You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Profesör
Garip ?

"İslâm garîb başladı. Yakında yine başladığı gibi garîb olur. Tûbâ (cennet) garîblerindir."(Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)


Bu hadisi şerifi ilk defa okudum, sizce ne demek isteniyor?
Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.
...
RE: Garip ?
"İslâm garîb başladı. Yakında yine başladığı gibi garîb olur. Tûbâ (cennet) garîblerindir."(Hadîs-i Şerîf, Sünen-i Tirmizî)


Allâhü Teâlâ Ra'd sûresinin, 29. âyetinde -meâlen-: "Onlar ki îmân etmişlerdir ve sâlih ameller işlemektedirler. Ne hoş, Tûbâ onların, istikbâl güzelliği onların" buyurmaktadır. Habeş veya Hind lugatiyle cennetin ismi Tûbâ'dır. Ebû Hüreyre, İbn-i Abbas ve diğer bir kısım ashab (r. anhüm) "Tûbâ'nın cennette bir ağaç" olduğunu söylemişlerdir.

Bir Arâbî, "Yâ Resûlallâh! Cennette meyve var mıdır?" dedi. "Evet, cennette Tûbâ adlı bir ağaç vardır. " buyurdular. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyurdular:

"Cennetteki ağaçların en büyüğü Tûbâ ağacıdır. Benim otağım onun altındadır. Kökü inciden, dalları zebercedden, yaprakları sündüsdendir. Yetmiş bin dalı vardır. En yüksek dalları Arş-ı A'lâ'nın ayaklarına ulaşır. En alttaki dalları da dünya semasındadır. Cennette onun dallarının ulaşmadığı ve gölgelemediği hiçbir ev, kâşâne, köşk, kubbe, şehnişin (balkon), oda ve taht yoktur. Dallarında nefislerin arzu ettiği ve gözlerin hoşuna giden her türlü meyve vardır." Tûbâ ağacının kökü Resûlullâh Efendimizin (s.a.v.) otağındadır. Dünyadayken îmân ve ilim ondan yayıldığı gibi cennette de bu mübârek ağacın dalları onun otağından cennet ehlinin konaklarına dağılır. Tûbâ ağacını Allâhü Teâlâ kudretiyle dikmiştir. Kökünden kâfûr ve selsebîl pınarı çıkar. Bu ağaçta her türlü meyve, çiçek ve - siyah hariç- bütün renkler mevcuttur. Her bir yaprağı bir ümmeti gölgeler ve her yaprak üzerinde Allâhü Teâlâ'yı türlü türlü tesbîh eden büyük melekler vardır. İyi bir bineği olan yüz sene gider de Tûbâ ağacının gölgesi bitmez.

Tûbâ ağacını bizzât Cenâb-ı Hak diktiğinden cennetteki bütün

nimetler onda toplanmıştır. İnsanlar nasıl Hazret-i Adem'den çoğaldıysa, cennetteki bütün ağaçlar da ondan çıkmıştır. Cennetteki bütün nehirler onun altından çıkar. Cennet ehlinin elbiseleri Tûbâ ağacının yapraklarındandır. (Rûhulbeyan)
Araştırırken bunu buldumgülücük

                                                                        “Hayat tiyatro gibidir, en kötü insanlar, en iyi yerlerde otururlar.”
Aristofanes
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Garip ?
"İslâm garîb başladı. Yakında yine başladığı gibi garîb olur. "
islam garip başladı lakin neden garip olsun ?
Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.
...
RE: Garip ?
“Garib” uzak olan demektir. Güneş, bizden uzaklaşıp kaybolduğu için “güneş gurub etti” denilir. Gurbet, vatandan uzaklaşmaktır. Gurubda, kaybolma, gitme, bir köşeye çekilme vardır. Anlaşılmayan söze, anlayıştan uzak olduğu için “garib” denir.(2)

“Garib” kendi cemaatı, kavmi arasında olmayan, kendi beldesinde bulunmayan kimsedir. İlk müslümanlar kendi vatanlarında, kendi kavimleri arasında görünseler de gariptiler. Küfürle iman, akla kara, görmekle körlük(3), bilmekle cehalet kadar zıt ve uzaktı. Bu sebepten onlarla diğerleri arasında mekana bağlı olmayan bir uzaklık, hatta zıtlık sözkonusu idi.

Alimler, cahil çoğunluk yanında gariptirler(4), Az olan müminler, çok müşrik arasında gariptirler. Kötülerin ve şerlerin çokluğu yanında hayırlar ve hayırlılar az olunca garip olurlar. Fıskın, isyanların, büyük günahların içinde takva, amel-i salih gariptir.

