Yüce Allah şöyle buyurdu: “Geceyi elbise gibi üzerinize örtüp, dinlenesiniz diye uykuyu, yayılıp çalışasınız diye gündüzü yaratan Allah’tır.” (Furkan, 47) Ampul ve televizyon icat olduğundan beri geceleri uyanık oyalanmalarla geçirip uyku düzenimizi bozuyoruz. Oysa vücudumuz biyolojik saatini Güneş ışığına göre ayarlıyor. Zamansız uyku biyolojik ritmimizi, melatonin salınımı bozuyor ve bu da vücudumuzun bir çok fonksiyonunu çalışamaz hale getiriyor.
Düzensiz ve zamansız uykunun bedelini, unutkanlık, yorgunluk, bitkinlik, erken yaşlanma, depresyon biçimlerinde ödüyoruz. Günlük uyku ihtiyacı, yaşa ve sağlık durumuna göre, 6-8 saat arasında değişir. Azı, fazlası, gece ve öğlen dışındaki zamanlarda uyunması zararlıdır. Yataktan geç kalkan, kendini gün boyu sersem hisseder. İhtiyacından bir saat az uyuyanın zihinsel performansı ertesi gün yüzde otuz düşer. Gece uyumayanın saçları erken ağarır, cildi erken buruşur, vücut enerjisi, canlılığı çöker, bakışları donuklaşır. Melatoninin en yoğun salınabildiği saatler, 23.00-04.00 arasıdır. Gece en geç 24.00’ü geçirmeden yatıp yetecek kadar uyumak ve Güneş doğar doğmaz da kalkıp yayılıp çalışmaya başlamak gerekir.” Muhammed Bozdağ