Son günlerde kamuoyunda tartışılan ve yer edinen 'Kürt açılımı'na ilişkin” değerlendirmeler toplumun her kesiminde yankı bulurken özellikle DTP kanadından gelen yansımalar şaşırtıcı ve garip açıklamalarla sahne alıyor. DTP’liler bir taraftan “Kürt açılımı”nı desteklerken diğer yandan da tamamen karşısında olduklarını beyan ediyor. Partinin bu tutarsız tavırları seçmenlerini de yanıltırken, siyasetle samimiyetsizlik arasında kurulan özdeşlik devrinin kapanması gerektiğine inanmayan DTP’de ayrılık sinyalleri çalıyor.
Aralarında DTP Milletvekilleri Ayla Akat Ata, Sevahir Bayındır, Aysel Tuğluk, Pervin Buldan’ın da bulunduğu DTP’li Kadın Belediye Başkanları, Kadın İl Genel Meclisi Üyeleri, Kadın Belediye Meclis Üyeleri adına açıklama yapan DTP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, devletin kendi kurumları arasında oluşturacağı yol haritasına karşı çıktı ve ekledi: “Türkiye’yi barış ve demokrasiye götüreceğine inanmak saflığın da ötesinde bir gaflet olacaktır”
DTP’li kadınlar demokratik açılım sürecinde PKK ve terörist Abdullah Öcalan’ın muhatap alınması gerektiğini ileri sürdü. Kurtulan, toplanan imzalarla yaklaşık 3.5 milyon kişinin önder olarak tanımladığı Sayın Abdullah Öcalan’ın Kürt sorununun çözüm sürecindeki rolünü görmemek de çözümsüzlük siyasetinde ısrar anlamına gelecektir” ifadesini kullandı. Kurtulan, Kürt sorununun köklü çözümünün ancak demokratik, sivil, yeni bir Anayasanın yapılması ile mümkün olduğunu belirtti. Fatma Kurtulan aslında son açıklamasıyla, demokratik açılımı en fazla PKK’nın sabote etmesinin şaşırtıcı görülmediği ve DTP’nin de örgüte endeksli hareket ettiği gerçeğini bir kez daha kanıtlamış oldu.
DTP’nin bir cephesinde durum böyle iken diğer bir cephesinden ise “Kürt açılımı”nı tamamen destekleyen açıklamalar duyuldu. Ağrı’nın DTP’li Patnos Belediye Başkanı Yusuf Yılmaz, hükümetin demokratik açılımını sonuna kadar desteklediklerini belirterek, “Hükümet Kürt sorununu çözmesi halinde bu ülkeye en büyük hizmeti yapacaktır” dedi. Son günlerde kamuoyunda sıkça tartışılan “Kardeşlik ve huzur projesi” ile ilgili açıklamalar yapan Yılmaz, bu sürecin Türkiye için çok önemli bir şans olduğunu, açılımın günlerce tartışılmasının, Bakanlar Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu’nda ele alınması ve görüşülmesinin kendilerini sevindirdiğini, açılımı tamamen doğru ve olumlu bulduklarını vurguladı.
Birçok aydın gazeteci, akademisyen, siyasetçi ve sivil toplum örgütlerinin de bu açılımı olumlu bulduğunu söyleyen Yılmaz, “Bu sorun bir an önce çözüme kavuşmalı” dedi.
Bazı kesimlerin Türkiye’nin demokratikleşmesi ve barışa kavuşmasını istemediğini belirten DTP’li Başkan Yılmaz, bazı karanlık ellerin bu süreçte dahi rant elde etmeye çalıştığını öne sürdü. Kürt sorununun Türkiye’nin en büyük sorunu olduğunu kaydeden Yılmaz, hükümetin bu sorunu çözmesi halinde kendilerini tebrik edeceklerini ve ülke olarak kendilerine minnettar kalacaklarını aktardı. Kürtlerin barışa susamış insanlar olduğunu söyleyen Yılmaz, ayrı bir devlet veya federasyon istemediklerinin de altını çizdi. Yılmaz, “Kürtlerle Türkler et ile tırnak gibidir. Bizler birbirimizden ayrı yaşayamayız. Kürtler bu ülkeyi bölmek istemiyor.” şeklinde konuştu.
DTP içindeki ayrışmalar “Kürt açılımı” ile birlikte iyice su yüzüne çıktı. Örgüt paralelinde düşünen DTP’lilerle, gerçek barıştan yana olan DTP’liler birbirlerine tam bir tezat teşkil etmeye başladı. Bu durumda Kürt halkının bunu iyi görmesi, örgüte endeksli taleplere alet olmaması, kendi geleceklerine ipotek koydurmamaları zorunluluk haline geldi.
Helin Demir
helindem@mynet.com