بِسْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِي
Bismillahirrahmanirrahim
صِرَاطِي مُسْتَقِيمًا
es-Sırât-ı Müstakîm
وأن هذا صراطي مستقيما فاتبعوه ولا تتبعوا السبل فتفرق بكم عن سبيله ذلكم وصاكم به لعلكم تتقون
İşte benim dosdoğru yolum budur ona uyun Sizi O,nun yolundan ayıracak başka yollara uymayın korunmanız için Allah size böyle tavsiye etmiştir. (En,am 153)
عن جابر قال : كنا جلوسا عند النبي صلى الله عليه وسلم ، فخط خطا هكذا أمامه ، فقال : " هذا سبيل الله " وخطين عن يمينه ، وخطين عن شماله ، وقال : " هذه سبيل الشيطان " ثم وضع يده في الخط الأوسط ، ثم تلا هذه الآية : ( وأن هذا صراطي مستقيما فاتبعوه ولا تتبعوا السبل فتفرق بكم عن سبيله ذلكم وصاكم به لعلكم تتقون
Câbir'den rivayetine göre; o, şöyle demiştir : Biz Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) in yanında oturuyorduk. Önlerine şöyle bir çizgi çizip, işte bu, Allah'ın yoludur, buyurdular. Bunun sağına ve soluna ikişer çizgi çizip; işte bunlar şeytânın yoludur, buyurup ellerini ortadaki çizginin üzerine koydular. Sonra Ve şüphesiz ki bu; Benim dosdoğru yolumdur. Ona hemen uyun. Başka yollara uymayın ki; sonra sizi O'nun yolundan ayırır. İşte, sakınasınız diye size bunları emretti âyetini okudular. Şeyh Elbani Sahihu İbn Mace (11) sahih demiştir.
عن النواس بن سمعان ، عن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال : " ضرب الله مثلا صراطا مستقيما ، وعن جنبتي الصراط سوران ، فيهما أبواب مفتحة ، وعلى الأبواب ستور مرخاة ، وعلى باب الصراط داع يقول : أيها الناس ، ادخلوا الصراط المستقيم جميعا ، ولا تتفرجوا ، وداع يدعو من جوف الصراط ، فإذا أراد الإنسان أن يفتح شيئا من تلك الأبواب قال : ويحك . لا تفتحه ، فإنك إن تفتحه تلجه ، فالصراط الإسلام ، والسوران حدود الله ، والأبواب المفتحة محارم الله ، وذلك الداعي على رأس الصراط كتاب الله ، والداعي من فوق الصراط واعظ الله في قلب كل مسلم " .
Nuvâs İbn Sim'ân'dan rivayetine göre, Allah Rasûlü (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdular: Allah Teâlâ, Sırât-ı Müstakîm'e bir misâl vermiştir. Onun iki yanında, açık kapıları bulunan iki sûr (kale) vardır. Kapıların üzerinde salıverilmiş perdeler vardır. Sırât-ı Müstâkîm'in kapısında bir davetçi şöyle demektedir : Ey insanlar, Sırât-ı Müstakîm'e topluca girin, dağılmayın. Sırât-ı Müstakîm'in ortasında da bir davetçi vardır. İnsan Öbür kapılardan birini açmak istediğinde : Yazıklar olsun sana, onu açma. Şayet onu açacak olursan helak olursun, der. Sırât-ı Müstakim, İslâm'dır. İki sûr, Allah'ın hadleridir. Açık kapılar, Allah'ın haramlarıdır. Sırât-ı Müstakîm'in başındaki davetçi, Allah'ın Kitabıdır. Sırât-ı Müstakîm'in ortasındaki davetçi ise, her müslümanın kalbinde bulunan Allah'ın vaizidir. İbn Teymiyye Camiu'r-Resail 2/97 isnadı hakkında Ceyyid Şeyh Elbani Sahıhu Terğib 2348 Mişkatul Mesabih 189 sahih demiştir.
وقال ابن جرير : حدثنا محمد بن عبد الأعلى ،عن أبان; أن رجلا قال لابن مسعود : ما الصراط المستقيم؟ قال : تركنا محمد صلى الله عليه وسلم في أدناه ، وطرفه في الجنة ، وعن يمينه جواد ، وعن يساره جواد ، وثم رجال يدعون من مر بهم . فمن أخذ في تلك الجواد انتهت به إلى النار ، ومن أخذ على الصراط انتهى به إلى الجنة . ثم قرأ ابن مسعود : ( وأن هذا صراطي مستقيما فاتبعوه ولا تتبعوا السبل فتفرق بكم عن سبيله ) الآية .
İbn Cerîr der ki: Bize Muhammed İbn Abd'ül-A'lâ'nın... Ebân'dan rivayetine göre; bir adam İbn Mes'ûd'a; Sırât-ı Müstakim nedir? diye sordu. O, şöyle karşılık verdi: Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) bizi, onun başında bırakmıştır. Onun öbür ucu cennettedir. Sağında ve solunda yollar vardır. Buralarda, geçenleri oralara çağıran kişiler vardır. Kim bu yollara girerse yolu cehenneme varır. Sırât-ı müstakîm'e giren kişiyse onunla cennete ulaşır. Bu sözlerinden sonra İbn Mes'ûd: Ve şüphesiz ki bu; Benim dosdoğru yolumdur. Ona hemen uyun. Başka yollara uymayın ki; sonra sizi O'nun yolundan ayırır... âyetini okudu.(İbn Kesir Tefsir En,am 153)
وقوله : ( فاتبعوه ولا تتبعوا السبل فتفرق بكم عن سبيله ) إنما وحد سبحانه سبيله لأن الحق واحد; ولهذا جمع لتفرقها وتشعبها
İbn Kesir şöyle der; Allah Teâlâ Ona hemen uyun, başka yollara uymayın âyetinde; kendi yolunu tekil olarak zikretmiştir. Zîrâ hak birdir. Dağınık olması ve birçok şubeleri bulunması sebebiyle ise diğer yollar çoğul olarak zikretmiştir. (İbn Kesir Tefsir En,am 153)
وَالْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ
Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur