You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Genci anlamak gerçekten çok mu zor?

Genci anlamak gerçekten çok mu zor?

Administrator
Genci anlamak gerçekten çok mu zor?
Onun dünyaya açılan pencereleri kuşkusuz farklıdır. Çocuksuluktan nem kapmış, yetişkinlikten ufak kalmış bir var olma çabasının hareketliliğine; deneyimlerimizin bize kattığı ve o an durduğumuz noktadan bakarsak; iki kuşak arasındaki uçurumu biraz daha açmaz mıyız?

Tecrübenin tek başına yeterli olabileceği bir saltanatımız yoktur. Her yeni kuşak; yeni arayışlarla, yeni çıkmazlarla ve çatışmalarla gelmektedir. Her yeni kuşak, insanlık tarihine bir şeyler katarak, yerini kendinden sonrakilere terk etmektedir. İşleri oluruna bırakmak ve “bırakınız yapsınlar” türünden bir rehavete kapılmak da çözüm değildir. İnsan olmanın farkındalığında böyle bir tercih yoktur.

Onlar, verilen tarihi rolü oynarlar. Var olan koşulları zorlamak, değiştirmek ve ilerlemeyi sürdürmek. Farklı olmak, farklı adımlar atmak, en sevilenden gelse de karşı çıkmak, karşı çıkarken bile ihtiyaç duymak. İterken bile sarılmak… Başlarının döndüğünü anlamak kolay, değil mi? Peki, başları bu kadar dönerken, onlardan düzgün yürümelerini beklemek?

Onlardan beklediklerimiz ve onların kendilerinden bekledikleri farklılaştıkça, uçurum büyür. Uçurum büyüdükçe, biz yetişkinlerin dünyayı yaşama biçimimizdeki rutinlerden kaçılır. Onlara koşulsuz ve kolayca sunduklarımız çok çabuk tüketilir. Her türlü sorumluluk ve görevden muaf tutarak, geleceğini kurması için verdiğimiz zaman acımasızca tüketilir. İhtiyaçlarının engel oluşturmaması için verdiğimiz para anında harcanır. Kolay elde ettiği her şeyden çabuk sıkılır ve rutini bozacak, bizden uzaklaşacak yeni arayışlara doğru yol alır.

Oysa ki, libero bile olsalar, oyunun sürmesi için, hepimize ihtiyaç vardır.

Görevlerini başaracak yeni cephane arayışları onların hatalarını, çatışmalarını bazen de ne yazık yenilmelerini ve ışıklarını kapatıp bilinmeyene doğru yok oluşlarını yaşatır dünyaya. Çoğunluğun veya otoritenin kalıplaşmış doğruları, sorgulanır. Yerlerine yenileri aranır. Hata yapmasına yönelik korkularımız, bize duyduğu ihtiyacı görmemizi engelleyebilir. Bize itiraz ederken ya da reddederken, bizden etkilenmeye devam eder. Yaşadıklarına yönelik eleştirilerimiz ve yargılarımız; onun kendisini daha acımasız değerlendirmesine neden olur. Kendine güven ve saygıyı kazanması gereken bu devrede, yaşadığı reddedilişlerle, rotasını kırması ve köprüleri atması çok doğru gelir.

Bu arada o daha büyümektedir. Halen hormonlarının idaresindedir. Bu; öfkesini, aşkını, arzularını doğru yönlendirecek beceriyi henüz oluşturmadığının işaretidir. Yani sonrasını düşünmeden anlık kararlara ya da hazlara kapılmak için şartlar uygundur.

Uyuşturucu, cinsel sapkınlıklar ya da yaşamla dengeyi farklı kuracak isyanlar cephane ararken ödenen bedellerden bazılarıdır.

Bunlar yok edicidir ve ne yazık, kendi etti kendi buldu diyemeyeceğimiz kadar da bize aittir. SadOnun dünyaya açılan pencereleri kuşkusuz farklıdır. Çocuksuluktan nem kapmış, yetişkinlikten ufak kalmış bir var olma çabasının hareketliliğine; deneyimlerimizin bize kattığı ve o an durduğumuz noktadan bakarsak; iki kuşak arasındaki uçurumu biraz daha açmaz mıyız?