Böyle kötü bir çevrede ve zamanda, iman ve salih amelin önemi pek büyüktür. İçinde yaşanılan çevrede, fısk, büyük günahlar, şer ve isyanlar ne kadar çoksa, orada barınabilen müminin, imanın, salih amelin, takvanın değeri o derece artmaktadır. İslam ve iman ilminin kalktığı, (5) müminin, müslümanın olmadığı veya çok az olduğu bir toplumda “garib” olmak, amellerin sevaplarını olabildiğince arttıracaktır. Müminin zelil, hakir edildiği, facirin yüksek tutulduğu, fıskın çok olduğu bir toplumda, imanın ve amellerin keyfiyeti çok büyüktür. Orada, din gariptir, müminler gariptirler.

Bu hadis-i şerife göre:
a) İslam garip başlamıştır. Başlangıcı tarih kitaplarında anlatılır. Bu işi ilk başlatanlar da bu bakımdan gariplerdir.
b) Sonra İslam, deniz dalgaları gibi zuhur etmiş(6), hak, iman, ahkam-ı ilahi galib olmuştur. Bir zaman gelecek, İslam ilk başladığı duruma dönecek, anlaşılamamasından ve hükümlerinin toplumda hakim olmamasından dolayı toplumda garip düşecektir.

Çoğu insanda bu menfi halin bulunması, bidatların ve cahiliye zihniyetinin toplumda yer etmesi ile toplumda genel bir bozulma olacaktır. Artık ilk garipler dönemi gibi son garipler dönemi de başlamıştır. İslamın başlangıcında müşrikler tarafından ashaba reva görülen şeyler; tahkirler, terziller, küçümsemeler, hafife almalar bu dönemde d ekendini gösterecektir. Toplumda onlara hayat hakkı tanımama, onların inançlarını, fikirlerini ve hayat anlayışlarını ortadan kaldırma yoluna gidilecektir.

İlk gariplerin yaşadığı cemiyette, günahlar, isyanlar, fısk nasıl diz boyu ise, bu ikinci dönemde de adı müslüman olan bir toplumda günahkarların, fasıkların, kötülerin zihniyeti hakim olacaktır.

Yine ilk devirde olduğu gibi bu menfi çevrede bozulan ümmet içinde, az olan bir takım garipler bulunur. Onlar çoğunluğu teşkil edenler karşısında azlık olmalarına rağmen imanlarına yapışırlar, çoğunluğun akıp gittiği mecradan farklı bir yönde yürürler, kafa yapıları, hayata bakışları, anlayışları diğerlerine uymaz. Sanki o toplumun insanı değillerdir. Kendilerine yapılan her türlü işkenceye sabrederler, zaten karşı koymaya güçleri de yoktur. Maddi mağlubiyet ve mahkumiyetlerine rağmen, manen kuvvetlidirler. Dinlerine sıkı bir şekilde yapışırlar. İnançlarından ve yaşayışlarından taviz vermezler. İşte bunlar ümmetin sonunda gelen “Ğuraba” dır.

Son gariplerin yaşadığı bozulmuş cemiyetlerinde ne gibi kötü haller zuhur edeceğini Resulullah (SAV) hadis kitaplarının fitne ile ilgili bölümlerinde anlatmış, ümmetini önceden uyarmıştır. Onun için sahabelerin ilk devirde dinlerinde fitnelendikleri gibi ümmetin sonlarında da fitne pek büyük bir rol oynayacaktır.

Son Gariplerin zamanı da ilk gariplerin zamanı gibi pek şiddetli, tehlikeli, fitneli olacaktır. Resulullah (SAV) ahir zamandan haber verirken genel hatları ile o zamanı bize tasvir etmiştir.

Allah Rasülü’nün zaman zaman çeşitli şekillerde bize tablolaştırdığı bu fesat döneminde, bir bakıma ilk başladığı hale dönecektir. Dindarlar da çektikleri sıkıntılardan dolayı, amellerindeki sevap bakımından onlara benzeyeceklerdir.
Fakat ilk gariplerle son gariplerin önemli bir farkı vardır. İlk Garipler müşrik bir toplumda mücadele etmişlerdir. Ahir zamanda gelen son garipler, fesad-ı ümmet zamanında, bozulmuş islam cemiyeti içinde cihat edeceklerdir. Son gariplerin işi, ilk gariplere göre daha kolaydır. Zahmetleri daha azdır. Bu sebeple sevapta, hayırda, külli fazilette ilk garipler olan sahabelere yetişmeleri mümkün değildir. İlerlemeden sonra gerilemekle, işe ilk başlamanın zorluğu bir değildir.

Kaynaklar:

1. el-Cami‘ li Ahkamil-Kuran IV, 172, Ayrıca bk. Sahihu’l-Müslim 232, 251. Hadisler, Sunenu İbn-i Mace II, 1319 (no: 3987, 3988).
2. el-Müfredat, s. 359, el-Mu’cemu’l-Vasit, s. 647; el-Kamûsu’l-Muhit I, 107-108.
3. Ayet-i kerimede “Görenle Görmeyen bir mi?” buyrulur. Ra’d 13/16.
4. el-Cami‘li Ahkamil-Kuran IV, 172; Ayrıca bk. Sahihu’l-Müslim 232, 251. Hadisler, Sunenu İbn-i Mace II, 1319 (no: 3987, 3988).
5. el-Mufredat s. 359; el-Kamûsu’l-Muhit I, 108. Ayrıca bk. Te’vilü Muhtelifi’l-Hadis s. 107-108; el-‘Acluni Ali b. Muhammed Keşfu’l-Hafa, I-II, Kahire ty. 887 (islamın garip başlaması ile ilgili hadis-i şerif için bk.)
6. Ramûzu’l-Ehadis s. 366; Sunenu İbn-i Mace II, 1331 (no: 4015), 1339 (no: 4036: boş adamlar nutuk atacaklar.) 1344 (no: 4047: İlim ve Kuran yani onu anlama azalacak.) 1335 (no: 4050-4052: ilim kalkacak cehalet yeryüzüne inecek, o hakim olacak. Burada ilimden maksat, gün geçtikce gelişen teknik, fen ilimleri, değil, dini ilimlerdir). Ayrıca bk. el-Buhari, Muğire b. Berdubeh, Sahihu’l-Buhari, I-VIII, İstanbul, ty. VIII, 89.
Alıntıdır

                                                                        “Hayat tiyatro gibidir, en kötü insanlar, en iyi yerlerde otururlar.”
Aristofanes
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Garip ?
bir manası da insanlar tarafından hak ettiği değeri görememesidir

islam adına yapılan amellerin,islama uyan insanların az olmasıdır

yani islamiyeti yaşayanların az olması ile ilgilidir

zamanında nasıl zorluklarla ve azınlıklarla başlamıştı

hak üzerine çok az insan vardı islamın ilk yıllarında

bir zaman gelecek yine başladığı gibi istenmeyen,hor hakir bakılan kötülenen bir sürece girecek

islamı yaşamak isteyenlere zorluklar çıkartılacak

içinde bulunduğumuz dönem biraz öyle değil mi zaten?

dünyada zulme uğrayanların çoğu müslüman

dini inancını yaşama konusunda baskı gören yine müslüman

gariplikten kasıt budur

insanlar tarafından gerektiği önemi görememesi üstüne üstlükte dışlanmasıdır.

ama tüm bunlar sayıları az da olsa gerçek müslümanlara psikolojik yönden fayda sağlıyor

amerikanın avrupanın yani süper güçlerin müslüman olduğu bir dünyada bugün yaşadığımız duygu bütünlüğünü yaşayamazdık sanırım

bizi Allaha daha da yakınlaştıracak o duygusal bağın kurulması için gerekli olan şartla oluşmayacaktı

nasıl 3 kişi 10 kişiyle savaşırken o sayıca az olmanın verdiği motivasyonla birbirlerine karşılarındaki 10 kişiden daha sıkı kenetleniyorsa

gariplik de böyle bi sonuç çıkartıyor ortaya

islam "garip" olmasaydı önde giden takımlar gibi rehavete kapılırdık

Allaha yönelmek için ettiğimiz ibadetleri,şükürleri arttırmazdık

ama geride yani garip durumda olduğumuz için ibadetimiz de Allaha olan sevgimizde Allaha olan ihtiyacımızda daha fazla oluyor

hem islam değil de kafirler garip olsaydı cehennemdeki azabın bir anlam kalmazdı belki de

dünyada garip ahirette garip olurlardı

ama Allah bu şekilde kafirlere cehennemi daha da fazla haketmelerini sağlayacak imkanlar sağlamış oluyor belkide

müslümanlara da bu dünyadaki garipliklerine karşılık ahirette cennetini vermek istiyor yada... yine de Allah bilir tabii ki.
AKLI YETEN GÖRDÜGÜNE İNANIR
YÜREGİ YETEN GÖRMEDİGİNE

Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.