You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

LoadinG....*
Falcı Kadın Son
-Beni orada bekleyeceğine inanmıyorum.
-Kemal sen bilirsin, ben oraya doğru yürüyorum, herhalde kolumdan tutarak beni durdurmak gibi aptalık yapmazsın.
Hadi, hadi!
Karına git ve beni tanımadığını, falcı kadınla karıştırdığını filan söyle.
Kadın yavaş, yavaş tarif ettiği tarafa doğru yürümeye başlamıştı.
Kemal bir süre arkasından baktı ve evine doğru yöneldi.
Eve girdiğinde karısını korku içinde, ağlarken buldu.
Onu zorla teskin etti ve dükkâna giderek, büyüyü orada yakacağını söyledi ve
hızlı, hızlı kadının, dediği yere doğru yürümeye başladı.
Her adım atışında sorular, sorular, sorular.
Mantığının kabul etmediği, cevapsız sorular.
Kadının tarif ettiği yeri biliyordu, bazen kendiside orada oturur çay içerdi.
Bu kadın beni çok iyi tanıyor diye düşündü, kimdi bu kadın kim, kim, kim?
İnsan olmadığının farkındaydı fakat bu nasıl olurdu, düşündükçe işin içinden çıkamaz olmuştu.
Attığı her adımda kâh korku, kâh panik ve kâh merak, bunlardan birisini hissediyordu.
Buluşacakları mekâna gelmişti ve heyecanla kapıyı açarak, içeriye göz gezdirdi, gözleri tam karşısında ki masada kendisine gülerek bakan gözleri gördü.
Tarif edilmez bir duygu ile rahatladığını far etti.
Kadının tam karşısındaki sandalyeye oturdu.
Kadın ona elini uzattı.
-Hoş geldin seninle çok uzun zaman oldu karşı karşıya oturmayalı.
Kemal bir an elini ona uzatmak için terettüt geçirdi ve kendisine gülen gözleri görünce o da elini uzattı.
O arada garson Kemalin önüne büyük bir kupa koydu ve uzaklaştı.
Kemal kupadan çıkan sıcak buharın kokusundan önüne konanın yeşil çay olduğunu fark etti.
-Senin yeşil çay içtiğini biliyorum ve onu tercih edeceğini bildiğim için önceden söylemiştim.
Birde senden bir şey rica ediyorum.
Seni çok iyi tanıyorum, onun için şaşırmayı bir kenara bırak.
-Peki! ne zamandan beri tanıyor sun?
-Doğduğundan beri çünkü sen bana emanet edilmiştin.
-Emanet ne demek?
-Benim bu dünyadaki görevim seni kazalardan, belalardan ve hastalıklardan korumaktı.
Şöyle bir düşünsene iki tane ablan aynı hastalıktan öldü ama sen son anda çok uzun bir yoldan büyük bir şehirde ki hastaneye yetiştirildin, hastaneye geldiğinde ölmüştün.
Doktorlar nefes almadığını görünce hemen gırtlağını deldiler ve oradan nefes almaya başladın, o zaman üç yaşındaydın.
Ameliyat masasındaki o beyaz ışığı hatırladın mı?
Kemalin eli boynuna doğru gitti ve gırtlağındaki ameliyat izini yokladı.
-Evet! O beyaz ışığı hatırlıyorum, o ışık sen miydin?
-Bendim ve üç ay hastanede boğazında takılı bir hortum ile yattın, sadece hortumla değil benimle beraber yattın.
Yanan evin, trafik kazası, ameliyatların daha söyleyeyim mi?
Kemal hiç sesini çıkarmadı, karşısında oturan bu gizemli varlığa minnet duyguları ile bakmaya başlamıştı.
-Tabii o zamanlar beni bu şekilde göremiyordun.
Sana dur, yardım edeyim, beni ilk insan olarak, ne zaman gördüğünü.
Ayşe'yi hatırla?
-Karımı mı?
-Karından önceki, beş sene beraber olduğun Ayşe'yi.
Senin hafızanın çok güçlü olduğunu biliyorum, biraz beynini zorlarsan bulacağından eminim.
-Ben Ayşe isimli birisiyle beş sene beraber olmadım.
- Karı koca anlamında anlamda değil!
-Sana şöyle bir ipucu vereyim, Ayşe ile beş sene aynı ortamda bulundun.
Hadi biraz hafızanı tazele, şöyle çocukluk yıllarına git.
Kemal kadına bakarak düşünceli, düşünceli kafasını kaşımaya başladı ve kafasını iki yana sallayarak.
-Ayşe diye birisini tanımıyorum.
-Emin misin?
-Eminim.
-Kemal bana bak!
Sen çok akıllı ve mantıklı birisin ve hafızanda çok güçlü onun için eminim, lütfen deme.
-Eminim!
-Peki!
O zaman, sana ilkokul yıllarına, beş sene okuduğun o sınıfa, git dersem.
-Ayşe, Ayşe, Ayşe hemen sıramın önünde oturan, benim çocukluk aşkım Ayşe
Yoksa!
O sen misin?
-Evet! O benim, sende benim biricik aşkımdın.
-O zaman neden bu aşk devam etmedi de, ortalardan kayboldun?
-Sen fani idin ve bunun için uyarı almıştım, onun için ortalıktan kayboldum ve senin karşına Ayşe olarak hiç çıkmadım.
