Dinler arası diyalog, “Allah katında din İslam’dır” Ayet-i Kerîmesini yalanlamak için kurulmuş bir tezgahtır. Allah katında din İslam’dır. Bunu kabul etmeyen, insan değildir. Montgomery Watt bile diyor ki “Eğer İslam kelimesi Allah’a teslimiyeti ifade ediyorsa, tabii ki ben de Müslüman’ım” Montgomery Watt Müslüman falan değil, uyanık bir şarkiyatçı ama bu böyledir. Şimdi siz bana dinler arası diyalog derken, İslam’ın şubelerinden mi bahsediyorsunuz? Bir İslamiyet, Allah’a teslimiyet, silm var, ve bu arkadaşların bazıları başka türlü yaklaşıyorlar meseleye ya da uygulamada bazı farklar var. Bu mudur? Bu değilse eğer o zaman triniteyi kabul eden yani “Allah, İsa, Ruh’ül Kudüs” diyen Hıristiyan ne oluyor? Biz mesela Hıristiyanlar ve Yahudilere ehl-i kitap diyoruz; İsa’nın şeriatına ya da Musa’nın şeriatına sadakat gösterenlere ehl-i kitap diyoruz. Bu, şimdi yaşayan rahiplerin ve hahamların din adamı olduklarını göstermez. Evet “Leküm dîniküm ve liyedîn” manasında dinleri var. Ama bunlar İslam’ın bir parçası mı? Yani her Hıristiyan rahibine, her Yahudi hahamına “Bizden ama biraz farklı” diyor muyuz Müslümanlar olarak? Demiyoruz.
Onlara tolerans göstermemiz, yanlışlıklarını yüzlerine vurmamız demektir. Yani şöyle “Sen kiliseye gidip öyle ibadet mi etmek istiyorsun? Et be aman ne var et:” ya da “Sen havraya gidip ibadet mi edeceksin Et, n’apalım yani et, bunun bir önemi, bir değeri yok ki, yap yani.” Hoşgörü budur. Onun için Hıristiyanlar ne Yahudilere, ne de Müslümanlara hoşgörü göstermemişlerdir. Yani onlara “Siz de böyle yapıyorsanız yapıverin be n’olacak, nasıl olsa saçmasapan bir şey yapıyorsunuz” diyemedikleri için Hıristiyanlar, onlara hiçbir şey yaptırmıyorlar. Biliyorsunuz, Katolik kilisesi din olarak Yahudiliği kabul etmiyor. E, nasıl diyalog kurulacak şimdi? Ama tarihte rahiplerle hahamlar arasında dinî tartışmalar olmuş.
alkış