You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Yeni Üye
Geçimsiz eş!
Kardeşlerim ben 27 yaşında bir erkeğim ve 25 yaşında bir eşim var.Yeni evliyiz.Benim sorunum şu çok geçimsiz,çok huysuz bir eşim var ama bildiğiniz gibi değil.İncir çekirdeğini doldurmayacak konulardan bana dünyayı zindan ediyor.Artık boşanmayı düşünüyorum.Bu kavgalarda tamamen onu karakterinden kaynaklanıyor.Karakterinin değişmesi için dinimize göre yapabileceğim bir şey var mı?Lütfen yardım edin.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Yönetici
RE: Geçimsiz eş!
Yuva kolay kurulan bir şey değil.
Evlilikte bazen gerçekten zorlaşabiliyo.
Sabret, konuş, gerekirse küs, kendince bazı cezalar ver ama boşanmayı düşünme.


Ayrıca bir sorum olucak.
Karekterini evlenmeden önce bilmiyormuydun?
Sabret,    Şükret,    Seyret...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Yeni Üye
RE: Geçimsiz eş!
Eşimle geçinmek çok zor.Çok sinirli ve kavgacı,her şeye sinirleniyor.Mesela bi defasında kendisine canım dedim,bana kızdı,canım diye herkese hitap edilebilir,ben herkes miyim,bana niye canım diyorsun dedi.Başka bir sefer ise ''kusura bakma'' dedim.Kusura bakma diye yabancıya denir dedi,buna da kızdı.Bir defasında lisede okuduğum bir kitabı tavsiye ettim,bu dediğin bana hiç samimi gelmedi,ben liseli miyim dedi,yine bana kızdı.Bunun gibi çok örnek söyleyebilirim...Aşırı bir ilgi bekliyor.Ne kadar ilgilenirsem ilgileneyim,tatmin olmuyor.Benimle ilgilenmiyorsun,beni sevmiyorsun diyor ve kavga çıkarıyor.Bir defasında bana şöyle bir şey söylediSaskinenin hasta olmanı istemiyorum,hasta olunca benimle ilgilenmiyorsun.''dedi.Kendisine beklediği kadar ilgi gösteremezsem cinnet geçiriyor resmen,kavga çıkarıyor,hatta ortalığı kırıp döküyor.Ama ne kadar ilgilensem de tatmin olmuyor,hatta 24 saat kendisiyle ilgilenmemi istediğini söyledi,bir defasında...En küçük hatamda hır gür çıkarıyor.Mesela bir defasında çalıştığı şehire gidecektim.12.30'da yola çıkacağımı söyledim ama meğersem araç 13.30'da hareket ediyormuş.Bir saat geç kalacağımı öğrenince kıyameti kopardı.Bu gecikmeden dolayı küçük bir işimiz aksadı;ama kesinlikle kavga etmeye değecek bir mevzu değildi.Bu olaydan bir süre sonra ''Ben anlayışlı biri değilim.''dedi...Merhamet duygusu az.Kendisi de zaten ben de merhamet pek yok,diyor...Bazen de durup dururken de kötü laflar ediyor.Ben de ''Şefkat pek yok,kendi çocuğuma karşı olur mu bilmem,''dedi,ben niye dedim.''O senin çocuğun diye onu sevmem.''dedi.Bu lafı normal bir muhabbet esnasında söyledi.''Bir defasında benim emrime girmeni istiyorum.''dedi.Bu bir erkeğin kabul edebileceği bir şey mi?Bunu duyunca ben de cinnet geçirdim.Her şeyin altında kötülük arıyor.Mesela birkaç saat telden aramasam,kasıtlı olarak aramadığımı düşünüyor.Yani ben hasta mı oldum,başıma bir iş mi geldi,ya da o an çok önemli bir işim mi vardı,bunları hiç düşünmüyor,beni önemsemiyorsun,bana değer vermiyorsun diyor.Bunun gibi bir sürü saçmalığını sayabilirim.Özellilklerini şöyle sıralayabilirim:Kavgacılık,huysuzluk,pireyi deve yapma,söylenenleri yanlış anlama,anlayışsızlık,merhametsizlik,bencillik,kıskançlık,sinirlilik.O kavgayı başlatıyor,beni kışkırtıyor,sonunda ben de patlıyorum,ve sürekli kavga ediyoruz,bıktım kavgalardan artık.Bugüne kadar 1000 defa kavga ettiysek 999'unu o çıkarmıştır ve bu kavgaların 990 tanesi yukarıda anlattığım gibi sudan sebeplerden çıkmıştır.Bunları zaten kendi de kabul ediyor.Ama olumlu özellikleri de var.Ahlaken çok düzgün bir kızdır,ev işlerinde beceriklidir,dış görünüş olarak manken gibi güzel kızdır, bu saçmalıkları yapmadığı zamanlarda iyi vakit geçiririz,iyi muhabbet ederiz,güleriz,eğleniriz,sonra bir bakmışsınızdır,bir şeye kızmıştır ve kavga başlamıştır,ikimizde bu kavga