You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

ECEL İLE İLGİLİ

...
RE: ECEL İLE İLGİLİ
Evet ecelle ölmüş olur.

                                                                        “Hayat tiyatro gibidir, en kötü insanlar, en iyi yerlerde otururlar.”
Aristofanes
Bunu ilk beğenen sen ol.
Cezalı Üye
RE: ECEL İLE İLGİLİ
Evet eceli ile ölmüş oluyor...tabi ki herkes eceli ile ölüyor...ama kalp krizi...trafik kazası vs sadece bir nevi sebep oluyor diyebiliriz...
Bunu ilk beğenen sen ol.
...
RE: ECEL İLE İLGİLİ
Şuan mobildeyim.Bu konu ile ilgili ayetlere bakarsan daha iyi anlarsın kardeşim.

                                                                        “Hayat tiyatro gibidir, en kötü insanlar, en iyi yerlerde otururlar.”
Aristofanes
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: ECEL İLE İLGİLİ
BÜYÜK GÜNAHLARDAN İNTİHAR (VAAZ) :

Nerde ise her gün gazete sayfalarında ve haber bültenlerinde intihar olayı haberlerini ya dinliyor veya okuyoruz. Bu haberleri duyduğumuzda, veya okuduğumuzda içimiz burkuluyor ve üzülüyoruz. Toplumumuzu sarsan bu intihar haberleri ve olayları nerde ise tedavisi mümkün olmayan bir hastalık halini aldı.

Son günlerde artış göstererek korkutucu boyuta ulaşan intihar etmek; "İnsanın kendi hür iradesiyle ölümü seçip istemesi ve sonuçlarını bilerek kendisini öldürmesi" olarak tanımlanmakta, diğer bir ifadeyle “insanın yaşamına son vermek amacı ile yaptığı ve başarı ile sonuçlandırdığı patolojik bir davranış" olarak yorumlanmaktadır.
İntihar; Yüce Allah (c.c.)'ın yaratmış olduğu cana kıymaktır. Bu yüzden de büyük günahlardandır. İnsana canı veren Cenab-ı Allah olduğu gibi, onu almaya yetkili olan da O'dur.

İntihar etmenin haramlığı ve ahiretteki tehlikesi ayet ve hadislerle sabittir.

Kur'an-ı Kerîm'de; Nisa süresi 29. ayette şöyle buyurulur:

يَآ اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَاْكُلُوٓا اَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ اِلَّآ اَنْ تَكُونَ تِجَارَةً عَنْ تَرَاضٍ مِنْكُمْ وَلَا تَقْتُلُوٓا اَنْفُسَكُمْۜ اِنَّ اللّٰهَ كَانَ بِكُمْ رَح۪يمًا ﴿29﴾

"Ey iman edenler, mallarınızı aranızda karşılıklı rıza ile gerçekleştirdiğiniz ticaret yolu hariç, batıl yollarla yemeyin. Ve kendinizi öldürmeyin. Şüphesiz Allah size karşı çok merhametlidir." [1]

Ayette, fiilen cana kıyma anlamı yanında, Allah'ın haram kıldığı şeyleri işlemek, günahlara dalmak ve başkalarının mallarını batıl yollarla yemek suretiyle kendisine yazık etmek, ahiret hayatını mahvetmek anlamı da vardır. [2]

Amr b. el-As (r.a), Zâtu's-Selâsil seferinde ihtilâm olmuş, hava çok soğuk olduğu için, su bulunduğu halde, ölüm korkusundan dolayı teyemmümle namaz kıldırmıştır. Durumunu Hz. Peygamber'e iletirken, yukarıdaki ayete göre amel ettiğini söylemiş ve Resulullah (s.a.v.) Efendimiz Amr'ın bu yaptığını tasvip etmiştir. [3]



1/7

Nisa süresi 30. ayette de şöyle buyurulur :

وَمَنْ يَفْعَلْ ذٰلِكَ عُدْوَانًا وَظُلْمًا فَسَوْفَ نُصْل۪يهِ نَارًاۜ وَكَانَ ذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرًا ﴿30﴾

"Kim haddi aşarak ve zulmederek bunu yaparsa, onu cehennem ateşine atacağız. Bu, Allah’a pek kolaydır." [4]



Yine Nisa süresi 93. ayette de şöyle buyuruluyor :



وَمَنْ يَقْتُلْ مُؤْمِنًا مُتَعَمِّدًا فَجَزَآؤُ۬هُ جَهَنَّمُ خَالِدًا ف۪يهَا وَغَضِبَ اللّٰهُ عَلَيْهِ وَلَعَنَهُ وَاَعَدَّ لَهُ عَذَابًا عَظ۪يمًا ﴿93﴾



"Kim de bir mü’mini kasden öldürürse, onun cezası, içinde devamlı kalmak üzere, cehennemdir. Allah ona gazab etmiş, lânet etmiş ve büyük bir azab hazırlamıştır." [5]

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) de bu konuda şöyle buyurmaktadır:

عن أبِى هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: قَالَ رَسولُ اللّهِ: مَنْ تَردّى مِنْ جَبَلٍ فقَتَلَ نَفْسَهُ فَهُوَ في نَارِ جَهَنّمَ يَتَرَدّى فيهَا خَالِداً مُخَلّداً فيهَا أبَداً، وَمَنْ تَحَسّى سُمّا فَقَتَلَ نَفْسَهُ فَسُمُّهُ في يَدِهِ يَتَحَسّاهُ في نَارِ جَهَنّمَ خَالِداً مُخَلّداً فيهَا أبَداً، وَمَنْ قَتَلَ نَفْسَهُ بِحَدِيدَةٍ، فَحَدِيدَتُهُ في يَدِهِ يتَوَجّأُ بِهَا في بَطْنِهِ في نَارِ جَهَنّمَ خَالِداً مُخَلّداً فيهَا أبَداً.

