Bir taraftan ordu içinde kendisine karşı olan oluşumu tasfiye çabası, bir taraftan ergenekon bağlantılı savcılarla olan münasebetleri derken , fiziki erk olarak yoğun bir mücadelenin içinde. Diğer taraftan 12 eylül referandumu için halk desteği arayışı içinde.
Bu zaman diliminde en fazla ihtiyacı olduğu şeyin halk desteği olduğu kaçınılmaz. Son günlerde başbakanımızın , bu halk desteğini sağlamak amacıyla sürekli yurt gezisine çıktığını ve mitingler düzenlediğini gözlemliyoruz. Peki bu mitingler, aranan halk desteğini sağlayabilir mi?
Güneydoğuda bazı mahallelerde açlık sınırı, Afrika ülkeleri düzeyinde. Biz dedik ki: mazot fiyatının makul fiyatı 1 lirayı aşamaz. Çünkü 50 kuruştan aldığınız bir malı, 300 kuruştan satmanız ticari ahlağa uygun değildir. Dinletemedik. Sadece bu iktidar için söylemiyorum; gelmiş ve geçmiş hiç bir iktidar, -araştırmadım belki son 50 yılımız böyledir-, mazot fiyatını ticari ahlağın makıul sınırı olan %100 kar limitinin altına indireceğini söylemedi. O halde, islamın öngördüğü ticaret şeklini öneren , iktidar partisi dahil hiç bir parti yoktur, benim gözümde Türkiye'de islamı savunan bir tek parti kalmamıştır, çünkü islamı savunmak helal kazancı savunmaktır, o ise mazot fiyatını 1 liraya indirmeyle ispatlanır. Bir tek Cem Uzan söz verdi benzini 1 lira yapacağım dedi, onu da zaten sildiler süpürdüler perişan ettiler; kim? Türkiye'deki para baronları. :D
Mazot fiyatının olumsuz etkisinin ne olduğu noktasında, aklımıza bir çok sonuç gelebilir.
1-Dağlar taşlar ekilmiyor. Bunun sonucunda çiftçiler zor durumda. En birinci pratik sonucu bu. Anadoluda tarım arazilerinin ekilme miktarı yarı yarıyadan daha fazla azalmış. İnsanımız sadece verimli arazisini ekiyor, çünkü gerisi kurtarmıyor.
2-Çiftçinin , verimli araziler hariç arazilerin ortalama olan büyük çoğunluğunu ekememesi sonucu meyve sebze hububat , tarzı yiyecek maddelerinin fiyatı fahiş fiyatlara ulaşmış.
3- Yem üretimi azaldığından dolayı hayvancılık bitme noktasına geldi. Hayvancılıkla uğraşan tanıdıklarım, yem fiyatının çok pahalı olduğunu ve -kurtarmadığını- söylüyor.Bu nedenle hayvancılıkla geçinen aileler zor durumdalar.
4- Hayvancılığın tükenişine bağlı olarak et fiyatları korkunç derecede pahalı. Dışarıdan gemilerle gelen etler bile artık yetmiyor, fiyatları düşüremiyor. 4 tarafı deniz, dağ, orman, yayla olan ülkemde, eti dışarıdan ithal etmek gibi korkunç bir son, herhalde bu düşük onur bu halkın kendisine yeterlidir diye düşünüyorum.
Sonuç olarak yukarıda sayılmış olan tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin tükenişli mazot fiyatlarıyla bire bir ilintilidir. Mazot fiyatında ise dünyada lideriz. Bunu lütfen araştırın, lider durumdayız çünkü.
Fert başına geliri bizim 20 mislimiz fazla olan ülkelerde bile benzin fiyatı bizden düşüktür. Bu nasıl bir organize hırsızlıksa, hiç bir iktidar bunu düzeltmiyor, hiç bir iktidar adayı bunu vaadetmiyor, hiç bir siyasi parti bu konuya bastırmıyor.
Bu nası bir ranstsa, senede 200 milyar dolar haksız kazanç devletin kurumları arasında çeşitli isimlerle pay ediliyor. Bugün Avrupa ülkesi Yunasnistan ve İspanya'da nükseden ve yayılma eğilimi gösteren kriz, bu ülkelere 50 milyon euro gönderilmesiyle aşılabilirdi. Ülkemde her yıl 200 milyar dolar haram para iktidarın kasasına akmaktadır. Oluk oluk akmaktadır.
Çifçi tarlasını ekememiş: iktidarımıza ne, biz oluk oluk akan parasya bakarız.
Hayvancılık bitmiş, et fiyatlarında dünya lideriyiz: bize ne, bz iktidarımızın kasasına akan oluk oluk paraya bakarız.
Çünkü mecbur bakacak, her taraf haraç, rüşvet. Bu faili meçhul paralar, devletin memuruna giden parayı karşılamaya ancak yetiyordur.
Tabi eğer bu millet böyle tepkisiz olursa, olacağı budur. Biz onları öyle yönlendirdik, sistem yanlış bi kere taa baştan dibe kadar yanlış. neresi düzelecek bilmiyorum ki.
Ama şunu biliyorum, sayın başbakanın, arkasında olduğunu zannettiği desteği yok. Kurumlar arası sorunları çözsün ya da çözmesin, akıbet noktasında ister aklı selim içinde hareket etsin, ister kasımpaşa şivesiyle halkı uyutmaya devam etsin, hiç farketmiyor. Bu iş belki 12 eylül referandumunda değil ama, 13 eylül günü geldiğinde süratle aleyhine dönecektir.
Çünkü şimdi bir çok çevre darbecilerin yasaları temzlensin diye hala daha hükümete destek vermeye devam ediyor. Bunların bir kısmı partili, bir kısmı dışarıdan. Susmak da bir çeşit destektir. Ancak, şu yasa işi bittiğinin birinci günü, bu iktidarı bir nevi mahşer günü bekliyor. O günün şerrrinden kime saklanacaklar bilmiyorum.
Allah diyeceğim geliyor da, Allah yetimin malını 3 kuruşa satıp kendi arasında bölüşenleri korumaz ki. Kime sığınacaklar cidden merak içindeyim. Maddi ve manevi hangi desteğe yaslanıyorlar, gerçekten o kadar merak içindeyim ki. düşünüyorum çözemiyorum.
Ama sanırım yakında çözülecekler.

![[Resim: urjn1.jpg]](http://t1311.hizliresim.com/1h/p/urjn1.jpg)