Her nefis ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz. Ankebut-57
Bu dünya hayatı sadece bir eğlence ve oyundan ibarettir. Asıl hayat ahiret yurdundaki hayattır. Keşke bilseler! Ankebut-64
Diyanet geleceği biliyor mu?
Diyanet geleceği biliyor mu?
Diyanete sorulabilir, soran kişi olduysa cevabı burada paylaşır.
Diyanetin görüşlerini, ihtilafın nedenlerin paylaştım ki beraberce düşünce üretebilelim, forumların da en önemli işlevi budur zaten.
Sonuçta milyonlarca insan Diyanetin belirlediği gün oruca başlayacak, onların uygulamasının doğruluk derecesini bilmek istemek, kıyaslamak olarak da düşünebilirsiniz bu çabayı..
Sorunuzla ilgili olarak Mehmet Görmez'in verdiği bilgi şu şekilde:
''Geçen Ramazan ayında imsak vakitlerinin eleştirilmesi üzerine çelişkileri ortadan kaldırmak için Güney Afrika'nın Capetown kentine gideceklerini söyleyen Prof.Dr. Mehmet Görmez, "Astronomi bilimi bize hilalin hangi gün, hangi saatte nerede görüleceğini gösteriyor. Bu hesap o kadar kesindir ki bu hesap şaştığı zaman kıyamet kopar. Dünyanın dengesi bozulur. Diyanet TV'den arkadaşlarımız ve astronomi uzmanlarımız bu sene bir çelişki daha yaşatmamak için hilalin görüneceği Güney Afrika'nın Capetown şehrine gidecekler ve oradan bize hilali canlı yansıtacaklar. Bir rasathane çalışmamız var. Astronomi uzmanlarımızla toplantılarımız devam ediyor. Bazıları bize netlik açısından Toroslar ile Gerede'yi işaret ediyor. Nerede yapacağımıza karar vermedik ama Diyanet İşleri Başkanlığımızın bir rasathanesi, gözlemevi olacak" diye konuştu.''

Benim araştırmalardan çıkardığım sonuçlar şöyle:
Hadisi şerifte “Hilali görünce oruca başlayın; onu tekrar görünce bayram yapın. Hava kapalı olur (da hilal görülmez) ise içinde bulunduğunuz ayı otuza tamamlayın.” (Buhari, Savm 11; Müslim, Sıyam, 17-20) buyrulmuş. Yani hilalin doğması yetmeyip, görünmesi gerektiği anlaşılıyor. Dinimiz oruca başlamayı ve bayramı, hilalin doğmasına değil, hilalin görülmesine bağlamıştır. Siz de bunu vurguluyorsunuz haklı olarak.
Günümüzde teknolojik imkanlarla tıpkı güneşin doğuş vakitleri gibi ayın doğuş vakitleri de dakikası dakikasına biliniyor, çok önceden hesap edilebiliyor ve bu hesap zerre şaşmıyor. Çünkü Allah'ın nizamında şaşma olmaz..
Ancak ay doğduğunda hilali gözle görmek her zaman anında mümkün olmayabiliyor. Birkaç saat sonra mümkün olabiliyor, hava bulutlu olabiliyor v.s.
Bulutlu olduğunda Şaban ayını 30 güne tamamlayın diyor Efendimiz (s.a.v.)
Şu an Türkiye teknolojik imkanlarla hilalin görüleceği zamanı hesaplamaktadır. Diğer bazı İslam ülkelerinde ise göz ile görmek esas alınmaktadır.
Daha önce şunu söylemiştik: Diyanet İşleri Başkanlığı Ramazan hilalinin dünyanın herhangi bir yerinde görülmüş olmasıyla bütün ülkelerde görülmüş olacağı içtihadını kabul etmekte ve Ramazan ayını başlatmaktadır.
Ramazan'ın başlaması için hilalin bulunulan bölgede de görülmesini şart koşan içtihadı benimseyenler ise, tabii olarak Ramazanı daha sonra başlatmaktadırlar. Uygulamadaki bu farklılık görüldüğü gibi mezhepler arasındaki içtihat farklılığından kaynaklanmaktadır."
