Aslında tam tersini söyleyebiliriz. “Doslar iyi günde belli olur!”
Test etmek çok kolaydır, geçmişte ve bugün yaşamışızdır. Fark etmemiş olabiliriz. Kötü günümüzde etrafımızda pek çok insan bulunur. Çoğu arkadaşımız ve dostumuzdur. Acımızı paylaşırlar, benzer olaydan yola çıkarak kendi acılarından söz ederler. Bizimle birlikte ağlarlar ve bizi teselli etmeye çalışırlar.
Fakat o acı günde yanımızda olanların hangisi gerçek dostumuzdur, hangisi değildir? Zaten kalıplaşmış gelenekler ve kurallar, başına kötü bir olay gelen insanın acısını paylaşmayı gerektirir. Hiç selamlaşmadığınız bir komşunuz ya da iş arkadaşınız bile acı gününüzde sizin en yakınınızda olup acınızı samimi bir şekilde paylaşabilir. Buna karşılık yakın dostlarınız kısa bir süre uğrayıp giderler. Bu hiçbir zaman ölçü olamaz.
İyi Gün Dostları!
Bir de iyi günlerdeki paylaşıma bakalım. Hayatınız normal akışında giderken birdenbire çok sevineceğiniz bir olay gerçekleşti.
Bu durumda dostlarınız ve arkadaşlarınız ne yapar?
Aynen acı gününüzde olduğu gibi etrafınızı çevirip tebrik ederler ve sizin adınıza ne kadar sevindiklerini söylerler değil mi?
Tam o anda dost ve arkadaşlarınızı gözlemleyin!
İyi ve sevinçli günlerimiz dost ve arkadaşlarımızı tanımak için bize fırsatlar sunar. En sevinçli günümüzde yürekten gelen bir samimiyetle yanımızdaysa o bizim en iyi dostumuzdur.
İyi dostlara sahip olduğumuzu hissediyorsak sevinelim ve şükredelim. Biz de onların hem kötü hem de iyi günlerinde büyük bir içtenlikte yanlarında olalım ve onları gerçekten sevdiğimizi hissettirelim. Acılarını olduğu kadar sevinçlerini de samimiyetle paylaşalım.
(S.Hiçşaşmaz)