You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Doğu Türkistan’da sahur vakti

Doğu Türkistan’da sahur vakti

Profesör
Doğu Türkistan’da sahur vakti
VEDAT BİLGİN
vedat.bilgin@aksam.com.tr

Perdeleri sıkıca kapatıp, alacakaranlıkta, mum ışında sahur yapılan evlerde, dışarıdan fark edilmeden ibadet etme mücadelesi verenler hangi zamanda, hangi mekânda yaşamaktadırlar? Gün içinde oruç tutmalarını engellemek için Çin devlet görevlilerinin zorla yemek yedirdiği insanlar nerededirler? Sırf asimile edilmeleri için “Çinli kızlarla evlenmeleri” karşılığında dolarlar vaat edilen bu insanlar kimlerdir? Peki ya hacca gitmeleri yasaklanan, akraba toprağı Türkiye’ye geldiklerinde, günler boyu nezarethanede sorgulanan, sebepsiz yere hapse atılan, işkence gören, katledilen insanlar?
Türk Dünyası’nın çeşitli bölgelerinde bu Ramazan çok ağır şartlarda geçmektedir. Türkmenlerin uğradığı zulüm, Kırım Türklerinin yeniden Rus işgalini yaşaması, bu coğrafyalarda yüzyılı aşan bir vahşet çağının bitmediğini göstermektedir. Bu yerlerden biri de Doğu Türkistan’dır.
Doğu Türkistan, Türk uygarlığının “ilk önemli merkezlerinden” mimariyle biridir. Dün Turfan’da yeryüzünün ilk medeniyetlerinden birini kuran Türk’le , yarattıkları mühendislikle, kurdukları şehirlerle, pazarla, ticaretle, üretimle, edebiyatla Çin’le rekabet edip, üstünlüklerini ortaya koyarken ,şimdi aynı topraklarda asimilasyona karşı var olma mücadelesi veriyorlar.
Turfan’da yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan (bu çalışmayı Batılılar ve Ruslar yaptı) tarihi yapılar, sulama sistemleri, büyük bir şehir örgütlenmesi, tarımsal çağın en önemli medeniyetlerinden birine ışık tutmaktadır. Tarımsal dönemin ileri zamanlarında Türklerin İslam’la müşerref olmalarıyla birlikte Türkistan’ın kültür, bilim ve düşünce merkezine dönüştüğü; tarım, kent üretimi ve ticaretin gelişmesiyle bu kültürel zenginliğin matematikten astronomiye, felsefeden tıp bilimine kadar birçok alanda katkı yapan eserler üretip, bilim adamı yetiştirdiği bilinen bir husustur.
20. Yüzyıl, Türk kökenli Müslüman halklar için bir diriliş çağı olamamıştır. İslam coğrafyasının bilhassa Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra, siyasi birliğini kuramaması, entegrasyonun gerçekleştirememesinin, bunda önemli bir rolü vardır. Tüm bunlara rağmen, temel problemin bilimde, düşüncede, sanatta ve ekonomide “yeni bir akıl, yeni bir yöntem, yeni bir epistemoloji kurma sorunu” olduğunu unutmamak gerekir.
21.Yüzyıl, her yönüyle İslam coğrafyasında eski anlayış ve zihniyetlerin yerini yeni bir düşünceye, yeni bir akla bırakacağına dair ümitlerin arttığı kadar, birçok belirtinin ortaya çıktığı yeni bir dönemdir. Bütün bunlara rağmen 21. Yüzyıl’ın başında yaşanılan her olumsuz olay biz Türkleri kaçınılmaz olarak etkilemeye devam ediyor.
Çin’in devasa nüfus avantajıyla, Doğu Türkistan’ı baskı altına alması, nüfus hareketleriyle 21. Yüzyıl’ın başında yok etmeye çalışması, yaşadığımız çağın “demokrasi, insan hakları, özgürlükler” gibi yükselen değerlerine karşı, baskıyı, şiddeti, tahakkümü esas kabul eden yönetim yapılarının hâlâ var olması ve bu insanlık dışı yaklaşımı sürdürmesi ciddi bir çelişkidir.
Dün, Sovyet İmparatorluğu çöktü. Dünyanın birçok yerinde özelikle de “Bahar Devrimleri” ile Ortadoğu’da birçok baskı rejimi yıkıldı veya her türlü vahşeti kullanarak ayakta kalmaya çabalıyorlar. Şurası açıktır ki, kapalı rejimlerin, insan haklarını yok sayan zihniyet yapılarının, siyasal anlayışların son demidir. Bu söylediklerimiz en fazla Çin için geçerlidir. Çin ekonomide kapitalizme açılırken, kaçınılmaz olarak iki olaya kapıyı aralamış bulunmaktadır. Bunlardan biri piyasa, diğeri demokratikleşme talebidir. Bu yol eninde sonunda açılacaktır. Belki de baskıların bu denli artması bunun göstergesidir.