esnasında ve kavgadan bir süre sonra sinirden bunalmış,psikolojik olarak çökmüş halde oluruz.Bir iki güne barışırız,iyi oluruz ve sonra yine bir kavga...Hayatımız hep bu döngü içinde devam ediyor,kendisi de zaten şöyle diyor:Karşımdaki kişinin benimle geçinebilmesi için ben kavga çıkardığımda karşımdaki kişi bana karşılık vermemeli,ben ne yaparsam yapayım susmalı diyor.Tabi bu da mümkün değil,sabır taşı olsa çatlar.Ben artık bıktım,psikolojim bozuldu.Eskiden kavgalardan sonra iyi olurduk;ama ben artık cephe aldım,şu aralar küsüz ve ben boşamayı düşünüyorum.
Bu arada değişmesi çok uğraştım,psikiyatriye gitti,kendisi de kötü özelliklerini biliyor ve değişmek istiyor ama elimde değil değişemiyorum diyor.Flört döneminde de bunları yapıyordu,ben birkaç defa terk ettim,her seferinde yalvardı,bir daha yapmayacağım diye yeminler etti.Ama barıştıktan bir sürü sonra aynı şeyleri yine yaptı.Huylu huyundan vazgeçmiyor anlayacağınız.
Siz ne dersiniz bu insanla ömür geçer mi?Boşanmalı mıyım?
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
RE: Geçimsiz eş!
Sanırım bu benim cevap vermem gereken bir soru kendimi yakın hissettim soruya =))
Şimdi, ilk önce boşanmayı aklından çıkartmalısın ! Deneyimlerime dayanarak söylüyorum boşanmak ister aşık olduğun isterse sevmediğin bir eş olsun inan ki insanı o boşanma süresi boyunca yaşlandıran bir evre çok zor
eşinin geçimsizliğini anlatmışsın, bizde kadının kötü huylu olduğuna kanaat getirdik bu yazıyı okuyarak, aa evet hakikaten adam ne yapsın ya böyle ömür gçermi dedik. İyi,güzel, hoş yapmışsın da ya peki sen ? O kötü huylu ise gerçekden, sen onu boşarsan iyi huylu olduğun için mi bunu yapıcağını sanıyorsun ? Senin ondan ne farkın kalıcak? hayatından çıkaracaksın herşey biticek öyle mi ? Peki ya daha sonra ne olucak ilerde 2. bir evliliği yaptığında nasipse o hanım da aynen böyle çıkarsa onudamı boşayacaksın ? İyi huylusu denk gelene kadar böyle devam eder artık bu, eee bu zaman içerisin de o kadınların senin üzerlerinde ki hakkı ne olucak ? İşte bu seni kötü huylu yapar =) Elinden geldiğini yaptığına inanmıyorum bu durumu düzeltmek için. Öncelikle yuvanda islami bir yaşam tarzı var mı ? yoksa derhal islama göre olmalı aile hayatın .Eşinin psikolojik olarak bir sıkıntısı olabilicceği hiç aklına geldimi ? Geldiyse bir uzmandan yardım aldınız mı beraberce ? Karşına alıp bak sevgilim biz mutlu olmak çin evlendik, ve ben seninle mutlu olmak istiyorum diye anlattın mı ?Canım demişsin kavga etmiş olabilir =) Bana da canım çok sıradan bir cümle gelir.Sevgilim diye hitap et ozaman bu sorun mu ?
Yada sevgilim demesi çokmu zor... Sence yeteri kadar alakadar oluyormusun onunla ? Hiç evet ben masumum oluyorum deme ! Cümlelerinin içinde onunla konuşurken ben şöyle yaptım ben böyle yaptım ama sen.... diye başlayan konuşmalar yapmıyormusun ? İşte en büyük hata ,artık ben ve sen yoktur evlilikde biz diye konuşacaksın! Bir söz vardır çok severim ( Sen ve Ben Gafletini aşıp, BİZ olanların rızkıdır AŞK...) Biz olmadan rızkını ona veriyormusun ? Ve en önemlisi Allahın en sevmediği helalin boşanma, şeytanın en sevdiği amelin ise yine boşanma olduğunu biliyormusun ? Boşanmak helal ama Allah sevmiyor, Şeytan ise hep haramları yaptırmaya tefriş ederken haram yapınca insanlar zevk alırken, Bu sefer bir helali seviyor boşanmak helal ama kul boşanınca seviniyor eğleniyor zil takıp oynuyor, düşündün mü hiç neden diye ? Allah sevmediği için.... Dünyanın sonu değil bu... Yapma boşanma can çıkar huy çıkmaz sözü var ya en yalan en iftira sözdür. Öyle olsaydı insanlar hidayet bulamazdı... Kötü huyların eğitilebilme özelliği olmasaydı cennetin yolu bulunamazdı. Bence eşine yardım et... Kendini düşünmeyi bırak !
Ve aŞk İnsanın aLnına Dokundu !

