87 yıl önce bu gün (25 Aralık 1921) Fransız ordusu Gazi Şehrimizi terketti, dünyanın hiç biryerinde görülmemiş bir antlaşma yaparak ayrılmak zorunda kaldılar. Fransız şark ordusu komutanı Antep yetkilileri ile anlaşmaya oturduklarında Antep kalesi üzerinden Türk Bayrağını indirin sizinle anlaşalım derler, yorgun güçsüz ve nüfusunun üçte birini şavaşta şehit vermiş olan Antepli bu teklife hayır der ve ekler isterseniz savaşa yeniden başlayalım bu şehri yeniden yıkın yakın ama o bayrağı yerinden indiremezsiniz der, bunun üzerine Fransız komutan başka bir teklif yollar bari Türk Bayrağının yanına bir beyaz bayrak çekin derler, hiç bir yerden yardım ve destek göremeyen bu halk çaresizlik içinde yani yaralıların yarasına bile saracak bez bulamıyorlardı yastık ve yataklarının yüzünü söküp yaralıların yarasına sayıyorlardı bu çaresizlik içinde kendi içlerinde de yapsakmı yapmasakmı diye gerginlik yaşarken teklife tamam derler Türk bayrağının yanına bağlayacak beyaz bayrak yokki kale etrafındaki evlerden bir parça beyaz bez aranır çaldıkları kapılar yüzlerine kapanır hiç bir Antepl'i kadın bir parça beyaz bez vermek istemez ve bunu bir teslimiyet sayar ve kızarler, daha sonra bir parça beyaz bez bulunur ve Türk Bayrağı'nın yanına asılır anlaşma imzalanır geldikleri gibi giderler.
Antep için çok şeyler söylendi ,“ Antep Savunması, Plevne, Kartaca ve Truva Savunmaları’ndan daha üstündür“ diyen KÜTAHYA Mebusu CEVDET Bey T.B.M.MECLİSİ, 05.03.1929
15 ay tüm zorluklara, yokluklara, açlıklara, acıya gögüs gererek kendi göbeğini kendisi kesti, Tarihe adını altın harflerle yazdıran Kuva’ i Milliye destan üstüne destanlar yazmıştır Babalarımızın dedelerimizin daha dün denecek kadar yakın tarihimizde yani 87 yıl önce düzenli bir orduyla memleketimize saldıran Fransıza yılmadan usanmadan karşı koyan sivil halk kendi gücüyle kendi imkanıyla bu mücadeleyi verdi memleketi teslim etmedi ve içerideki Ermeni'lerin işbirliğine rağmen.
“ Antep, bütün harekatın merkeziolmakta devam ediyor. Güneydeki bütün milli hareketlerin başarısını da-tabii olarak –Antep kahramanlarına borçlu bulunuyoruz.“ Şark Cephesi Komutanı General KAZIM KARABEKİR.
Övğüye şaayen bu mücadele ve bu mücadelenin kahramanlarına Allah’tan Rahmet diler kalanlarına uzun ömürler dileriz, bize miras bıraktıkları madalyalarını şerefle taşır kurdukları Kuva ‘i Milliye Mücahitler derneğini de gururla kendi imkanlarımızla yaşatırız.
“Antep Harbi’ne iştirak eden askerler, Antep ismini, kendi sancaklarına, kemali iftiharle yazabilirler.“ diyen General GOURAUD Fransiz Şark Orduları Başkomutanı
Londra Konferansı’nda İngiliz delegeleri :
“Yunanlılar’a dahaçok destek verelim. Artık Türkler’in işini bitirsinler“ anlamında konuşunca, Fransızlar’ın yüksek komiseri olup, Çanakkale’de sağ kolunu kaybeden general GURO, pardesüsünün boş kolunu sallayarak ayağa kalkıyor : “Beyler siz hayal görüyorsunuz! Türkler’in işini Yunanlılarmı bitirecek ?.. Biz, koca Fransız devleti, bir Antep Sancağı ile başa çıkamadık !..“ diyen General GOURAUD (GURO)
(GURO, 20 bin kişilik tümeni ila Antep’i almak için gelen, alamadan Suriye’ye dönen Fransız Şark Ordular Komutanı)
Düşmanı bile yıldıran kahramanca mücadele edip açlığ ayokluğa direnip 15 ay mücadele veren kahramanların sayesinde Gazi olan ilimiz bize özgür bir vatan olarak ve Gaziantep olarak miras kalmıştır bu mirası ömrümüzün sonuna kadar yaşataçağız “Varlığımız Türk Varlığına Armağan olsun“ deriz halkımızın kurtuluş gününü candan kutlarız.
“.. Bu tek Türk şehri, hiçbir yerden maddi yardım görmeksizin kendi kahramanlığı ile kendini kurtardı. Ve Gazi ünvanına bi hakkın liyakat kesbetti.
Türküm diyen her şehir, her kasaba ve en küçük Türk köyü, Gaziantepliler’i kahramanlık misali olarak alabilir.“
25-12,1936 MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Ermeni’den özür dileyenler bizim bu durumumuza ne derler bilmem ama biz onlara koskoca bir ayıp ediyorsunuz diyoruz bu vatanın asil evlatları bu özürü dileyemeyeceği gibi bu milletin helel evladı da bu davranışı destekleyemez, hangi amaca hizmet ettikleri belirsiz bu kişiler bu heveslerinden dolayı kendi halkından özür dileyerek hata yaptıklarını söyleyerek af dilemeliler, ülkemizin ve milletimizin bu sıkıntılı günlerinde terör belesıyla mücadele ederken ve bu belanın arkasında yine Ermeni güçleri bulunurken bu içimizdeki Ermeni hayranlarını kınıyoruz, geçen yıl bir Ermeni gazeteci vurulduğunda beş bin kişinin hepimiz Ermeniyiz dediğinde şaşırtmıştık bu gün açıkca görülmekte ki bu afişleri yazanlar ve yazdıranlar bunlarmış, mutlaka ki bunlar tarih bilmediğinden değil bilinçli bir şekilde tarihi saptırarak bilinçli bir şekilde yıpratma politikası güdüyorlar ve politik manevra yapma gayretiyle ülkemizi suçlu duruma düşürmek istemekteler ve yüreğimize kazdıkları bu yarayı Ermeniler bile kazamaz ve bizi bu kadar üzemez yazıklar olsun, bunlar bir de gençlerimizi zehirliyorlar eğitim ve öğretim adına,
“Ben Ermeni Değilim“ NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
MEHMET ÖZKARAMAN
