Allah’ım kaderimde anarşi ve protesto
antidepresanlar ve içi boş bir gardırop
ne de çok yer kaplıyor mesela Al Pacino
yardımın gerekiyor Kadıköy’deyim stop.
Allah’ım kaderim bu sentimental ambargo:
Alternatif referans potansiyel salvo yok,
sadece klostrofobi, hicran türbülans ve şok;
cariyeler çekilmiş yeraltına cumburlop.
Allah’ım kaderimi sen yazdın sen bilirsin
kalbim oyuncak mı ne, ne kolay kırılıyor?
“Deplasmandır bu dünya” diyor albino şeyhim
plasebo yutturuyor bana depresif doktor.
Allah’ım kaderimden şikayetçi değilim
aksine bahtiyarım evrende bana da rol
verdiğin için şahsen, Allah’ım bizler senin
falsolu kullarınız, n’olur bizden razı ol.
(Murat Menteş/Kökler-2)
Atom Bohçası
Şarapnel gibi saçılıyor sırlarım.
hilâfetim kasılıp kavruldu saltanatım.
mukadderat markajından kurtulsam bile
gönlün ceza sahasında tek başınayım.
mesnetsiz acılarla zangırdayıp
ırgalandım bilmecemsi cezayla;
nüanslarda fellik fellik ararken panzehiri
kamyon basitliğinde bulunca şaştım.
vicdanımla polemiğe girdim kıran kırana
atıma bindim ve otuz yaşıma girdim.
velhâsıl patolojik mertebeye ulaştım:
taş kesildim polis metal çelenk taşıdı bana!
yüzümde bin yıllık tropikal sakal,
ilkyardım çantamda ihmal edilmiş hilâl,
kulağımda devletin yaptığı vokal,
ilkokulun bahçesinden tank yuvarladım!
çünkü kavganın göbeğidir benim yerim
canlarım, kollarında Parti pazubentleri
dik başlar, erkek haykırışlarla
göndere, en yukarlara çekiyorlar
en yukarlara çatlıycak kadar aşkî yüreklerini.