Fetva Ehliyeti ve İhtilaf
Kitap ve Sahih Sünnet,e Dönüş
Said Katade,nin Kendilerine ilim verilmiş olanlar görüyorlar ki Rabbinden sana indirilen Kur,an hakkın kendisidir (Sebe 34/6 ayetin de sözü edilenler Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem,in arkadaşlarıdır. (İbn Kayım el-Cevziyye İlamu,l-Muvakki,in.c.1.s.42)
Ahmed b. Hanbel oğlu Salih,in rivayetine göre şöyle demiştir: Fetva yükünün altına giren bir kişinin Kur,an,ı Kerim,in mana boyutlarını sahih isnadları sünnetleri bilmesi gerekir. Çünkü yanlış yapanlar hep Peygamberden gelen sünnetleri tam bilmediklerinden ondan nakledilenlerin sahihlerini sahih olmayanlarından ayıramadıklarından yanlış yapmışladır. (İbn Kayım el-Cevziyye İlamu,l-Muvakki,in.c.1.s.69)
Katade dedi ki: İhtilaflı konuların fıkhını bilmeyen kimse asla burnuyla fıkıh kokusunu alamaz.
Said b. Ebu Arube dedi ki: İhtilaf (fıkhını) dinlememiş kimseyi sakın alim sanmayın.
Hişam b. Ubeydullah er-Razi dedi ki: Kur,an karilerinin ihtilafını bilmeyen kimse kari değildir. Fakihlerin ihtilafını bilmeyen kimse de fakih değildir.
Ata dedi ki: İnsanların (Alimlerin) ihtilafını bilmeyen kimsenin insanlara fetva vermeye kalkışması asla doğru değildir. Çünkü böyle bir durumda yanındaki ilimden daha sağlam ve kuvvetli olan bir ilmi reddedebilir.
Sufyan b. Uyeyne dedi ki: Eyyub es-Sahtiyani,nin şöyle dediğini işittim: İnsanlar arasında fetva vermeye en cesaretli olanlar, alimlerin ihtilafını en az bilenlerdir. Fetva vermekten en fazla geri duranlar alimlerin ihtilafını en iyi bilenlerdir.
Yahya b.Sellam dedi ki: İhtilafı bilmeyen kimsenin fetva vermesi doğru değildir. Görüşleri bilmeyen kimsenin şu görüş bana daha sevimlidir demesi caiz değildir.
Kabisa b. Ukbe dedi ki: Alimlerin ihtilafını bilmeyen kimse iflah olmaz.
Burada ilim ehlinin,de söylediği gibi kişi Alimlerin ihtilafını bilmelidir burada Alimlerin ihtilafından kastedilen İmam Malik,in de dediği gibi Sahabe,nin İhtilaf ettiği hususlardır.! İbnu,l-Kasım dedi ki: İmam Malik,e: Kimin fetva vermesi caizdir.? Diye soruldu: Şöyle cevap verdi: İnsanların (alimlerin) hakkında ihtilaf ettikleri hususları bilenden başkasının fetva vermesi caiz değildir. Ona denildi ki Ehlü,r-Re,y,in ihtilafı mı.? Cevaben dedi ki: Hayır: Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem,in ashabının ihtilafı Kur,an,dan ve Rasulullah,ın hadislerinden nasih ve mensüh olanların ilmini bilmesi gerekir. İşte ancak bu şekilde fetva verebilir. Bkz: İbn Abdilberr Camiu Beyani,l-İlmi ve Fadlihi.s.290-291)
Eşheb dedi ki: İmam Malik,e Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem,in ashabının ihtilafı soruldu O da şöyle buyurdu: Hata olan görüş de doğru olan görüş de vardır. Bundan dolayı da bu görüşleri iyice tekkik edip incelemelisin.
