You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

DİNİMİZDE HURAFELER...

DİNİMİZDE HURAFELER...

Forumcu
DİNİMİZDE HURAFELER...
Sevgili Arkadaşlar,

Dinimizde olmayan, sonradan dinimize sokulmuş bulunan bazı hurafeler
yanlış uygulama ve inanışlar hakkında aşağıdaki bilgileri sizlere
faydalı olur düşüncesiyle sunuyorum....



- ‘’Dünya peygamberimiz hatırına yaratıldı’’ inancı

-‘’Peygamberimiz de helal yada haram eder’’ inancı: Oysa bu konudaki ayetlerde, Allah'tan başka kimsenin böyle bir yetkisi olmadığı konusunda peygamberimiz bile uyarılıyor

- Allah’ın ayetlerini önemsemek, Peygamberimizin getirdiği evrensel değerlere, mesajına sahip çıkmak yerine; peygamberimizin sakalını, hırkasını, terliğini, kokusunu, saçlarının rengini, vb. fiziksel özelliklerini, hurma, kabak, gül, vb.sevdiği yiyecekleri, bitkileri yüceltmek, kutsallaştırmak

-‘’Kutsal günler, geceler’’inancı: Allah’ı anmayı, yüceltmeyi bu gecelere mahsus kılma, bu gecelerde bol sevap kazanma inancı (ille de bir kazanç mantığı). Oysa hayatta olduğumuz sürece her gecemiz değerlidir .Çünkü geçen zaman asla geri gelmiyor ve yaptığımız her iyi, doğru ve faydalı iş de Allah tarafından değerlendirilecektir, ne zaman yapılmış olursa olsun. O en adil olandır. Allah her zaman doğru dürüst yaşamamızı emrediyor ama sadece belli gün ve gecelerde yapılan iyi işlerin bizi kurtaracağına inanmak istiyoruz nedense, böyle bir inanış bizi diğer günlerde doğru yanlış demeden,kafamıza göre yaşamaya yada kolay yoldan sonuca ulaşmaya çalışmaya itmez mi?

-‘’Şeyhim ne dese doğrudur, her yaptığında bir hikmet vardır’’ inancı

-Yatır, şeyh, vb. kişilerin türbelerinin yakınında bulunan su, kuyu, ağaç, vb. kutsallaştırılması; örneğin o kuyunun suyunun tüm hastalıkları iyileştireceğine inanılması, ağaçların meyvelerinin yenmemesi yada ağacın kesilmemesi gerektiği inancı

-Dini önderlerin, şeyhin elini eteğini, sakalını öpmenin işlerinin yolunda gitmesini sağlayacağı, onun başımıza gelebilecek kötülüklerden bizi koruyabileceği inancı

-Türbe başlarında yada duvarlarında anahtar, taş, vb. yapıştırılmasının, oralarda dileklerinin yazılı olduğu kağıtların -biriktirilmesinin, oraları ziyaret edenlere su, şeker, ekmek, sirke, vb. dağıtılmasının dileklerimizin kabulünü sağlayacağı yada Allah’a karşı bize yardım edecekleri inancı

-Belli yerlerin, mekanların, bölgelerin kutsallaştırılması, oralarda edilen duaların, yapılan ibadetlerin mutlaka kabul olacağı yada oralarda yaşayanların mutlaka kurtulanlardan olacağı inancı: Örn,türbelerin yanlarında yatıyorlar

-Okunmuş, üflenmiş suyun, pirincin, vb. tüm dertlere deva olduğu inancı: Oysa Allah defalarca aklımızı kullanmamızı emrediyor, aklı kullanmayınca da sorunlara çözüm bulunamıyor, bilim yerine hurafeler değerleniyor

-Zemzem suyunun kutsal olduğu inancı: ‘’İnsanı sudan yarattık / her canlıyı sudan yarattık’’ diyor Allah, tüm sular önemli, susuz yaşayamayız ama belli bir nimete sahip olmadığı bir gücü atfetmek onu kutsallaştırmaktır (mesela zemzemi içince günahlarının affolunacağı inancı)

