Hasan-ı Basrî buyurdu ki: “Cennetliklerin cennete, cehennemliklerin de cehenneme girmeleri, kendi amelleri sebebiyledir. Fakat onların orada ebedî kalmaları, niyetleri yüzündendir”.
Mansur bin Mu’temir buyurdu ki: “Biz, bir niyet sahibi olmadığımız halde ilim tahsiline koyulduk. Allah’a şükürler olsun ki bize iyi niyeti de nasib buyurdu. Çünkü bütün ilim, sahibini iyi niyet ve ihlâsa götürür. Böylece o onu elde edinceye kadar çalışır”.
Ebu Davud Tayalisî buyurdu ki : “Bir âlim, bir kitab yazdığı zaman ona yakışan, maksadının dine hizmet olmasıdır. Yoksa akrânı arasında “Ne güzel kitab yazmış.” diye övülmesi için değil”.
Fudayl bin İyaz da şöyle derdi: “İsmail ve İsâ aleyhimesselâm gibi sadıkların sadakatından sorguya çekildikleri zaman, bizim gibi kâziblerin, yalancıların hali nice olur?”
Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Mümin, (Allah rızası için) yaptığı her işten sevap alır. Yoldaki bir şeyi kaldırsa, birisine yol tarif etse, sözünü anlatamayana yardım etse, birine keçisini sağarak yardım etse, sevap alır.”
Başka bir zaman da, “Allahü teâlânın birliğine iman edip, şirk koşmadan ve ihlasla namazını kılıp, zekatını verenden Allah razı olur.” buyurdular.