Forum Gündemi:

Konu Başlığı : Diktatörün son günleri

*
Bu konu; tarihinde açılmış olup, 0 defa yorumlanmıştır.
Konu Sahibi : iğneci2
Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Çevrimdışı
Yeni Üye
*
1
mesajlar
1
konular
0
REP PUANI
Yeni Üye

Mar 2021
(Kayıt Tarihi)
Erkek
(Cinsiyet)
#1
12-03-2021, Saat:01:44 AM
Diktatörün son günleri

Genel kuraldır, diktatörlerin yakın çevresi dalkavuklu ruhlu yanaşmalar, işe yaramazlar, döküntülerle doludur. Çünkü başkasına tahammül edemezler.

Ferdinand Marcos, 30 Aralık 1965 seçimlerini kazanarak Filipinler Cumhurbaşkanı oldu ve 1969'da ikinci kez seçildi. Daha sonra da seçilmesini sağlamak için 1971’de Anayasa’da değişiklik yapıldı. Marcos, radikalleşen öğrenci eylemleri ve gittikçe artan gösteriler karşısında orta sınıfın korkularına oynadı ve 23 Eylül 1972'de olağanüstü hal/sıkıyönetim ilan etti.

İlk olarak, 10–15 Ocak 1973'te yeni Anayasa'yı onaylatmak için bir referandum düzenledi.

Olağanüstü hal, hükümetin her tür medyayı kontrol etmesini sağladı. 22 Eylül 1972'de Marcos, İletişim Bakanı ve Savunma Bakanının tüm medya organları üzerinde kontrol sahibi olmalarını sağlayan bir kararname yayınladı. Tüm süreli yayınlar kapatıldı. Marcos'u, ailesini veya yönetimini eleştiren medya simaları herhangi bir suçlama yapılmaksızın gözaltına alındı, bazıları tutuklandı.

Marcos, basını baskı altına almak için en az on bir Başkanlık Kararnamesi yayınladı. Baskılara boyun eğmeyen gazeteciler fiziksel tehdit, uydurma suçlamalar-davalarla karşılaştılar veya istifaya zorlandılar. Bu ağır baskı ve sıkı sansür koşullarında faaliyetine izin verilen süreli yayınların çoğu yandaş gazetelerdi. Bu gazeteler politik sorunları görmekten özenle kaçınırken ülke ekonomisi hakkında yalan ve dalkavukça haberler ve röportajlar yayınladılar.

Filipin Ekonomisinin Çöküşü

Marcos rejiminin son yıllarında, Filipinler ekonomisi neredeyse durma noktasına gelmişti.

Alınan dış krediler için birincil gerekçe Filipinler yerli yatırımı ve kamu altyapısının inşa edilmesiydi. Bununla birlikte, bu krediler, tamamı Marcos’un işbirlikçileri olan ve yerli yatırımların nicelik ve kalitesini bozan birkaç özel şirkete yönlendirildi; geri kalan miktar ise yurtdışındaki banka hesaplarına aktarıldı. Bu yolsuzluk denizine en çarpıcı örnek ve kanıt, 1,2 milyar dolarlık bir maliyetle inşa edilen ancak Marcos rejimi sırasında bir kilowatt bile elektrik üretmeyen Bataan Nükleer Santrali dir. Kaybedenler Filipinlilerdi; ekonomik olarak çöken devi omuzlamak zorunda kalacak olanlar yoksullardı.

1973'te Marcos Filipinlerin nükleer santrale sahip olması gerektiğine karar verdi. Daha sonra, bunun “modern bir ulus olmanın mührü” olduğunu söyledi. Filipinler nükleer yola çıkan en fakir ülkelerden biriydi; Doğu Asya'da sadece Japonya, Tayvan ve Güney Kore nükleer santraller inşa ediyordu. Fakat ekonomik ve teknolojik olarak çok daha iyi durumdaydılar.

Santral, ülke tarihinin en büyük ve en pahalı inşaat projesiydi. Devasa maliyeti devlet hazinesinden finanse etmek imkânsızdı. Bu yüzden, hükümet kredi için Washington DC'deki Ex-Im Bank’ın kapısını çaldı. 1975 yılında, Marcos'un en büyük destekçilerinden olan Ex-Im Bank başkanı William J. Casey, 277 milyon dolar doğrudan kredi ve 367 milyon dolar kredi garantisini onayladı. Bankanın o güne kadar onayladığı en büyük kredi paketiydi.

Ekonominin yoksullaşması, orta sınıfın ve küçük toprak sahiplerinin ve çiftçilerin Marcos’a verdikleri desteğinin kaybına yol açtı.

1986 Erken Seçimi Başarısızlığı

Büyük seçmen listesi sahtekârlığı ve yaygın hile, 7 Şubat 1986 günü yapılan Başkanlık seçime gölge düşürdü. Önceki seçimlerde oy kullanan binlerce kayıtlı seçmen, isimlerini listelerde bulmadı. ABD’li senatörler ve kongre üyelerinin başkanlığındaki bir heyet de dâhil olmak üzere yaklaşık 850 yabancı muhabir gözlemci olarak geldi ve oyların çalındığına, hile yapıldığına tanık oldular. 9 Şubat'ta, COMELEC (Filipinler seçim kurumu) Merkezi'nden 35 kurum çalışanı ve bilgisayar operatörü, seçim sonuçlarının açık bir şekilde manipüle edildiğini gösteren bilgisayar tabloları ve ilan edilen sandık sonuçları arasındaki büyük tutarsızlık nedeniyle protesto gösterisi yaptı. Kırsal kesimdeki seçmenler ordunun baskısına maruz kaldı ve çok sayıda oy pusulası çalındı.

Seçim sürecini izleyen 19 farklı ülkeden 44 delegeden oluşan Uluslararası Gözlemci Heyeti, seçim sonuçlarında rahatsız edici anormallikler olduğunu belirten ve seçmenlere gözdağı verildiği, baskı yapıldığından bahseden raporu yayınladı.

Sonuç

Filipinler ülkesini kendi mülkü ve Başkanlığı da doğal hakkı (sadece onun hakkı) olarak gören 20 yıllık Marcos diktatörlüğü, 24 Şubat 1986’da devrildi.

Diktatörün suç örgütüne dönüşen Seçim Kurumu ve Meclis, seçimi Marcos’un kazandığını ilan edecekti. Ülkede protesto gösterileri başladığında, Marcos’un muhalefeti, toplumu sindirmek için kurduğu suç örgütü “Ulusal İstihbarat ve Güvenlik Kurumu” tarafından bir dizi bombalama, kundaklama yapılacak ve cinayet işlenecekti. Böylece, Marcos’un “ülkenin bekası” için koltuğunda kalması sağlanacak ve tekrar olağanüstü hal ilan edilecekti. Fakat ordunun büyük çoğunluğunun Aquino’yu destekleyen reformcu subaylar safına geçtiğini, önünde ya halkın eline düşmek ya da ülkeden kaçmak seçenekleri olduğunu gören Marcos, 80 kişilik suç örgütüyle birlikte ülkeden kaçınca bu “Ebediyen Marcos” planı da suya düştü.

KAMURAN KIZLAK

İslamiForum.Net sitemizdeki linkleri görebilmek için sitemize buraya tıklayıp üye olmanız veya giriş yapmanız gerekiyor.
Sitemize üyelikler ücretsizdir!


Hızlı Menü:


Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi