Bismillahirrahmanirrahim.
"Lanetlenmiş, ve kovulmuş şeytanın şerrinden alemlerin Rabbi olan Allah'a sığınırım."
"Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla başlarım"
şüphesiz onun kanatları oruç
ile namaz olurdu.
Yahya bin Muaz
Namaz ihlas, huşu ve huzurdan ibarettir. Yaradan’a gönülden saygıdır. Namaz çerçevesinin içindeki ruh budur. Bu yüzden namaz temiz giysilerle, temiz mekanda, bilinçli niyetle başlanır.
“Sübhaneke” ile bakınız neler söylemekteyiz. “Sübhaneke Allahumme” –Ey Allah’ım! Sen’in yücelik ve kutsallığını ilan ederim. Sen her kusur ve eksiklikten uzaksın ve her kötü sıfattan münezzehsin. “Ve Bi hamdike” Övgüye değer ne kadar güzellik varsa şükredilecek, ne kadar iyilik varsa Sen’in içindir. “Ve tebarakes’muk” Sen’in adın mübarektir. Öyle ki sen ‘in adınla her şey mübarektir. “Ve teale cedduk” Sen’in şanın çok yücedir. Sen’in azametin her şeyden üstündür. “Ve la ilahe ğayruke” Sen’den başka ilah yoktur. Tapılmaya değer hiçbir varlık ne önce olmuş ne de olacaktır. Bu duygularla namaza başlamak ne güzel…
Yine rükuda “Sübhane Rabbiye’l azim” diyerek, benim azamet ve ululuk sahibi Rabbim, her kusur ve eksiklikten arınmıştır. O’nun büyüklüğü ve azameti karşısında güçsüzlüğümü, değersizliğimi açıklarım. Allah karşısında başı eğmenin saygılı davranma ve itaatkarlık olmasından dolayı emirlerin karşısında günahkar vücudun huzurunda ve önünde eğilmiştir. Rükuda zihnin ve kalbin bunları düşünmesi namaza ruh kazandıran büyük hadise…
Secdede söylenen “Sübhane Rabbiyel a’la”da, Allah’ın sonsuz büyüklük ve yüceliğini kulun ikrarı vardır. O’nun huzurunda bütün azaların en şereflisi kabul edilen başın yere kapanması vardır. Baştaki en değerli uzuvlar olan göz, kulak, burun ve dilin teker teker o İlahi azameti ikrarı vardır. Kul bu secde ile şöyle söylemiş olur: “Ey Rabbim! Sen’in karşında, şerefli organlarım, Sen’in karşında, Sen’in bana lütfedip merhamet etmen için yerlere kapanmıştır.”
“Kulun Allah’a en yakın olduğu yer secde anıdır” denilmesi bu derin manaların ihtiva ettiğinden olmalı…
Hz. Hasan abdest alırken rengi değişirdi. Biri “Niye böyle oluyorsun?” diye sorunca : “Azametli, mutlak kudret sahibi, her istediğini derhal yapan bir Sultan’ın huzurunda durma zamanı gelmiştir.” Diye cevap vermiştir.
Namaz öncesi duyulan heyecan ve bizler… Misafir alma, imtihana girme heyecanı, bir iş, bir toplantı yapma heyecanı, eşya alırken, ve alırken duyulan heyecan… Bunlar iyi hoş… Önüne geçilmez hususiyetler… Ya namaz öncesi en büyük makama çıkma heyecanı neden yok… Çünkü ruhi hazırlık yok…
Bir başka sahabi, abdeste kaktığında ayakları titremeye başlarmış. Nedenini soranlara da : “Kimin huzuruna çıkacağımı biliyor musunuz?”
Layıkı ile yapabilecek miyim diye korkmayayım da ne yapayım… derlermiş… Eşe, dosta kusursuz hizmet sunmak için çırpınan bizler… Gece gündüz bunu kaygısını taşıyan bizler… Ya namazı kusursuz eda etmek için bir kaygımız var mı?..
Okunan dua ve ayetlerden sonra meleklerin başımızda olduğunu hissederek salam vermek… Böylece namaz, ne güzel… Gerçek buluşma… İbrahim (as) boşuna dua eder mi?
“Rabbim beni gereği üzere namaza devam edenlerden kıl. Neslimi de gereği gibi namaz kılanlardan eyle…” Namazdan önce de sonrada bu duayla olmak ne güzel…
Emine Taşgetiren
-Yazının bir kısmı alınmıştır.-
Namaz Irmağında Arınmak kitabından alıntı...
Okumanızı tavsiye ederim...