-Doktor: Hatice hanım. En son hatırladığım gassal (ölü yıkayıcılığı) işine başlayacaktınız.
-Hatice Hanım: Yaa, sormayacaksınız diye içim içimi yiyordu. Evet işe başladım. Onlarca tabut geliyor, onlarca tabut geçiyor. İnanın şehir terminali gibi orası. Günde 30-40 ölü kaldırıyoruz. İnsanlar o günlerini hiç düşünmüyorlar.
-Doktor: Ne hissediyorsunuz işinizi yaparken?
-Hatice Hanım: İnsan ölü yıkama işine de hızla alışıyor. Ben de giderek duygusuzlaştım. İnsan zamanla bir memuriyet gibi, sıradan bir iş gibi görüyor. Yani ama ölü yıkıyorsun. Ölümün bütün soğukluğu olduğu gibi karşında! Kendini görüyorsun orada adeta. Bir gün o cansız yatan sen olacaksın. Daha dün o canlıydı, belki konuşuyordu. Bu dünyadaydı. Aman ya Rabbim, gelip gelip gidiyor herkes. Oradan bakınca hayatın bambaşka bir yüzünü görüyorsun. Hiç düşünmüyoruz o günlerimizi, hiç düşünmüyoruz.