Hz. Ebu Hüreyre (r.a.) anlatıyor: "Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki: Kim kendisini dağdan atarak intihar ederse o cehennemlik olur. Orada ebedî olarak kendini dağdan atar. Kim zehir içerek intihar ederse, cehennem ateşinin içinde elinde zehir olduğu halde ebedî olarak ondan içer. Kim de kendisine demir saplayarak intihar ederse, cehennemde ebedî olarak o demiri karnına saplar." [6]

Dinimiz, insanın kendi kendisini öldürmesini, başkasını öldürmesinden daha vahim ve daha büyük bir günah saymıştır. İnsanın canı kendisine emanettir. Hiç kimse kendi canının sahibi değildir. Hiç kimse kendisi üzerinde dilediği şekilde tasarruf etmeye yetkili de değildir.



2/7

Bütün semavî dinlerin günümüze kadar taşıdığı ortak özelliklerinden birisi canı korumaktır. Bu, insan oğluna yüklenen önemli bir sorumluluktur. İnançlı insanlar bu sorumluluğun idraki içinde olduğu içindir ki en ağır hayat şartları karşısında bile böyle bir yola başvurmamışlar ve de vurmazlar. Çünkü inançlı olan kimseler canı korumanın imanın gereği olduğuna inanmışlardır.

İnsanın canına kıymaya karar vermesi hiç kolay bir şey değildir. Elimize küçük bir iğne veya diken battığında dahi acısını hissedebiliyorsak, yaşamımıza son verecek kadar elem verici bir davranışı gerçekleştirmek için büyük etkenler veya ciddi rahatsızlıklar olması gerekir. O halde neden intihar eder insan?

Yapılan araştırmalara göre intiharlar daha çok ailevî problemler, öğrenim başarısızlığı, ekonomik sorunlar, ağır hastalıklar, duygusal ilişkiler gibi nedenlere bağlıdır. Bütün bunlar kişinin kendisini çaresiz ve ümitsiz hissettiği sıkıntılı hayat şartlarıdır. Bu durumda kişiyi çaresizliğe ve ümitsizliğe sürükleyen, dünyanın bir imtihan yeri olduğunu kendisine unutturan asıl faktör nedir? Bu sorunun cevabı sanırım ki yaratılışımızda gizlidir. Şöyle ki:
İnsan, beden ve ruhtan müteşekkildir. Her ikisinin de hayatiyetini sürdürebilmeleri için beslenmeleri gerekir. Beden hava, su, besin gibi maddî gıdalara ihtiyaç duyarken, ruhumuz manevî besinlere muhtaçtır. Yalnız maddî ihtiyaçlar temin edilip, manevî hayat beslenmezse, zayıflar hatta gittikçe söner. Böylece beden ile ruh arasındaki denge bozulur. İhtiyacımız olan manevî gıdalardan en gereklisi ise muhtemel her olay karşısında sığınılabilecek, gücü sonsuz olan, inanılacak en üstün varlığa güvenmek ve inanmaktır. İnsan oğlu en sıkıntılı anlarında ona çıkış yolunu ilham edecek ve onu rahatlatacak tek varlığın onu yoktan var eden ve ona bir imtihan vesilesi olarak varlığı ve yokluğu yaşatan Cenab-ı Allah (c.c.) olduğunu anlarsa manevi yönden rahatlayarak huzura kavuşacaktır. Böylece her şeyin bittiğini değil işe yeniden başlaması gerektiğini anlayacaktır. Çünkü Allah (c.c.), her şeye kadir ve mutlak bir varlıktır İşte böyle bir varlığı güvence olarak kabul edip, O’na teslim olan insan, çevresinde olup biten, kendisini sarsabilecek her türlü hadiseye karşı sabır ve metanet gösterir. Bunun tam tersi olan manevî boşluk ise, dünyasal hiçbir değerin, başarının dolduramayacağı bir durumdur. Kişi her şeye sahip olabilir, mutlu olmak için her yolu deneyebilir fakat manevî olarak boş, ruhsal olarak aç ise ne mutluluğu ne de huzuru yakalayabilir. Aksi halde ruhsal doyumdan yoksun kalan ve yaratılışı gereği özünde olan inanma duygusu yeterince kendisini tatmin etmeyen insan manevî bir boşluğa düşecek ve bu boşluğu dolduramadığında da çıkış yolu olarak intiharı seçecektir.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 21-03-2015, Saat:08:13 PM, Düzenleyen: duadaş.
Cezalı Üye
RE: ECEL İLE İLGİLİ
Öldürülme de intihar da ecelin bir kılıfı...tabi ki ecel ile ölmüş oluyorlar...dolayısı ile kaderlerinde o şekilde bir ölüm yazılı...öldürülme de intiharda ölüm şekli sadece...
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.