Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve sellem- kendileriyle görüşmeğe gelen ziyaretçileri kabul ederler, onlarla musafaha etmek için önce davranırlar, musafaha esnasında ellerini daha önce çekmek ihtiyatında değillerdi. Biri kulaklarına bir şey söylemek istese söz bitmeden yüzünü çevirmezlerdi.
Kendilerini ziyarete gelen misafirleri, önce selâm verir, müsaade ister, ancak ondan sonra huzura girerlerdi. Kendileri de birini ziyarete gittikleri zaman kapının sağ veya sol kanadı önünde dururlar "Esselâmü aleyküm" derler. İçeri girmek için izin isterler, müsaade edilirse girerler, edilmezse geri dönerlerdi.
Ashâb-ı Kirâm -radıyallahuanhum-'dan biriyle karşılaştıkları zaman onunla musafaha ederler, iyice ellerini birbirine geçirerek sıkıştırırlardı.
Yolda rastladığı erkek, kadın, çocuk, köle, herkese selâm verirlerdi. Bir defa yolda münafıklarla müslümanların bir arada oturduklarını görmüşler, hepsini selâmlamışlardı. (Buhârî-Selâm bahsi)
Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hastaları ziyarete önem verirler ve bunun müslümanlar için bir vazife olduğunu söylerlerdi.
Hasta ziyareti esnasında hastaya ümid verirler, nabzını ellerine alıp alnına mübarek elleriyle dokunurlardı. Şifâ bulması için de Cenâb-ı Hakk'a dua edenlerdi. Hastayada "İnşallah kurtulacaksın" derlerdi. Şayet birisi fena lâkırdı edecek olursa oradan memnun olmazlardı.