Esbağ dedi ki: İbnü,l-Kasım şöyle dedi: İmam Malik ve Leys b.Sa,d,ın Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem,in ashabının ihtilafı hakkında şöyle dediklerini işittim: Bazı insanların bu konuda söyledikleri gibi bu genişlik değildir. Bilakis bu da hata ve doğru taksimine tabidir. Bkz: İbn Abdilberr Camiu Beyani,l-İlmi ve Fadlihi.s.336)
Müzeni dedi ki: Allah Teala buyurdu ki: Onlar hala Kur,an,ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o Allah,tan başkasının katından olsaydı kuşkusuz içinde birçok aykırılıklar bulacaklardı (Nisa/82) Burada Allah,u Teala ihtilafı zemmetmiştir.Yine şöyle buyurdu: Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra parçalanıp ayrılan ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın (Ali İmran (105) Ve şöyle buyurdu: Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz artık onu Allah,a ve Rasülüne döndürün; şayet Allah ve ahiret gününe iman ediyorsanız Bu hayırlı ve sonuç bakımından daha güzeldir (Nisa/59) Mücahid Ata ve daha başkaları bu ayetin tefsiri hakkında şöyle dediler: Kitab,a ve Sünnet,e götürün.
Müzeni dedi ki: Allah Teala ihtilafı zemmederek ihtilaf esnasında Kitab,a ve sünnete müracaat etmeyi emretti. Şayet O,nun dininde ihtilaf caiz olsaydı onu kötülemezdi. Eğer çekişmek O,nun hükmü olsaydı, çekişme esnasında Kitab,a ve sünnete dönülmesini amretmezdi. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem,in ashabı da ihtilaf etmiş ve onlardan bazıları diğerlerinin hatalı olduklarını belirterek onların görüşlerini inceleyip tenkid etmişlerdir. Şayet onlara göre hepsinin görüşleri doğru olsaydı bu şekilde davranmazlardı. İbn Abdilber Camiu Beyani,l-İlmi ve Fadlihi (s.339-340)
Yine şöyle buyurdu: Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz artık onu Allah,a ve Rasülüne döndürün; şayet Allah ve ahiret gününe iman ediyorsanız. Bu hayırlı ve sonuç bakımından daha güzeldir (Nisa/59) Müzeni dedi ki: Mücahid Ata ve daha başkaları bu ayetin tefsiri hakkında şöyle dediler: Kitab,a ve Sünnet,e götürün. (İbn Abdilber Camiu Beyani,l-İlmi ve Fadlihi (s.338)
Ebu,l-Buhteri,nin naklettiğine göre Ali b.Ebu Talib,e bize Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem,in sahabilerinden bahset denildi. O hangisinden diye sordu. Abdullah b.Mesud,dan dediler. Bunun üzerine Hz Ali dedi ki: Kur,an,ı okudu sünneti öğrendi ve bunlarla yetindi. Bunlar da ona yetti dedi. (İbn Kayyım el-Cevziyye İlamü,l-Muvakki,in.c.1.s.43)
Allah,u Teala şöyle buyurdu: Ey iman edenler Allah ve Rasülünün huzurunda öne geçmeyin Allah,tan korkun. Şüphesiz Allah işitendir bilendir. (Hucurat/6) İbn Kayyım el-Cevziyye dedi ki: Yani o konuşmadan siz konuşmayın o emretmeden siz emretmeyin o fetva vermeden siz fetva vermeyin bir konuda O nihai kararı verip onaylamadan siz kesin hükümler vermeyin.( İbn Kayyım el-Cevziyye İlamü,l-Muvakki,in.c.1.s.76)
Ali b.Ebu Talha,nın İbn Abbas,tan rivayet ettiğine göre o yani Kitab ve sünnete aykırı konuşmayın demiştir. Affi,nin İbn Abbas,tan rivayeti ise şöyledir. Onun sözü önünde konuşmalar yasaklandı. (Taberi Tefsir XXVI,116)
Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmaktadır: Sizin aranızda iki şey bıraktım o ikisine de sımsıkı sarılıp tutunduğunuz sürece sapmazsınız Allah,ın Kitab,ı ve benim sünnetim. (İmam Malik Muvatta Kader Kitabı hadis no:1 Hasen bir hadistir)
Meymun b.Mihran Allah Teala,nın: Şayet bir şey hakkında çekişecek olursanız onu Allah,a ve Resül,e götürün (Nisa/59) sözü hakkında şöyle dedi: Allah,a götürmek O,nun kitabına götürmekle olur Resül,e götürmek ise yaşadığı sürece direk kendisine Allah onun ruhunu kabzedince de onun sünnetine götürmekle olur. (İbn Abdilber Camiu Beyani,l,İlmi ve Fadlihi (1549)