Bunca sahne, bunca düzen-bazlık sana bir vahiy/ hakikatlerin doğal ilhamını verebilir.
Vermek için sadece düşünsel çabanı bekler.
Çok az düşünüyorsun.
Hiç düşünmüyorsun.
Düşünmeye üşeniyorsun.
Düş kurmayı sevmiyorsun. Oysa düş kurmayan gerçeği de kuramaz. Düşlerdir gerçeğin provaları.
Geceyi, gündüzü, güneşi, ayı, yeri göğü düşün. Dış dünyanın sana gönderdiği işaretlere bir bak.
Bir de dön kendi içine bak. Benliğini düşün. İnsanın oluşumunda nasıl bir huy, can çıksa gitse kalıcı olan nasıl bir temel var? Kendini tanı bu satırların sana açtığı düş yolunda yürüyüşlerle.
İnsan benliğini düşün ve onun nasıl yaratılış amacına uygun şekillendirildiğini ve nasıl ahlaki zaaflarla olduğu kadar Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle de donatıldığını. Her kim benliğini arındırırsa, kesinlikle mutluluğa erişecektir. Onu [karanlığa] gömen ise hüsrandadır. (7-10)
Sen bir tanesin, fakat tanen ikiye ayrılıyor işte. Bütün insanlar böyle. İnsan iki özlü. İki özden birini seçip diğerini onun emrine verecek ve seçtiği olacak. İnsan.
Seçimleridir insan. Seçebilmek için düşünmesi gerekir yalnız. Seçmek özgürlüğü düşünebilmekle alakalıdır.
Kompleks bir yapıdasın. Karmaşıksın. İnsan olma yetin de var, olmama da. Bedensel ihtiyaçların, rahat bırakmayan yaramaz çocukları andıran dürtülerin, duyguların, düşüncelerin, edip eylemelerin birbiriyle bağlantılı oldukça karmaşık bir düzenlilikle, aslında insan olma amacını gerçekleştirebilecek bir potansiyel yüküyle var edilmişsin. Hem ten kabın ve hem içindeki o tanımlanamaz akışkanlık; ruh buna kurgulanmış ve bunu gerçekleştirebilecek şekilde donatılmıştır.
Fakat aynı zamanda tamı tamına eğri, yanlış, kötü, iğrenç bir hayatı ve işleri yapabilecek bir potansiyeli de yüklemiş sana Var eden.
Her insan iki insandır. İkiden biri olmak için var edilmiş iki ayrı insan… Tamamen iyi, tamamen kötü olarak tam ortadan ikiye ayıramaz kendini. Kimse kendisinin biricik celladı olamaz. Ayıramayacaktır. Fakat hep ayırmaya çalışmakla, o çabasının hangi yana düştüğü ile kendisini ayırt edecektir. Kendisini diğerinden ayırdığında kendisiyle kalmayı tercih eden yanı, işte asıl kendisi, seçtiği kişilik giysisi, kimliği o olacaktır.
Sende var olan yanlış davranma karar ve gücü, yine sende var olan doğru davranma karar ve gücünü anlamlı kılan biricik karşıttır. Onun yaptığı bir iyilik, tam aksi bir kötülük yapabildiği halde yapmayışıyla değer bulur. Gerçekleştirdiği bir güzellik, gerçekleştirme gücü olduğu halde gerçekleştirmeyi seçmediği bir kötülük karşısında gerçek yerini, değerini bulur ve var olur.
İnsanın iyide ve güzelde var oluşu, kötüde ve çirkinlikte olmayışına kıyasla asıl rengine ulaşır
ayşe şener