-Orucunu hurma yada tuzla açmanın kişiye sevap kazandıracağı inancı :Hurma bir nimettir, değerini bilmeli ama kutsallaştırmadan

-Arapça yazılara -anlamı ne olursa olsun- belden yukarı tutulması yani saygı gösterilmesi gerektiği inancı: Yazılanların hangi dilde olduğu değil, içeriği önemlidir;

-Medyumların, falcıların gelecekten haber verdiğine, bilinmeyeni bildiğine inanmak: Fal merkezleri, televizyonda günboyu fal bakma seansları


ALINTIDIR.

Cümleten selamlar...
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 06-04-2010, Saat:07:06 PM, Düzenleyen: SEYİTHAN.
Profesör
RE: DİNİMİZDE HURAFELER...
iyisin hoşsun da ..
‘’Peygamberimiz de helal yada haram eder’’ inancı: Oysa bu konudaki ayetlerde, Allah'tan başka kimsenin böyle bir yetkisi olmadığı konusunda peygamberimiz bile uyarılıyor

bu tamamen yanlış,senin bilgilerine göre mantıklı oslada kuranın bize öğrettiği bilgiye ters, kurana ters olan şey kesin surette yanlıştır. göklerin ve yerin hükümranlığı allaha aittir evet ama aynı zamanda kuran da bir çok surede paygamberin emrine itaat etmek te Allah tarafından müslümanlara FARZ kılınmıştır ahzab 33 nisa 69 ali imran 31
itaat etmek emirlerine uymak demektir, emirlerine uymak, yapın dediğini yapmak yapmayın dediğini yapmamak değil midir ?

hurafeleri eklemişsiniz ama, hurafe muhabbetine bir de çağdaşların islami tahrfi etmek amaçlı ortaya attıkları bilgileri ayıklayamamışsınız biraz daha dikkat lütfen.
Alnım rüzgarlara açık
Kor kaynar yüreğimde
Umutlar sevinç içinde
Kan dolan gözlerimde..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 06-04-2010, Saat:07:42 PM, Düzenleyen: gülsevra.
LoadinG....*
RE: DİNİMİZDE HURAFELER...
BÖLE DEMİŞİN KARDEŞİM
‘’Kutsal günler, geceler’’inancı: ’ı anmayı, yüceltmeyi bu gecelere mahsus kılma, bu gecelerde bol sevap kazanma inancı (ille de bir kazanç mantığı). Oysa hayatta olduğumuz sürece her gecemiz değerlidir .Çünkü geçen zaman asla geri gelmiyor ve yaptığımız her iyi, doğru ve faydalı iş de tarafından değerlendirilecektir, ne zaman yapılmış olursa olsun. O en adil olandır. her zaman doğru dürüst yaşamamızı emrediyor ama sadece belli gün ve gecelerde yapılan iyi işlerin bizi kurtaracağına inanmak istiyoruz nedense, böyle bir inanış bizi diğer günlerde doğru yanlış demeden,kafamıza göre yaşamaya yada kolay yoldan sonuca ulaşmaya çalışmaya itmez mi?
O ZAMAN BU AYTTEMİ HURAFE
Şüphesiz biz o Kur'an'ı Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesi nedir bilir misin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. O gece melekler ve ruh Rabbinin emriyle herbir iş için veya herbir kişi için inerler de inerler. O gece tan yeri ağarıncaya kadar selam ve esenliktir." (Kadir: 97/1-5)
"Biz o Kur'an'ı mübarek bir gecede indirdik, zaten biz insanlığı her zaman uyarmaktayız." (Duhan: 44/3)

06/07/2012 İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam, sen de anlamazsın. Ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım!



