Si Hamud elini kolumun üstüne koydu ve konuştu:
"Kıyametin nasıl kopacağına dair bir hikaye anlatılır.
Dünyanın Muazzam kalabalığı gırtlağına kadar cehalete,
şiddete ve cinnete gömülmüştür.
Kocaman milyonluk şehirlerden birinde iki halsiz,
ihtiyar kadın, unutulmuş, canlıcenazeye dönmüş görünüşleriyle
bir köşeye büzülmüş bu bitip tükenmek bilmeyen
korkunç sahneleri gözlemlemektedir.
Kadınlardan biri ötekine döner ve şöyle der;
-Felaket ! şunlara bak.
Hiçbir şey anladığım yok nedendir ?
Bu büyük alem neden, bu dünya neden ,
Bu milyonlarca insan böyle aşşağılık halde ?
Anlamı ne bunun ? Bir bilen oldu mu hiç ?
Bir uzun sessizlikten sonra,öbür kadın
elini arkadaşının kolu üstüne koydu,
Şöyle dedi :
- Hatırlıyorum,henüz genç bir kızken,uzun,
çok uzun zaman önce ,düşünen bir garip adam
gelmişti şehrimize.
Bizim gibi paçavralar içindeydi ve sivri bir küllahı vardı.
Hala hatırlıyorum elini kolumun üstüne koyduğu zaman
gözlerinde doğan sükuneti,
o anda bana şöyle fısıldamıştı...
La ilahe illallah.
Gariplerin kitabı-Ian Dallas