SubHane RabbiyeL aLa...
Uzman
RE: Geçimsiz eş!
Hıı Son birşey, Bazı kararlar Mehmetleri Fatih yapar ! =)
Kadın kocasının, koca da karısının her istediğini yerine getiremez. Asıl anlaşmazlık bundan çıkıyor.

Gözlemlediğim kadarıyla evlilikte yapılan en büyük hata “anlayışsızlık”.

Kadın da erkek de, eşinde İslâmiyet’in esaslarını görmek ister. Evin reisi, İslâmiyet olmalıdır.

Evlilik üstünlük gösterme meydanı değildir. “Nasıl mutlu olunur?” sorusuna cevap arama yeridir.
Rahat olmanın, huzurlu olmanın en iyi yöntemi, eşinin iyi taraflarını görmektir.
Bu şekilde denge sağlanır. Eşinin huyları yüzünden kendini heba eden, uçurumdan yuvarlanan insanlar tanıyorum.
Adamın huzuru yok ne yapsın! Şu kocaman dünyada bir yere sığamıyorlar.
“Ben de sakin bir hayat istiyorum!” diye teselli isteyen insanlar....
Evlilik, matematik hesabı gibi değildir.
Şöyle davranırsak şöyle olur, böyle yaparsak böyle olur gibi teknik hesaplar evlilikte tutmaz.
Kişi kendi çözümünü önce kendi bulmalıdır. İnsan yaprak gibi olmamalı. Yaprak, esen rüzgâra tabidir.

"Ey Peygamber! Kadınları boşamak istediğiniz zaman iddetleri içinde boşayın ve iddeti hesaplayın. Rabbiniz olan Allah'tan korkun. Apaçık bir edepsizlikte bulunmadıkça onları evlerinden çıkarmayın. Onlar da çıkmasınlar. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Kim Allah'ın koyduğu sınırları asarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilmezsin, belki de Allah boşanmadan sonra yeni bir durum meydana getirir" (1).Talak suresi

"Allah'ın en çok buğzettiği helâl, talâktır”, "Evlenin boşanmayın. Talâktan arş titrer”, "Kadınları, onlardan şüphe duymanın (ahlâksız konusunda) dışında boşamayın. Allah acze ve celle zevvak ve zevvakatları sevmez", "Talkla yemin yoktur. Ancak münafık olan kimse onunla yemin ister': "Ey Muaz! Allah, yeryüzünde köle azad etmekten daha sevdiği bir şey yaratmadı. Yine yeryüzünde, talâktan daha fazla buğzettiği bir şey yaratmadı..." (Kurtubî, elCami'li Ahkami'l-Kur'an, Beyrut 1966, XVIII, 149)
Ve aŞk İnsanın aLnına Dokundu !

SubHane RabbiyeL aLa...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 06-11-2012, Saat:03:34 PM, Düzenleyen: İmpoSsibLe.
Yeni Üye
RE: Geçimsiz eş!
Arkadaşlar inanın mükemmel değilim ama dayanamıyorum,bunlar benim yazdığım şeyler daha anlatamadığım şeyler var.Çok fazla kavga çıkarıyor,inanın eziyet ediyor,ne yapsam yaranamıyorum,bunaldım,psikolojim bozuldu,psikiyatriye gitti daha kötü oldu,benimle beraber gitmeye razı olmuyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Uzman
RE: Geçimsiz eş!
Sen boşanmayı kafana koyduysan, ben ne yazarsam yazayım bunu uygulamayı isteyeceksindir...
Ben boşanmayı tavsiye etmem...Sana madem olmuyor boşan demem. Bir kaç tavsiyede daha bulunur, susarım =) Şimdi Şöyle düşünelim...