Franz Kafka


Bunu ilk beğenen sen ol.
LoadinG....*
RE: DİNİMİZDE HURAFELER...
kardesım benım yazım deıl alıntı demısın de kardesım sen okumadan mı koyuyosun sıteye yazıları koydugun konular kendı dusuncelerını yansıtmıomu o zaman sen UYDURUKDAN konumu acıyorsun ?

06/07/2012 İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam, sen de anlamazsın. Ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım!



Franz Kafka


Bunu ilk beğenen sen ol.
LoadinG....*
RE: DİNİMİZDE HURAFELER...
KANDİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Bütün kandil gecelerinde yapılabilecek ve yapılması gereken önemli bir takım afv ü mağfirete nail olma, ecr ü sevap kazanma, manevî terakki kaydetme, bela ve musibetlerden kurtulma ve rıza–i İlâhiye ulaşma vesileleri vardır ki, bunlardan bazılarını maddeler hâlinde kısaca ve toplu olarak yeniden hatırlamakta yarar var:

1. Kur'ân–ı Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli; uygun mekânlarda Kur'ân ziyafetleri verilmeli; Kelamullah’a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.

2. Peygamber Efendimiz (sas)’e salât ü selâmlar getirilmeli; O’nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.

3. Kaza, nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar,111 onlar da ayrıca kılınabilir; kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmeli.

4. Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah’ın benden istekleri nelerdir” gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.

5. Geçmişin muhasebe ve murakabesi yapılmalı; ve şimdinin ve geleceğin plân ve programı çizilmeli.

6. Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamet ve inabede bulunulmalı.

7. Bol bol zikir, evrad ü ezkarda bulunulmalı.

8. Mü’minlerle helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı.

9. Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli.

10. Kişi kendine ve diğer Mü’min kardeşlerine hattâ isim zikrederek dualar etmeli.

11. Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.

12. Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.

13. O gece ile ilgili âyetler, hadîsler ve bunların yorumları ilgili kitaplardan ferden veya cemaaten okunmalı.

14. Dini toplantılar, paneller ve sohbetler düzenlenmeli; va’z ü nasihat dinlenmeli; şiirler okunmalı; ilâhî ve ezgilerle gönüllerde ayrı bir dalgalanma oluşturmalı.

15. Kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle ve camilerde kılınmalı.

16. Sahabe, ulema ve evliya türbeleri ziyaret edilmeli; hoşnutlukları alınmalı; ve manevî iklimlerinde vesilelikleriyle Hakk’a niyazda bulunulmalı.

17. Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli; iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli.

18. Hayattaki manevî büyüklerimizin, üstadlarımızın, anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımızın kandilleri bizzat giderek veya telefon, faks yahut e–mail çekerek tebrik edilmeli; duaları istenmeli.