Ama seni hep sevdim ve seni simdi ki karın Ayşe ile evlendirdim.
Kemal anlasana ben sana çocuk veremezdim.
-Sana kimden uyarı geldi?
-Beni sana kim görevlendirdiyse ondan.
Kemalin beyni olanları, anlatılanları artık anlamaz olmuştu.
-Sen yoksa Melek misin?
-Değilim ama öyle bilmen benim hoşuma gider.
-Neden ben?
-İşte bu soruna bende cevap veremeyeceğim çünkü bunun cevabını bende bilmiyorum. Demek ki bir özelliğin var.
-Yıllar sonra bunları bana neden anlatıyorsun?
-Benim çünkü senle olan görevim bitti.
-Nasıl bitti.
-Benim senle sorumlu olduğum elli dünya yılıydı.
Kemal şöyle bir düşündü üç ay önce elli yaşını bitirmiş olduğunu hatırladı.
-Şimdi ne olacak, beni kim koruyacak?
-Kendi kendini koruyacaksın, bunu başaracağını biliyorum.
-Vadem doldu mu?
Beni onun için mi bırakıyor sun?
-Neden o şeyi yatağıma koydun?
Bu anlattıklarından sonra onun büyü olmadığını biliyorum, dünyayı terk edeceksin ve o şeyin yok olmasını istiyorsun.
Bana onu neden yaktırıyorsun?
Kendin yaksan ne olur veya yakmasam ne olur?
-o cihaz sana ait ve orada seninle geçirdiğim, yılların her saniyesinin kayıtı var.
Beni hatırlamaman için kendi ellerinle senin yakman gerekiyor.
Onu yakmazsan, ben dünyayı terk edemem ve ölürüm.
-Ben öleceğim, yakarsam değil mi?
-Evet...
Evin içinde neden yakmamı istemedin?
-Çünkü ailende çıkacak dumandan etkilenir.
-Anladım...
Son bir yıl içinde o cihazla benim beynimi kontrol etmeye çalıştın değil mi?
-Evet.
Geceleri uykumda, yani senin için trans hali diyelim, o huzursuzluğum ve sayıklamalarım, konuşmalarım.
Ne yapmak istiyordun?
Bani yıllarca sen yönlendirmedin mi?
-Hayır! yanındaydım ama beynini kontrol edemiyordum, onun için beynini kontrol etmeye çalıştım.
Senin anlayacağın beynini ele geçiremedim.
-Yani başarısız oldun.
-Evet!
Beyin frekanslarımız birbirini tutmadı, senin beyin hücrelerin fazla olmasına rağmen benim boyutumda değildin.
-Peki! Beynimi ele geçirince, bana ne yaptıracaktın?
Anladığım kadarıyla senin robotun olacaktım.
-Kemal öylede denebilir, seni kontrol etseydim emirlerin benden gelmeyecekti.
Onun için hangi amaçlarla seni yönlendireceklerini bilmiyorum.
Neden son zamanlarda beynimi ele geçirmeğe uğraştılar da çocukluğumda bu işi yapmadılar.
-Çünkü o zamanlarda beyin hücre sayıların çok azdı.
Seneler geçtikçe, beynin gelişti ve yavaş, yavaş hücre sayın arttı.
-Yinede senin için yeterli olmadı demek.
-Kemal sana bir örnek vereyim, koyun, koyunla bir şekilde anlaşır değil mi?
Çünkü beyin yapıları ikisinin de aynı ve frekansları tutuyor.
Sen koyuna bazı şeyleri öğretebilirsin ama onu hiçbir zaman kontrol edemezsin.
İkinizin de beyin frekansları çünkü farklı.
Kemal İkimiz de olduğu gibi, beni anlıyorsun değil mi?
-Demek teste başarısız oldum ve sınıfta kaldım öyle mi?
-Evet! öyle oldu.
-Sizleri, desene hayal kırıklığına uğrattım.
Yalnız şundan eminim ve kendimle gurur duyuyorum, bir şekilde size teslim olmadım.
Kemal sana bazı şeyleri itiraf etmek istiyorum.
Bana yabancı olan duyguları sende tattım, siz buna aşk diyorsunuz ve seni bir dünyalı gibi sevdim ve bundan hiç pişmanlık duymadım.
Senin yanında geçirdiğim her saniye benim için çok değerliydi ve senle her zaman gurur duydum.
Seni her zaman kalbimde yaşatacağım, bunu unutma!
-Senin kalbin var mı?
Peki! o cihazı yakacağımdan bu kadar nasıl emin olabilir sin?
-Tercih senin, terazinin bir tarafta çocukların, karın ve ben, öbür tarafında yalnızca sen.
O cihazı yakarken çıkan alevlerinde doğduğun günden itibaren yaşadığın her olayı film gibi seyredeceksin.
-Ayşe ben bu filmin sonunu çok iyi biliyorum The End.
CENGİZ DAMAR

06/07/2012 İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam, sen de anlamazsın. Ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım!



Franz Kafka


Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 02-12-2010, Saat:12:08 PM, Düzenleyen: silwerfree.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.