Üniversiteye yeni başlamış, yurda yerleşmişti.İlk defa ailesinden ayrılmanın verdiği hüzün ve telaş her halinden belli oluyordu.Ama hayat bu, insanı bazen bir yaprak misali olduğu yerden koparırdı.
Yurda alışmaya çalışıyordu, kendi başının çaresine bakmayı öğrenecekti.
Geceleri uyumakta güçlük çekecekti, insanın alıştığı kendi yatağı gibisi yoktu tabii.Yine bir gece yatağında dönüp dururken kulağına gelen sese dikkat kesildi, hoca yanık sesiyle ne güzelde sabah ezanını okuyor diye düşündü.
Yalnız ezanın bir yerinde hiç duymadığı bir söz geçiyordu :
es-salatu hayrun mine'n-nevm
duymaması normaldi, çünkü ailesi onu sabah namazına hiç kaldırmamıştı,uyusundu çocukcağız.
Ertesi gün ilk işi bu ifadenin anlamını öğrenmek oldu:
Namaz uykudan hayırlıdır.
Çok etkisinde kaldı; artık namazlarını kaçırmayacak, sabah namazlarına da ayrı bir önem verecekti.Rabbi ona gurbette bu yakınlığı nasip etmişti...
