Hz. Aişe Validemiz (r.a) buyuruyor ki: "Resulullah sallallahu aleyhi ve selem bir seferden dönmüştü, ben de dolabı, üzerinde resimler buluna bir örtü ile örtmüştüm. Örtüyü görünce rengi de işti ve dedi ki, "Ayşe! kıyamet günü Allah'ın huzurunda en şiddetli azap görecek olanlar Allah'ın yaratmasında müşabih olanlar (yani Allah'ın yaratması gibi yaratmaya kalkışanlardır.) Bunun üzerine onu kestik, bir veya iki tane yastık yaptık." (Buharî, Libas 91)
Ebu Hüreyre'den (r.a) rivayet olunuyor. Resulullah'ın (s.a.v) şöyle dedi ini işittim: ALLAH (cc) Tealâ buyurdu ki:
"Benim yarattı ım gibi yaratmaya kalkışandan daha zalimi var mıdır? Bir zerreyi yaratsınlar, bir bu dayı yaratsınlar, bir arpayı yaratsınlar bakalım…" (Buharî, Tevhid 56)
Hadisi şeriflerde çirkin görülerek reddedilen ve şidetli cezaya sebep olaca ı bildirilen davaranış Allah'ın yaratması gibi yaratmaya kalkışmaktır. Resim ve heykel yapanlarda böyle bir iddianın varlı ı gözlenmektedir. Bir ressamın resmini çizdi i varlı ı aynen kopya etmesi başarı sayılmamakta, kendisinden bir şey katması ve bir yaratıcılık göstermesi istenmektedir.
Böylece bazı yönleriyle Allah'ın yarattı ından farklı yeni bir karakter, yeni bir görünüş ortaya kondu u söylenir.
Yaratıcılık hususunda adeta ALLAH (cc) ile yarışa girilmiş olur ki, bu her şeyini Allah'a borçlu olan bir insan açısından çirkin bir davranıştır. Bu sebeple hadiste ifade edilen tehdit hak edilmiş olur. "Benim yarattı ım gibi yaratmaya kalkışandan daha zalimi var mıdır?" "Bir zerre yaratsınlar bir bu dayı yaratsınlar bir arpayı yaratsınlar bakalım…"
Ressamların bu tutum ve davranışları, kıyamet günü "yarattıklarınıza can verin bakalım" şeklindeki tehdide tabi tutulmalarına yol açacaktır.
Foto raf, mercekler yardımıyla karşısında bulunan canlı ve cansızların şekillerinin film üzerinde tertibinden ibarettir. Bu film ka ıt üzerine geçirilirse foto raf adını alır. Bir kısım işlemlerden sonra ekrana ve perdeye aktarılırsa buna film ya da video filmi denir.
Filmi çekilen canlılarda film çekenin meydana getirdi i bir yaratıcılıktan bahsedilemez. Film çeken kişi karşısında bulunan canlı ve cansızları en uygun biçimde filme aldı ı ölçüde başarılı sayılır.
Filmde ortaya çıkan şekil, aynada ortaya çıkan şekilden farklı de ildir. Namaz kılanın başı üstünde kendisinde yakın olmasa da sa veya sol hizasındaki duvar veya tavan üzerine yapılmış yahut asılmış canlılara ait resim veya heykelin bulunması mekruh sayıldı ı halde (Ömer Nahuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, İstanbul 1992, s. 229) namaz kılanın ya da di er canlıların şeklini gösteren aynanın namaz kılınan yerde bulunması mekruh sayılmamıştır. Çünkü ayna oradaki mevcut şekli aynen göstermektedir.
Ayrıca insanlar, resim ve heykele saygı gösterip karşısında saygı duruşu yapıp zaman zaman taptıkları halde bu davranışları film ve foto rafa karşı göstermemişlerdir.
Foto raf çekenler fota rafını çektikleri varlıklara yeni karakterler ve yeni çizgiler ekleyerek yaratıcılık iddiasında bulunmadıklarından hadis-i şeriflerde geçen tehditleri de hak etmezler. Bütün bu sebeplerden dolayı film çekmek ve çektirmek hadislerin yasakladı ı tasvir kapsamında de ildir.