Birlikte okuyalım:
Hadim Toplum Sağlığı Merkezi'nde hizmetli olarak çalışan İbrahim Arslanhan'ın, 20 yaşındaki kızı Neslihan'a 8 ay önce böbrek kanseri teşhisi konulur. Kızının tedavisi için birçok şehre giden, maddi ve manevi olarak elinden geleni yapan, ancak yavrusuna bir türlü şifa bulamayan baba Arslanhan, bu süreçte maddi olarak da zorlanmaya başlar. Bunun üzerine kardeşi, İbrahim Bey'in bilgisi olmadan Hadim Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvurur.
Başvurunun ardından, Neslihan kızımızın her ay kullanacağı ilaçlar için karşılıksız 2 bin lira verilmesi kararlaştırılır. Baba İbrahim Arslanhan, paranın hesabına yatırılmasından 10 gün sonra evladını Hakk'ın rahmetine tevdî eder...
Buraya dikkat arkadaşlar!
İbrahim Arslanhan, Hadim Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfının verdiği parayı iade etmesine ilişkin bakın neler söylüyor:
"Önemli olan para değil, kızımın yaşamasaydı. Kızıma bir vitamin tedavisi yaptıracaktık. Bu da yaklaşık 2 bin lirayı buluyordu. Kardeşim yanıma gelip vakfa başvurmamı tavsiye etti. Kabul etmedim. Sonra bilgim olmadan 'Durumu senden iyi olanlar müracaat ediyor, başvuruyu yaptım' deyince, 'Keşke başvurmasaydın' karşılığını verdim, çünkü durumu benden daha kötü olanlar başvurabilir, onların önüne geçebilirdim. Yetkililer hesabıma parayı yatırmış. Hesaptan çekemeden kızım vefat etti. Parayı çocuğumun tedavisi için kullanacaktım. Evladım vefat ettikten sonra parayı ne yapayım? Kullanmak işime gelmezdi. İhtiyacı olana verilmesi için iade ettim. 2 bin lira değil, 100 bin lira da olsa geri verirdim. Benim başıma gelen, başkasının da başına gelebilir. En azından onlar alıp kullanır. Belki başkasına faydası olur."
O müstağni ellerinden öpüyorum İbrahim Bey... İyilikle çarpan acılı kalbine sabırlar yağdırsın Rabbim... İyileri ve iyilikleri çoğaltmak duası ve bu güzel tavrın hepimize örnek olması ümidiyle... Sevgilerimle... S.KOCAASLAN