Ben sorunlara iki şekilde yaklaşıyorum:
Önce sorunlarımıza bakış açısını değiştireceğiz. Bunu ilk bölümde yazdım ama sanırım fayda etmedi =))
Sonra problemlerimize etkili ve kalıcı çözümler bulalım...
Yoksa hasta olan bir insana, “Neyin var, kendini güçlü hisset. Sabırlı ol, diren” demek yeterli olmaz. Gerçi bunlar doğrudur. Kişi hastalığı önce beyninde yenmelidir. Fakat sorunu gerçek anlamda da çözmek gerekir. Açlığa tahammüllü olmak, alışabilmek, oburluğu yenmek önemlidir. Ancak açları da doyurmak gerekir. Gıda ihtiyacını kontrol altında tutmak ayrıdır, sürekli aç yaşamak ayrıdır. Birincisi mümkün ve gereklidir. Ama ikincisi yaratılışa aykırıdır.
Önce ailedeki geçimsizliğin, sık tartışmaların, mutsuzluğun sebeplerini sıralayalım:
1- Huy ve mizaç uyumsuzluğu,
2- Aşırı yaş farkı,
3- Kültür ve eğitim farkı,
4- Meslek ve sosyal konumun değerlendirilmesindeki yanlışlıklar
5- Gereksiz kıskançlıklar, kompleksler,
6- Parasal beklentilerin yetersizliği,
7- Erkeğin veya kadının mesleğine yönelik itirazlar,
8- Cinsel problemler,
9- Eşlerin ailelerine yönelik eleştiriler,
10- Birbirinin sevgi ve ilgisini yetersiz görme,
11- Ailede edindikleri alışkanlıkların farklılığı,
12- Dini anlama ve yaşayış biçimindeki farklılıklar,
13- Eşler hakkında ailelerin ve çevrenin dedikodusu,
14- Çocuk olmaması,
15- Alkol, kumar gibi kötü alışkanlıklar,
16- Çapkınlık veya iffetsizlik.
Saydığım geçimsizlik sebeplerini arttırmak mümkün. Ancak başka sebepler burada sıraladığımız bir grubun içinde de değerlendirilebilir.
Kadın niye dırdır eder? (Evet eder, çok konuştuğumuzu ben her zaman kabul ediyorum ama sebepsizde etmeyiz.) =))
Bunların birisi bile olsa ve etkisini hissettirse aile huzurunda azalma olur. Eğer birkaçı veya tümü de varsa, o ailede bulunmak sürekli sorun, sürekli mutsuzluk demektir. Eşler arasındaki geçimsizliğin tek sebebi vardır: Geçinmeyi bilmemek. Evleninceye kadar bir sürü lüzumsuz bilgiler beyinlerimizi doldurur. Çoğunun bize hiçbir faydası yok.
Kimileri çözüm olarak, eve geç gitmeyi veya gitmemeyi tercih eder. “Eve gidip de ne yapacağım? Karı dırdırı dinlemekten bıktım” diye düşünürler. İyi de hiç düşündünüz mü, hanım niçin dırdır eder? Hem evdeki hanımınızın yaptığı tek iş dırdır etmek mi? Onun iyi yönlerine niçin bakmıyorsunuz?
Sorunların arttığı dönemde kavgalar öyle bir hâl alır ki, erkek egemenliğini dayakla kuracağını zanneder. Belki de çaresizlikten başvurur. Oysa bu da sorunu arttırmaktan başka bir işe yaramaz.
Dert de çoktur derman da
İleriki safhalarda özellikle psikolojik hastalıklar, hattâ intihar teşebbüsleri gelir. Hatta boşanma niyeti ortaya konur sende olduğu gibi !! Belki de gerçekleştirilir.
Her kavganın, her tartışmanın bir dili, bir mesajı vardır. Çoğu insan bu mesajı algılamaz, şifresini çözemez. Oysa mesaj algılansa, şifre çözülse kavgalar ve hoşnutsuzluklar yerini mutluluğa bırakır.
Eğer erkek veya kadın intihardan söz ediyor veya teşebbüs ediyorsa bunun anlamı, “Ben ölmek istiyorum” değildir. Hiçbir insan durup durduk yerde ölmek istemez. Bunun bir anlamı, bir şifresi vardır. Eğer o şifre çözülüp gereği yapılmazsa problem katlanarak devam eder.
Evet, evlenmek kolay, sürdürmek zordur. Dert çoktur ama ben şaire muhalefet ediyorum, derman da çoktur. =)) Bazı insanların içinden birşey dürter. Hiç yoktan bir kavga çıkarmak, tartışma yaratmak için neden ararlar sanki. Bu davranışın altında, mutlaka mutsuzluk yatıyordur. Genellikle, eşin senden beklediği birşeyleri bulamamanın huzursuzluğu ve bunalımı içinde olabilir. Sen belki ona gerektiği gibi davrandığını sanıyorsun ama, o senden ilgi, şefkat ve sevgi bekliyordur. Zaman zaman düşünüldüğünü anlamak istiyordur. Bilmem, hiç ona bir kadın olarak senden beklediği şekilde iltifat ediyor musun? Ona güzel olduğunu, bu renkteki bluzun ona yakıştığını, yaptığı yemeğin çok güzel olduğunu söylediğin oluyor mu? Ona arada bir küçük bir hediye, örneğin bir koku, bir çiçek, bir takı (sahte de olsa) almayı akıl ediyor musun? Bunları bir düşün ,belki de eşin yalnızca senin onu sevdiğini hissetmek istiyordur. Bakarsın bir sözünle onu mutlu edebilirsin. Ve tabii kendini de... İnş düzelir ben sabrı tavsiye ediyorum. Çünkü inan bana bşanma psikoloji insanı çökerten bir durum Sad Hayat,bazen bayat...=)

