Bu durum karşısında ağlamaya başlayan Hz.Ömer’in hıçkırıkları O’nu uyandırır. Kalkınca hasırın vucüdunda iz yaptığını,kan oturduğunu gören Hz. Ömer omuzları sarsıla sarsıla ağlamaya başlar. Hz.Muhammed hayretle sorar:
-Ey Hattaboğlu! Niçin ağlıyorsun?
-’Ey Allah’ın elçisi! İranlılar imparatorlarını saraylarda yaşatırken, Bizanslılar Kayserlerini lüks ve ihtişama boğmuşken sen ki Allah’ın Elçisisin…İzin versen de, biz de seni…
Maksat anlaşılmıştır,Allah’ın Elçisi,gelecekteki halifesinin sözünü hüzünlü bir tebessüm,tatlı bir el işareti ile
keser ve ‘Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir.Ahiret yurduna gelince,işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı’(Ankebut,64) ayetini
okuduktan sonra ekler.
-’İstemez misin Ey Ömer! Dünya onların olsun,ahirette bizim….’
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.