Samimiyetle ellerimizi açalım; Ya Rabbı! Ben ahir zamanda geldim. Benim altyapım yok. Bu zamanda din adamlarının hepsi benim yoğurdum tatlı diye satıyor, ekşi diyen yok. Bende hangisi tatlı, hangisi ekşi bilemiyorum. Elimde bir ölçü yok. Ben senin rızana kavuşmak istiyorum. Senin dinini doğru olarak öğrenmek istiyorum ama hangisi doğru? Bu diyor ki doğru, öteki diyor ki doğru, şu diyor ki doğru, hangisi doğru, bende bilemiyorum. Elimde bir ölçü yok. Nasıl hareket etmem lazım? Ya Rabbı bana doğruyu bildir.
Samimiyetle, tek şartı samimiyetle... Eğer samimiyetle kim böyle dua ederse (ehl-i sünnet alimleri kitaplarında açık ve net yazmışlar) Cenabı Hak o kimseye razı olduğu ve beğendiği yolu önüne çıkartır. İster kutuplarda yaşıyor olsun, ister Çin'de yaşıyor olsun. Eğer böyle samimiyetle dua ederse Cenabı Hak o kimseye doğru yolu gösterir. Ancak kişi kabul eder, etmez, o yolda yürür, yürümez o kişiye aittir. Ancak Allahü teala duası sebebiyle doğru yolu önüne çıkartır, muhakkak çıkartır çünkü ehl-i sünnet âlimleri buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, İslamiyet’i doğru olarak öğrenmek isteyene, bunu nasip edeceğine söz verdi. Allahü teâlânın sözüne güvenmeli, Ona sığınmalıdır. Kuran-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Allah asla verdiği sözden dönmez.) [Zümer 20]