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Bir mümin, hanımına kızmasın! Kötü huyu varsa, iyi huyu da olur.) [Müslim]

(Kadın, zayıf yaratılışlıdır. Zayıflığını susarak yenin! Evdeki kusurlarını görmemeye çalışın!) [İbni Lal]

(Müslümanların iman yönünden en üstünü, ahlakı en güzel olanı, hanımına, en iyi, en lütufkâr davranandır.) [Tirmizi]

HANIMLARINIZLA İYİ GEÇİNİN

4/19 : ...Hanımlarınızla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmadınızsa, olabilir ki siz bir şeyi çirkin bulursunuz da, Allah ona çok hayır koyar.

Kur'ân, evliliğin devamlılığı konusunda erkeğe birinci derecede görev vermektedir. Evliliği korumak için hanımlarınızla iyi geçinin. Kadınlar her ne kadar hoşa gitmeyen hallerde bulunsalar bile, sabır ve dayanma gücü göstererek onlara iyi davranılmalıdır. Olur olmaz sebeplerle yuvayı bozmaya teşebbüs etmek, mutsuzluğu ve ıztırabı getirir. Talak 65/1 :« ...Ancak apaçık bir fuhuş yapmaları durumu bunun dışındadır... »Başlangıçta iyi değilmiş gibi görünen bir olay, kimbilir sonunda ne gibi hayırlara vesile olacaktır. Birbirine sevgi, saygı duygusu ile bağlı eş ve çocuklardan oluşan aile kurumu, her zaman huzur ve mutluluk kaynağı olmaya devam etmelidir.

Nisa suresi ayet 34- Allah'ın erkekleri, kadınlardan üstün yaratmış olması ve erkeklerin mali harcamaları karşılamaları gerekçesi ile erkekler kadınları yönetmeye yetkilidirler. Buna göre iyi kadınlar; saygılı olanlar ve kocalarının yokluğunda Allah'ın korunmasını emrettiği mahremiyetleri koruyanlardır.

Dik kafalılık edeceklerinden endişe ettiğiniz kadınlara öğüt veriniz, kendilerini yataklarında yalnız bırakınız ve dövünüz. Eğer uslanıp size itaat ederler ise kendilerine karşı başka bir tedbire başvurmayınız. Hiç şüphesiz .Allah yüce ve büyüktür.

Burda dövme konusunu iyi anlamak gerekir...

Allah yardımcınız olsun. Vesselam.....
Ve aŞk İnsanın aLnına Dokundu !

SubHane RabbiyeL aLa...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Yeni Üye
RE: Geçimsiz eş!
Yorumlarınız için teşekkür ederim,ilgileniyorum,iltifat ediyorum ama yaranamıyorum.Çok kolay kavga çıkarıyor,her şeyi bahane ediyor.Mutsuzluğunun altında ayrı şehirlerde yaşamamızın etkisi de var.Ama ben ne yapayım,mutsuzluğunun acısını benden çıkarıyor.Ben ne yapayım,dayanacak gücüm kalmadı.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.