RE: Egemen Bağışın akidesine bakış açısı
NOT 1 :"evet arkadaş benim hakkımda zerre kötü düşünmediğini ve yorumlarında bu niyetli olduğunu biliyorum .... forumdan inanmayan varsa yarıp da baksın senin kalbine ve bunu hiddet ve şiddet içinde söylüyorum bu kısım yaptığımız münazaraya gölge düşürmemeli"
NOT 2: abdulvedud böyle dersin ama bazı mesajlarında hiç te öyle değilsin diyenlere açık çekimdir ...
gözümüzün içine baka baka hadisleri tahkik etmeden zayıf diye kendi hükmünü koyanlar hiç kusura bakmasınlar onlar tabiki de bu hususa girmemektedirler...
gözüme görünme deyişine bizim bakış açımız onun sünnetine asla uygun bir yorum değildir.......... kardeş o hadisin tevilini iyi oku
vahşi hakkında bakışımız ve efendimizin o sözünü değerlendirişimiz
Hicretin sekizinci yılında, Mekke fethedildiği gün, Vahşî, Mekke’den kaçtı. Bir zaman uzak yerlerde kaldı. Sonra pişman olup, Medine’de mescide gelip, selam verdi. Resulullah efendimiz selamını aldı. Vahşî dedi ki:
- Ya Resulallah! Bir kimse Allaha ve Resulüne düşmanlık yapsa, en kötü, en çirkin günah işlese, sonra pişman olup temiz iman etse, Resulullahı canından çok seven biri olarak, huzuruna gelse, bunun cezası nedir?
Resulullah efendimiz buyurdu ki:
- İman eden, pişman olan affolur. Bizim kardeşimiz olur.
- Ya Resulallah! Ben iman ettim. Pişman oldum. Allahü teâlâyı ve Onun Resulünü herşeyden çok seviyorum. Ben Vahşî’yim.
Resulullah efendimiz, Vahşî adını işitince, Hz. Hamza’nın şehit edilmiş hâli gözünün önüne geldi. Gözleri yaşlandı.
Vahşî, öldürüleceğini anlayarak kapıya yürüdü. Eshab-ı kiram kılıçlarına sarılmış, işaret bekliyordu. Vahşî, “Son nefesimi alıyorum” derken, Cebrail aleyhisselam geldi. Allahü teâlâ buyurdu ki:
- Ey sevgili Peygamberim! Bütün ömrünü puta tapmakla, kullarımı bana düşman etmeye uğraşmakla geçiren bir kâfir, bir kelime-i tevhid okuyunca, ben onu affediyorum. Sen, amcanı öldürdü diye Vahşî’yi niçin affetmiyorsun? O pişman oldu. Şimdi sana inandı. Ben affettim. Sen de affet!
Herkes, "Öldürün!" emrini beklerken, Resulullah efendimiz buyurdu ki:
- Kardeşinizi çağırınız!
Kardeş sözünü işitince, saygı ile çağırdılar. Peygamber efendimiz Vahşî’ye, “affolunduğunu” müjdeleyerek buyurdu ki:
- Fakat, seni görünce dayanamıyorum, elimde olmadan üzülüyorum.
Hz. Vahşî, Resulullahı üzmemek için, bir daha yanına gelmedi. Mahcup, başı önünde yaşadı. Aynı mızrak ve okla Peygamberlik iddiasından yalancı Müseyleme’yi öldürdü ve büyük hizmet etti. Hz. Osman zamanında vefat etti.
sorularla islamiyet.com dan alıntıdır...
rasullullah sav fıtratı gereği üzülüyordu.... ve sui zan beslemekten korkuyordu.. yoksa çekil gözümün önünden diye anlamak yanlıştır.... asla meclisinden asla tard etmedi...
egemen bağışın samimiyeti için tekrar konuşuyorum yarıp da baktın mı?
Sana taş attılar, sen gülümsedin,
Dervişin bir çiçek attı, inledin,
Bağrımı delmeye taş yetmez, dedin,
Halden anlayanın bir gülü yeter..
Tatlıydı akrebin sana kıskacı,
Acıya acıda buldun ilacı;
Diyordun, geldikçe üstüste acı:
Bir azap isterim bundan da beter.
Bunu ilk beğenen sen ol.