19. Bu kandil gecelerinin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalı

91) Bakara, 2/129.
92) Halebî, Ali b. Burhaneddin, İnsânu’l–Uyûn, 1/130131, Beyrut, 1980.
93) Nitekim Sevgili Peygamberimiz şöyle buyuracaklardı: “Ben babam İbrahim’in duası, kardeşim İsa’nın müjdesi ve annem Âmine’nin rüyasıyım.” Tecrid–i Sarih, 6/18; Ahmed b. Hanbel, 5/262. 94) İbn Kesir, el–Bidâye ve’n–Nihâye, 2/266, Beyrut, 1978..
95) Suruç, Salih, Peygamberimiz’in Hayatı, 1/47–52, Feza Gazetecilik, İstanbul, 1998; Halebî, İnsânu’l–Uyûn, 1/86–88; İbn Sa’d, Tabakâtü’l–Kübrâ, 1/102, Beyrut, 1978.)
96) Bu olayı, İki ebeden birisi olan, Osman b. Ebi’l–Âs’ın annesi Fatma Hatun görmüş ve haber vermiştir: İbnü’l–Esîr, el–Kâmil, 1/459, Beyrut, 1385/1965. 97) Bu olayı, Hz. Âmine bizzat kendisi anlatmıştır. Bkz: (Suruç, Salih, a.g.e., 1/44).
98) Bu olayı da ikinci ebesi, Abdurrrahman b. Avf’ın annesi Şifâ Hatın görmüş ve nakletmiştir. (Suruç, a.g.e., 1/45; astalani, Mevâhibü’l–Ledünniye Tercümesi, 1/21–22, Mtc: Abdülbâki). 99) Tecrid–i Sarih, 9/272. 100) Aclûnî,Keşfu’l–Hafâ, 1/265. 101) Halebî, a.g.e., 1/109110. 102) Suruç, a.g.e., 1/45. 103) Hatem–i Nübüvvet: üzeri tüylü, kabarık, kırmızımtırak inci gibi benlerden oluşmaktaydı ve keklik yumurtası büyüklüğündeydi. Rasul–i Ekrem’in son peygamber olduğunun alâmetlerinden birisiydi. (Suruç, a.g.e., 1/45). 104) Halebî, Ali b. Burhaneddin, İnsânu’l–Uyûn, 1/130–131, Beyrut, 1980.
105) İbn Hişâm, es–Sîre, 1/168; İbn Kesîr, 1/208209.
106) Gülen, Fasıldan Fasıla, 1/268. 107) “İşte böyle bir Zât’ın Mevlid ve Mi’râcını dinlemek,yani terakkiyatı mebde’ ve müntehâsını işitmek, yani tarihçe–i hayat–ı maneviyyesini bilmek, o Zât’ı kendine reis ve seyyid ve imam ve şefî’ telakki eden mü’minlere; ne kadar zevkli, fahirli, nurlu, neş’eli, hayırlı bir müsamere–i ulviyye–i dîniyye olduğunu anla...”(Nursi, Mektubat, s.308).Gülen, Fasıldan Fasıla, 2/303. Bediüzzaman Sikke–i Tasdik–i Gaybi s.207’de Efendimiz’in terakki hayatının başlangıcını Regaip Gecesi –ki O’nun ana rahmine düştüğü veya rahimde olduğu annesi tarafından fark edildiği an) olarak belirtirken; burada ise ise başlangıcı Mevlid gecesi ile –doğumuyla– başlatmaktadır. Lafızlar farklı, ama mânâ yaklaşık olarak bir sayılır. Birisi, terakki çizgisini ana rahminden başlatırken; diğeri ise doğumundan başlatmaktadır. [Y. G.] 108)
Nursi, Mektubat, s. 307. 109) Algül, Hüseyin, Mübarek Gün ve Geceler, s.52, Nil Yayınları, İzmir, 1991. 110) Gülen, Günler Baharı Soluklarken, s.27–28, TÖV Yayınları, İzmir, 1993.
111) “Mübarek gecelerin ihyası ile ilgili hususi bir ibadet mevcut değildir. Namaz, tilavet–i Kur'ân, dua gibi bütün ibadet çeşitleri ile gece ihya edilebilir... Mübarek gecelerde kılınan bazı hususi namazlar sünnette mevcut değildir; muteber bir rivayete de istinad etmezler. Bu, “O gecelerde namaz kılmak mekruhtur” anlamına gelmez. Teheccüd ve nafile namazları teşvik eden rivayetler çoktur. Bunların mübarek gecelerde yapılması elbette daha faziletlidir.” (Canan, Kütüb–ü Sitte, 3/289). Kandil gecelerine ait olduğu kaydedilen namazları da ayrıca kılmakta ise bir beis yoktur; sevaptan hâli değildir. [Y.G.]

06/07/2012 İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam, sen de anlamazsın. Ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım!



Franz Kafka


Bunu ilk beğenen sen ol.
LoadinG....*
RE: DİNİMİZDE HURAFELER...

06/07/2012 İçinde bulunduğum durumu kimseye anlatamam, sen de anlamazsın. Ben bile anlamıyorum ki başkasına nasıl anlatırım!



Franz Kafka


Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.