Tecrübenin tek başına yeterli olabileceği bir saltanatımız yoktur. Her yeni kuşak; yeni arayışlarla, yeni çıkmazlarla ve çatışmalarla gelmektedir. Her yeni kuşak, insanlık tarihine bir şeyler katarak, yerini kendinden sonrakilere terk etmektedir. İşleri oluruna bırakmak ve “bırakınız yapsınlar” türünden bir rehavete kapılmak da çözüm değildir. İnsan olmanın farkındalığında böyle bir tercih yoktur.

Onlar, verilen tarihi rolü oynarlar. Var olan koşulları zorlamak, değiştirmek ve ilerlemeyi sürdürmek. Farklı olmak, farklı adımlar atmak, en sevilenden gelse de karşı çıkmak, karşı çıkarken bile ihtiyaç duymak. İterken bile sarılmak… Başlarının döndüğünü anlamak kolay, değil mi? Peki, başları bu kadar dönerken, onlardan düzgün yürümelerini beklemek?

Onlardan beklediklerimiz ve onların kendilerinden bekledikleri farklılaştıkça, uçurum büyür. Uçurum büyüdükçe, biz yetişkinlerin dünyayı yaşama biçimimizdeki rutinlerden kaçılır. Onlara koşulsuz ve kolayca sunduklarımız çok çabuk tüketilir. Her türlü sorumluluk ve görevden muaf tutarak, geleceğini kurması için verdiğimiz zaman acımasızca tüketilir. İhtiyaçlarının engel oluşturmaması için verdiğimiz para anında harcanır. Kolay elde ettiği her şeyden çabuk sıkılır ve rutini bozacak, bizden uzaklaşacak yeni arayışlara doğru yol alır.

Oysa ki, libero bile olsalar, oyunun sürmesi için, hepimize ihtiyaç vardır.

Görevlerini başaracak yeni cephane arayışları onların hatalarını, çatışmalarını bazen de ne yazık yenilmelerini ve ışıklarını kapatıp bilinmeyene doğru yok oluşlarını yaşatır dünyaya. Çoğunluğun veya otoritenin kalıplaşmış doğruları, sorgulanır. Yerlerine yenileri aranır. Hata yapmasına yönelik korkularımız, bize duyduğu ihtiyacı görmemizi engelleyebilir. Bize itiraz ederken ya da reddederken, bizden etkilenmeye devam eder. Yaşadıklarına yönelik eleştirilerimiz ve yargılarımız; onun kendisini daha acımasız değerlendirmesine neden olur. Kendine güven ve saygıyı kazanması gereken bu devrede, yaşadığı reddedilişlerle, rotasını kırması ve köprüleri atması çok doğru gelir.

Bu arada o daha büyümektedir. Halen hormonlarının idaresindedir. Bu; öfkesini, aşkını, arzularını doğru yönlendirecek beceriyi henüz oluşturmadığının işaretidir. Yani sonrasını düşünmeden anlık kararlara ya da hazlara kapılmak için şartlar uygundur.

Uyuşturucu, cinsel sapkınlıklar ya da yaşamla dengeyi farklı kuracak isyanlar cephane ararken ödenen bedellerden bazılarıdır.

Bunlar yok edicidir ve ne yazık, kendi etti kendi buldu diyemeyeceğimiz kadar da bize aittir. Sad

Bunu ilk beğenen sen ol.
© 9492.698875 ©
RE: Genci anlamak gerçekten çok mu zor?
genci genc anlamaz...genci ihtiyarda anlamaz çünkü tecrübesini vermeye calişir uyarir ama tecrübeler yaşanmadan kazanilmiyo :D en iyisi ve dogrusu gencin kendi kendini anlamasidir o zaman düzelir ve erdemli olunur gülücük kendini bilmek önemli

eyvallah suskun duyarli olunmasi gereken bi konu
Bunu ilk beğenen sen ol.
BOŞ ÇERÇEVE!
RE: Genci anlamak gerçekten çok mu zor?
genci anlamak zor deilde anlamak istemiolar ya atalar ne yapmışsa genclerden o istenio ben o çagda yaşamıomki yaw:D:Dçaga ayak uydurmak lazım şimdi bilim çağı ama biz hala eskiden ne yaşadıysalar onun aynısını yasamak zorunda bırakılıyoruz isyan edersende delirmiş derler:D:D
Sükut eyledim, ''Kahrı var'' dediler.
Biraz söyledim, ''Zehri'' var dediler.
Sustum, kahrından susuyor dediler;
Biraz konuştum, zehrini kusuyor dediler...
MEVLANA
.
.
.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.