--------------------------------------------------------------------------------
Sensizlik içimde büyüttüğüm zehirli ok…
Takvimlerden düşen yaprak ve ömrümden çalınan her gün…
Ardına bakmadan gittin ya, dönmezsin bilirim…
Saçıma düşen her ak, yüreğime düşen hicran ve ayrılıklardan geriye kalan...
Yâr'dan geldiyse eğer ferman, çektiğim acılar, kapanmayan yaralar, bağrıma taş bastıran hasret ve vuslatı olmayan gurbet, başım gözüm üstüne...
Suskunluğum yüreğimin feryadı ve dilimden düşüremediğim sözcükler hapis..
Ne çabuk bittik daha başladık bile diyemeden.
Kim derdi ki bir gün adın adıma, gönlün gönlüme yabancı bakacak…
Kuru ayazda kalmış gelincik çiçeğim...
Söyle hangi gözyaşları yıkadı yüreğini.. Hangi sitem delip geçti yıkılmaz sandığın gururunu.. Oysa biz gülen olacaktık değil mi? Sevgi sarmaşıkları dolayacaktık gönüllere, umutlar ekecektik yeryüzüne ve adına özgürlük diyecektik bahçemize ektiğimiz beyaz karanfillere…
Bende her mevsim artık sonbahar, adını anmaya takatim yok... Kırgınlığım arşa değdi değeli, güller boynunu büktü, kente gece uyanmanın verdiği öfke kapladı semaları, karanlık yağıyor körpe sevgilerin üzerine…
Soru işaretleri kayıp, bir tek nokta kaldı gittiğin günden beri...
Sebep sormuyorum artık...
Dönmeyeceksin biliyorum...
Nefretim kol geziyor, öfkemin dizginleri kimin ellerinde?
Ben kaybettim, merhamet var mı sizin ellerde?
(ALINTI..)