"Ey Sevgili!..
Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi,
Taşıyabilir miydin acaba bendeki seni!..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Üye
RE: Doğu Türkistan’da sahur vakti
doğu türkistan yıllardır çekiyor yıllardır zulüm altında ama nedense hem türkiye halkı hemde türkiye siyasetcileri filistine gösterdikleri özveriyi buralara göstermiyorlar keşke buraların isimlerinide meydanlarda tv lerde yeterince haykıra bilsek allah bütün müslümümanların yardımcısı olsun esaret altında olanlara yardım etsin allahumme amin.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Üye
RE: Doğu Türkistan’da sahur vakti
Düzenbaz politikacıların, cahil milletin, şerefsiz aydın bozmalarının suçudur tüm bunlar. Birlik yok. Hakikati erkekçe ortaya koymak yok. Millet denizine dalıp etkili aydınlatma hamlesi yok. Sonuç malum. Akademi denilen pisliğin içinde boğuluyorsunuz. Hakikati erkekçe ortaya koyamayıp eğip büküyorsunuz. Bir pisliğin karşısında mıymıylanıyorsunuz. İçimize sızmış itleri öve öve bitiremiyorsunuz. Demokrasi pisliğini göklere çıkarıyorsunuz. Ne kimliğinizden haberiniz var. Ne de dininizi adam gibi biliyorsunuz. Sürekli çıkar peşinde koşmak var. Politikacı sahtekârları adam gibi uyaran aydınlar yok. Bir ABDÜRRAHİM KARAKOÇ ağabey vardı, erkekçe konuşurdu ama Rabbine kavuştu. Rahmet o güzel adama olsun. Önce korkuyu atacaksınız. Dünya nimetleri peşinde koşmayı bırakacaksınız. Erkekçe dövüşecek ve bu dövüşün bedellerine katlanmayı kabul edeceksiniz. Tüm ruy-i zeminde ki Türk İslam illerinin zulüm altına inlemesinin yegâne nedeni, TEFRİKA MİKROBNUNUN bağrımız dağlamış olmasıdır. Rabbim tüm mazlumların yardımcısı olsun. Âmin. Suni gündemlerle oyalanıyoruz. Misal Ahmet Kekeç isimli bir zavallı var. Ekranlara çıkar mıymıylanır. Erkek gibi konuşamaz. Sefilleri, müptezelleri övmeyi adamlık sanır. Ulan övdüğün adam tam bir Siyonist köpeği ama sen o köpeğin gerçek yüzünü deşifre edeceğine o iti öve öve bitiremiyorsun. Nice aydın, entelektüel geçinen tiplerimiz maalesef ki maalesef böyledir. Zira her gün şahit oluyoruz bunlara. Nasıl getirim kaparım, nasıl ortamdan nemalanırım diye bakıyorlar. Müslümanlık nerede, kalmamış insanlık bile. Türklüğü hakir görmeyi marifet sanırız. İslam’ı eğip bükmeyi adamlık sanırız. Kâfirleri otorite kabul ederiz. Değil aydınlarımız âlim sandıklarımız bile zavallılığın sefilliğin rezilliğin en dibindedir maalesef. Kâfirler karşısında eziğiz. Bu bizi onlar gibi yaşamaya itiyor. Üstün biziz ama üstünlüğümüzün bilincinde değiliz. Kâfirler ve köpekleri karşısında eziliyoruz. Kendimizi ezik hissediyoruz. Kendimizi yaşamaktan korkuyoruz. Önce kim olduğumuzu bileceğiz, sonra Allah’ın bize emanetinin şuurunda olacağız. Sonra korkuyu atacağız. Tefrika mikrobunu yok edeceğiz. Hakikati haykırmaktan korkmayacağız. Erkek gibi yaşayacağız. Ondan sonra görelim bakalım Siyonist domuzu, kızıl çin köpeği bir şey yapabiliyor mu. Coni iti bile titrer vallahi. Ama yok bizde yok. Allah’ın kanunları iyi okuyalım idrak edelim. Ne yapmamız gerektiği orada açıkça yazılmıştır. Gerisi hikayedir. Allah’ım tüm ümmete bilinç şuur direnç cesaret versin. Amin.
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.