yılların hatırasız kalan bohçasında
bir yetimin yamasında seçilmiş gibisin ömrüm
Hoş kalandan özgürlük yoklanmışım,yokmuşum varım diye
kanatsız dönmüşüm sipariş hesaplardan
varmadan önce ayağına,derdininin garipliğine
Kanacakmışım ,konacakmışım kimsesizliğimle
başlayanla ,bitmeyenle
Vira sözlerim artık bir yalnızlığı bekletmeyelim ,hadi
bulduğum dillerde
başkaca bulmacalarda
saklanalım......
dillerin rotasını kenarda bekliyorum, işaretlerle
yönümü belleyen kaynağımın hasretine ikna oldum şimdi
Sana inanmış bir kurşun gördün mü ?
vurulmak ister misin yalnızlığımla
düşer misin ayağını kaybetmiş kuşun kanadına,kanacağına kanarsan
söyle halime rüzgar
sana inanmış bir bıçak gördün mü ?
kessin mi seni benden
kanatan bıçakları açtım önüne
Vedayı seveni Ömür Yazana
yazdım kesildin mi
Sana inanmış bir zehir gördün mü ?
Dünyadan zehirlemişleri kırk yola sakladım
Halleri zehir eden sözleri gömdüm ,anladın mı
Sana inanmış bir kuş gördün mü?
kanatları hasret yollayan rüzgarlar da
kuşları özledin mi
gökyüzünde kuşlar neler
söyler, bilir misin sen
ben bilmem de.....
çağrım