biriniz, ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah, tevbeyi çok kabul edendir, çok merhamet edendir."
حدثنا عبد الله بن ربيع ثنا عبد الله بن محمد بن عثمان ثناأحمد بن خالد ثنا علي بن عبد العزيز ثنا الحجاج بن المنهالثنا حماد بن سلمة عن سليمان التيمي عن عبيد مولى رسول الله صلى الله عليه وسلم { أن رسول الله صلى الله عليه وسلم أتى على امرأتين صائمتين تغتابان الناس فقال لهما : قيئا ، فقاءتا قيحا ودما ولحما عبيطا ، ثم قال عليه السلام : ها إن هاتين صامتا عن الحلال وأفطرتا على الحرام } .
Ahmed’in Müsned’inde rivayet edildiğine göre oruç tutan iki kadın susuzluktan neredeyse ölmek üzere idiler. Durumları Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e anlatılınca Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- onlardan yüz çevirdi (onlara önem vermedi). Sonra tekrar anlatılınca Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- o iki kadını çağırdı ve kusmalarını emretti. Kadınlar bir kadeh dolusu kan ve irin kustular. Bunun üzerine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
"Bunlar Allah’ın helal kıldığı şeylerden uzak durdular (oruç tuttular), ama Allah’ın haram kıldığı şeylerle (gıybet ve dedikodu ile) oruçlarını açtılar. Birisi diğerinin yanına gelip oturdu ve insanların etlerini yemeye başladılar."
Hadisin İsnadı yukarıda zikredilmiştir. Bu hadis açıkça göstermektedir ki gıybet eden kimse işlemiş olduğu masiyet dolayısıyla orucunu bozmuş olur.
Gıybet edenin orucunun olmadığı kendisinden nakledilen âlimler:
İbrahim en nehai, A'meş, Ubeyde b. Selman, Evzâî,Süfyân as-Sevrî veİbn Hazm.
Mücâhid de şöyle demiştir:
"İki haslet var ki, onlar orucu bozarlar: Bunlar; gıybet ve yalandır"
Ebû Muhammed ez zahiri/klmşr