You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Duânın psikolojik boyutları ve güzellikleri

Duânın psikolojik boyutları ve güzellikleri

Profesör
Duânın psikolojik boyutları ve güzellikleri
Bir ibâdet ve kulluk olan duânın, başta Allah sevgisi olmak üzere diğer varlıklara muhabbeti kazandıran, kaynaştıran, aralarındaki iletişimi sağlayan sayısız güzelliklerini bir kısmımız kalben, bir kısmımız vicdânen hissederiz.

Bu güzellikler, ciltlerle kitapla anlatılsa da yine bitirilemez. Burada, psikolojik boyutlarının özünü birkaç madde halinde sunarsak;

* Huzûr sebebi olan duâ, iç dünyamız açısından arınma, ahlâkî yönden yücelme eylemidir. Dolayısıyla, gelişim safhasındaki takılma ve saplantıların önlenmesinde, şahsiyetin/kişiliğin gelişmesinde, karakterimizin oluşmasında en üst seviyede yapıcı fonksiyon icra eder. Bir Hadîs-i Kudsî’ye göre duâ ve ibâdetle meydana gelen yakınlaşma; Allah’a karşı sevgiye, bu sevgi de kulda duyarlı bir vicdan ve sağduyunun doğmasına sebep olduğu belirtilir.

* Kendi kendini motiveyle kontrol edebilme yeteneği kazandıran duâ; madde, işbağımlılığından, nefsî, indî/subjektif, süflî arzu ve istekler cenderesinden, beşerî baskı ve minnetlerden kurtarıp, aradaki vasıta ve perdeleri kaldırıp, gerçek hürriyete kavuşturur.

* Duâ, doğrudan doğruya dert ve sıkıntıların gidericisi olan ve bütün ihtiyaçları karşılayan Allah’a muhatap eder. Dolayısıyla mânevî bir sır, bir ilâç olur.

* Duâ eden, duâsıyla iç dünyasını kirleten olumsuz/negatif duygu, düşünce, kir ve paslardan temizler.

* Duâ, duygu ve düşünceleri bir noktaya yönlendirir, maddenin kıskacından, dünyevî beklenti ve çıkarlardan kurtarmaya sebeptir. Duygularını kesret/çokluk âleminden çekip, Tevhîde kanalize eder. Bu ise, ruhu dinlendirir.

* Kendi kendine iyiyi, güzeli telkin eden; mükemmele niyetlendiren duâ, şuûraltında Rahmânî duyguları filizlendirerek olgunlaştırır.

* Duâ dünya ve içindekilerle beraber, nefsin etrafında dolanmaktan kurtarıp, O’na tevcih eder, yani, çokluktan, dünya problemlerinden, sıkıntılarından sıyırıp, ruha nefes aldırır ve dinlendirir.

* Duâ, aynı zamanda vakit kirliliğini önler. Yâni, duâ ile insan, zamanı kayıt altına alır. Kendisini programlar, plânlar, ayarlar.

* Duâ, güven verir; altından kalkılması imkânsız meseleleri, gücü sonsuz olan Allah’a havâle ederek; sırtındaki problemler yumağından, ağır yüklerden kurtarır.

* Duâ, enerji depolatır. Günlük işler ve olumsuz hâdiseler içinde yorulan, enerjisi tükenen insan, duâ ile şarj olur. Beyin hücrelerini yeniler; âdeta duygularına cilâ vurur.

* Duâ, doğrudan doğruya Allah’a muhatap edip, O’nun huzûruna ve dergâhına iltica ettirir. Ki, “Hamd ve övgü, şükür ve minnet, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.” (Saffât Sûresi, 182.) hakikatinin tecellisine vesiledir.

* Duâ, yanlışları silen bir silgi gibi, insanın işlediği günah, hata ve kusurları silerek; akla, kalbe ve vicdâna yaptıkları baskıları bertaraf eder.



Ali FERŞADOĞLU


Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.