Bu içtihad farklılığıyla ilgili olarak Diyanet İşleri Yüksek Kurulunun izahı şu şekildedir:
Dünyanın yuvarlak olması sebebiyle hilalin bir yerde görülürken başka yerde görülmemesi mümkündür. Buna “ihtilaf-ı metali” yani ayın doğuş yer ve vakitlerinin farklılığı denilir. Oruca başlarken, ihtilaf-ı metalie itibar edilip edilmeyeceği konusunda İslam alimleri farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Hanefi mezhebine göre ayın görülmesinde ihtilaf-ı metali (ayın görüldüğü yerler arasındaki farklılığa) itibar edilmez. Dolayısıyla dünyanın herhangi bir yerinde hilal görüldüğü takdirde, bundan haberdar olan bütün Müslümanların oruca başlaması gerekir (İbn Abidin, Reddu’l-muhtar, II, 393-394). Şafiiler ise, ihtilaf-ı metali’a itibar edilmesi gerektiğini, dolayısıyla dünyanın herhangi bir yerinde görülen hilalin, oraya uzak yerler için geçerli olmayacağını belirtmişlerdir (Şirbini, Muğni’l-Muhtac, Beyrut 1997, I, 619-620).
Kısaca şunu anlıyoruz ki, güneşin ve ayın hangi saatte doğup, batacağını çok önceden hesapla bilmek mümkündür. Hesapla bildirilen vakitten bir dakika, bir saniye önce doğup batmaz. Yani hilalin doğma vaktini Diyanet hesaplamış, görülme olayını ise Mehmet Görmez'in beyanından anlıyoruz ki, dünyanın herhangi bir yerinde görülmesi kabul ediliyor. Müslümanlar dünyanın her yerindedir, başka bir ülkede yaşayan bir müslümanın Ramazan hilalini görmesi geçerli olmalıdır.
Ama alimler bu konuda tam fikir birliği etmediklerine göre, kendi bölgesinde gözle
hilali görmedikçe oruca başlamayana da saygı duyarım.
Bu mevzuda sizin paylaştığınız hadis bize fikir verebilir:
Küreyb (ra) anlatıyor: "Ben Şam'da iken ramazan hilali beklenmişti. Hilali bir cum'a günü ben de gördüm. Sonra ayın sonunda Medine'ye geldim. lbnu Abbâs (ra):
"Hilali ne zaman görmüştünüz?'' diye sordu. Ben
"Cum'a günü!'' dedim. İbnu Abbâs tekrar:
"Sen de hilali gördün mü?'' dedi. Ben:
"Evet, hem ben, hem de halk gördü ve herkes oruç tuttu. Hz. Muâviye (ra) de oruç tuttu!'' dedim. İbnu Abbâs (ra):
"Ama biz hilâli cumartesi gecesi gördük. Öyleyse otuza tamamlayıncaya veya hilali görünceye kadar tutmalıyız!'' dedi. Ben:
"Hz. Muâviye'nin görmesiyle ve onun orucuyla iktifa etmiyor musun?'' dedim. Cevaben:
"Hayır! Resulullah (asm) bize böyle emretti'' dedi.''
(Müslim, Sıyâm, Ebu Dâvud, Savm, Tirmizi, Nesâi)
Açıklama:
Görüldüğü üzere, bir iş için Şam’a giden Küreyb, orada Ramazan ayına girmiş ve herkesle birlikte hilali Cuma günü görerek oruca başlamıştır. Medine’ye döndüğü zaman ramazan devam etmektedir ve burada oruca bir gün sonra başlanmıştır.
Şam’da bir gün önce başlanmış olan ramazan meselesinde İbni Abbas, Şam’a uymaya taraftar olmayıp, “hilali görünceye kadar”; görülmemesi haline “ramazanı otuza tamamlayıncaya kadar” oruca devam kararı veriyor. “Şam’a niye uymuyorsun?” diye vaki olan suale: “Resulullah (asm) (bu çeşit durumlarda), kendi rü’yetimize uymamızı) böyle amel etmemizi emretti! (Kütüb-i Sitte)
Benim bu konuda söyleyeceklerim bu kadar. Allahu Teala; Ramazan'ın hakkını vermeyi ve kabul edilen oruçlar tutmamızı nasip etsin.(amin)
Çin' de akşam saat 8' de hilal görüldü diyelim. Türkiye' de de akşam saat 8' de hilal görülür. Yani Çin' de gelen haber üzerine oruç tutsam da bir tepeyi çıkıp gözlem yapsam da aynı gün oruca başlarım.
Kusura bakmayın algılayamıyorum artık. Gözlem yapılmadan hicri takvimin belirlenmesini onaylamıyor ki bu hadis. Benim söylediklerime dayanak oluyor.
Yukarıdaki rivayetlerin ise rasat farkı ve hesap etme ile ilgisi yoktur, daha ziyade İbn-i Abbas'ın Muaviye ve sultasına itimat etmeyişindendir. Ki, günümüz Anadolu müslümanları da laik devleti meşrulaştırma komisyonu olan Diyanet(!)e itimat etmeyebilir. Ben şahsen diğer İslam ülkelerindeki rasat evlerinin açıklamalarına göre hareket edeceğim. Diyanetin benim nazarımda hiçbir değeri yoktur. Selametle.
Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi