وَ ( الْعَلِيُّ ) يُرَادُ بِهِ عُلُوُّ الْقَدْرِ وَالْمَنْزِلَةِ لَا عُلُوُّ الْمَكَانِ ؛ لِأَنَّ اللَّهَ مُنَزَّهٌ عَنِ التَّحَيُّزِ . وَحَكَى الطَّبَرِيُّ عَنْ قَوْمٍ أَنَّهُمْ قَالُوا : هُوَ الْعَلِيُّ عَنْ خَلْقِهِ بِارْتِفَاعِ مَكَانِهِ عَنْ أَمَاكِنِ خَلْقِهِ . قَالَ ابْنُ عَطِيَّةَ : وَهَذَا قَوْلُ
جَهَلَةٍ مُجَسِّمِينَ
Maliki alimlerinden Ebu Abdillah El Kurtubi (600-671 h/1204-1274 m) “Ayetul Kursi”ni tefsir ederken “El Aliy” (yüce) kelimesinin izahında diyor:
“O Alîydir.” Bununla kadrin ve konumun yüksekliği anlatılmak istenir. Me*kân itibariyle yükseklik değil. Çünkü yüce Allah mekân tutmaktan münez*zehtir.
Taberi'nin naklettiğine göre bir grup şöyle demiş: Aliyy yaratıkların mekanlarından yüksek bir mekanda olan demektir.İbn Atiyye diyor ki : Bu söz Cahil Mücessimelilerin sözüdür.(Allah mekandan münezzehtir.)