bazı hoyratlar bazı makamlara yakışmalarından mesnevi, isfahan, nevruz, beşiri gibi makamlarla okunmaktadır. Hoyrat ve mani yüksek ve yanık bir sesle yapılır.Urfada gecekondulaşmadan önce mağaralarda, kesmelerde, Ehber’de, Merkefe’de hoyrat eksik olmazdı.
mağaradan mağaraya hoyratla seslenilir, mağaradan mağaraya mesaj iletilirdi. Söz gelimi tuz isteme, birini çağırma, çiğköfte veya peynirli helva isteme, gönderme gibi haberleşmeler hoyrat aracılığıyla yapılırdı. Bir tuz isteme hoyratı:
Yaz yolla*
Bahar yolla yaz yolla*
Çiğ köfte hamur oldı*
Kardaş bize duz yolla
Yaz yolla*
Bahar yolla yaz yolla*
Kebap yandı köz oldı*
Kardaş bize duz yolla,*
biçiminde bir varyantı da vardır.
Urfa hoyrat ve manilerinde tartışmalardan biri yazıya nasıl geçirilmesidir Akademikler ulusal kültür bütünlüğünde için normal Türkçeyle yazıya geçirilmesini istemektedir.kültür mozayiği olan Urfa ağzının unutulmasına ve ölümüne razı olmak anlamına gelen bu yöntemi kabullenmek bize tam manasıyla “giran” gelmektedir.
İşte size özgün bir örnek:
Nahana mı*
Yarpız mı nahana mı*
Heste heberi geldı*
Esseh mı mahana mı
Sürme göze*
Yakışır sürme göze*
Sürmeye mabal attım*
Aman ha sürme göze
Rahtı bıdır*
Çiftemin rahtı bıdır*
Gettiy amma gelmediy*
Ayrılıh vahtı bıdır
Mert nerde*
Namert nerde mert nerde*
Namerdı bi yana koy*
Mühbe olmayın merde
Suyı tasla aşladım*
Dövmelere başladım*
Kapıdan sesi geldı*
Tıtremağa başladım
Kınıfıriy has mıdır*
Sahsı mıdır taş mıdır*
Dar yere düştım bögın*
Keder mıdır yas mıdır
Çapıtta durır bastıh*
Onbeş yaşına bastıh*
Her gişiye varmanıh*
Biz Kur’an’a el bastıh
Aya damlar*
Yaldızlar aya damlar*
Seher üzını açtı*
Sebbehtir ay adamlar
Ağam benim*
Birdımış ağam benim*
Benim mehle şeniğim*
Derdim dağdağam benim*
Maşarayda ne’ne var*
Sözleriyde me’na var*
Eliyden çoh çekmişem*
Üz astiy gene ne var*
Yazı benim*
Hat benim yazı benim*
Ardımdan ağlamayın*
Bı kara yazı benim
Bağlarında mayana*
Suyı verdim o yana*
Demirden ürek ister*
Bı sözıme dayana
Al alma dörd olaydı*
Yiyene derd olaydı*
Bı almanın sehebi*
Sözine merd olaydı
Kişe tavuğım kişe*
Başıya bitler düşe*
Fransız kuyu eşmiş*
İnşallah gendi düşe
Kulıyam*
Kurbanıyam kulıyam*
Mevlam kulım demezse*
Ya ben kimin kulıyam
Altın tasın kenarı*
İçine kırdım narı*
Tuttım ecele verdin*
Sırma buyıhlı yarı
Alma yanı*
Kızarmış alma yanı*
Nasıl kebre koyarlar*
Mırazın almayanı
Bala ben*
Düştim haldan hala ben*
Çöp yığdım yuva yaptım*
Uçurmadım bala ben
Uyah geldim*
Yatmadım uyah geldim*
Ömür der bin yaşadım*
Göyil der bayah geldim
Ağlama naçar ağlama*
Gündür geçer ağlama*
Bı kapi örten Mevlam*
Bi gün açar ağlama
Aldadi*
Dünya bizi aldadi*
Altında bi tas zéher*
Üsti verir bal dadı
Bahçada yeşil hiyar*
Boyı boyıma uyar*
Ben dedim gizli sevim*
El arıftır tez duyar
Urfa’da inci tutar*
Dolanır genci tutar*
Bi can bi canı sevse*
Alemi sancı tutar
Kınıfır ezenım yoh*
Taslara süzenim yoh*
Yıhılsın babam evi*
İçinde gezenım yoh
Dam üstinde fotraf*
Gelin kızlar otırah*
Otırmahtan ne çıhar*
Gelin olah kurtılah
Ağ çuha, kara çuha*
Çuhanın dibi yuha*
Ne söledim huylandi*
Vay benim gözüm çıha*
Bahçıya serdim halı*
Boyı kınıfır dalı*
Gören maşallah desin*
Kimin var bele yarı
Gör bı dağın başını*
Topla çağıl daşını*
Ele bi öksemişem*
Kaynımın kardaşını
Ay doğar bedir*
Allah Bı sevda nedir*
Allah Ya yara bi merhamet*
Ya biye sabır Allah
Beyaz ağıl balıyam*
Kardaş ben Urfalıyam*
Canım çıhsa vazgeçmem*
O yara sevdalıyam