You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Darül Harbcilerle Neden Ayrıştık?

Darül Harbcilerle Neden Ayrıştık?

Allame
<span style="color: #1C1C1C"><strong>Kayıtsız</strong></span>
Darül Harbcilerle Neden Ayrıştık?
Bu yazı, hem darul harpcilerle ayrıştığım zamanı, hem de kısaca kendim hakkımda bazı bilgiler içermektedir. merak etmeyen okumasın. merak eden, ibret / ders almak isteyen okumasında mahzur yoktur. belli bir yaş / olgunluk / takva düzeyinin altındakilerin okumasına uygun değildir. sonradan benden davacı olmayın.

Yazıma darül harb'ın en genel tanımı ile başlıyorum.
Darül Harp; İslâm'ın siyasî otoritesinin dışında kalmış olup, yönetim tarzı ve yürürlükteki hukuku İslâmî olmayan bölgeler. Genel olarak İslâm hukukunda kâfir ve İslâm düşmanı yöneticilerin hâkimiyet ve yönetimleri altındaki toprakları anlatmada kullanılır.

Darul harbci denilen çevre denildiğinde ise, -genellikle- yukarıdaki tanıma uygun şekilde davranılan ülkede yaşadığını düşünen kişiler kastediliyor.

Ben kendi literatürümde darul harbcilere "cihatçı" diyorum. Çünkü aslında böyle olduğunu düşünen kişilerin, cihat farzından yola çıkarak cihat etmeleri gerekir. Bu nedenle böyle düşünüyorum.

Bu kısa tanımlamalardan sonra, esas konumuza girmek istiyorum. Bu gecenin anlam ve önemine binayen, gerçek bir yazı yazmak istedim. Bu yazıyı bu nedenle hazırladım. Umuyorum ki, bu amelime karşılık Allah yaptığım/yapacağım amelleri / ibadetleri bu amelin hatırına kabul eder, ben de nefsini cehennem ateşinden koruyan kardeşlerimizden olurum. İnşallah duamız bu yazıyı yazan ve okuyan ve okunmasına vesile olan ve okunmasına mani olmayan herkes için olsun.

Biraz yarı muallak bir yazı olacak. Anlayabilecek durumda olanların anlaması, anlamayacak durumda olanların sakınması için böyle olacak. Şüphesiz Allah, haddi aşanları sevmiyor. İnşallah Cenabı Hakk, düşüncelerimizde de haddimizi aşmamayı nasip etsin. Amin.

Biz bunlarla aynı yerdeydik, aynı görüşteydik. Ne zaman aynı görüşteydik. o zamana kadar aynı görüşteydik. ne zamana kadar, kazadan az öncesine kadar. ne kazası. gülücük

Bir yerden başlayıp Oraya gelelim.

Ben hep bunları sevmiştim, bunlara kalbimi de vermiştim. neden vermiştim. ben korkuyordum, neden korkuyordum. çünkü dünyada herkes bir değil. herkes eşit ama bazıları daha fazla eşit. onlar peygamberleri de öldürebiliyor. Bu, insanın yanlız bırakıldığı bir olay değildir, ancak fiziken imkansız bir olay var ortada. Bu yüzden. bu yapılamıyor. ama onlar bunu yapmayı denediler.

ben rüyasını görmüştüm. O kişi, her şeyini feda ederek bu işe koyuldu, ben de dedim ki "ben gelmeden evvel onu tanıyarak geldim, bu odur" dedim o zaman. Ben "bu odur" dediğim için, ve duam da makbul olduğunu düşündüğümden, kendi dünyamda, " Bu gerçekten de O'na dönüştü. Kendi nefsimden daha ileride olduğunu kendime kabullendim.". O zamana kadar, başıma gelen hadiselerden %99.99 kurtulacağıma emindim, ve hep öyle oldu. Ama o gün öyle olmadı. neden öyle olmadı. çünkü şudan dolayı:

O artık fiziken cihat etmiyordu. Yahudileri durduramadı. Filistinli çocuğun resmini gösterdiler , elinde pankart vardı, ve diyordu ki. : "hani söz vermiştin". O orda bayıldı kaldı. Fiziken yaptığı cihat, zamanla değişerek manaya dönüştü.

O ana kadar fiziken ve insanlarla mücadele ediyordu, o andan sonra manaya yöneldi, bizlere yöneldi. Ben onun bize karşı sevgi, saygı ve merhamet çerçevesinde olacağını düşünmüştüm. Bir hocamız bu esnada trafik kazasından gittiğinde , bir şeyler ters gidiyor diye düşündüm. Ben arkadaşlarımı uyarma gereği duydum. Sonra, o ikinci olan da oldu. Eğer diğerlerinden birisine olsaydı, mazallah -Allah bilir ama- kurtulamazdı. Her taraf kırmızı. Adeta vücudum boşalmış, kanı çekilmiş gibi kaldı. 2 sene oluyor. o zaman oldu işte. kan kalmadı bende. baktığım her yer kırmızı. Bakıyorum, bu kırmızı şey, aracın rengi değil. "ölmüş olmalıyım" dedim kendi kendime. ama o kişi bana uğramamıştı. o uğramadan ölmüş olamazdım. ayağımdaki tırnak ucumdan, saçımın en üst teline kadar, tüm hücrelerim acı içindeydi. Ben bunu , ölümün acısıyla kıyasladım, sonra, bunun nedeni aklıma geldi: "o bana buğzetmiş ve ölmemi dilemişti". ben de ölmeyi diledim. onun yolunu da açmayı diledim. Ölüme rabıtya yaptım, gerçekten de bu acı daha fazlaydı. Ölmeyi diledim, ölmedim. Çünkü belli bir zamana kadar buna bile izin yoktu. Bunu vaktim gelmeden ne bir başkası, ne de kendim yapabilirdim. Duam reddedildi. Ender reddedilişlerindendir. Ölmeye yakınken ve Azrail'in gelmesini beklerken, o gelsin artık diye onu görmeyi diledim, gelmedi o zaman. Sonra işler değişmeye başladı.

Herşey çok hızlı gelişti. Hem fiziken, hem manen bir çok şey değişti. Şunu gördüm ki , fiziki sahada kafirlere karşı ne kadar sert idiyse, mana aleminde de bize karşı sertti ve acımasız davranıyordu.

Siz onu cihat eder görmüyorsunuz, oysa o cihat ediyr, bize karşı ediyor. Bizim gibi, kendini fizikten ziyade manaya yakın hisseden kişilere karşı... cihat ediyor. Biz bununla o zaman ayrışmaya başladık. Sonra, bu ayrışmaya başka dostlar taraf oldu. Onların da dostları taraf oldu.

Başka zaman olsaydı, biz onları görünce buğzetmezdik, bu yüzden de yollarını sapıtlazlardı. Ancak, biz artık onlara karşı buğzediyoruz, ve onları kısa süre sonra sapıtmış görüyorsunuz. Çünkü biz biliyoruz ki, onların kendi lehlerine istedikleri şey, başkalarının lehine değildir. Tabi olmamızı istedikleri şey, hakkımızda hayırlı olan bir şey değildir; razı olmamızı istedikleri şey, kendi ölümümü, kendi cehennemimiz. Bunun sonunda elde edecekleri şeyse, kendi dünyalarında cennetlerini kazanmış olacaklar. Buna karşılık, sair gerisi ceheneme gitmiş olacaktır. Peki bunun, kendi kardeşinin etini yemekten farkı nedir?

Biz bundan gönlümüzü çektik. Gördüğümüz yerde buğzediyoruz.

Allah kime ne ömür biçmişse, hiç bir güç ve hiç bir dua onu kısaltamaz. Allah, şüphesiz resullerine ne söz vermişse tutmuştur. Bizler de resulullahın izinden elimizden geldiğinde gitmeye, emanetine elimizden geldiğinde sahip çıkmaya çalışıyoruz. Bunların ie bazıları haddi aşarak, -her ne pahasına olursa olsun kazanma- yolunu seçmişe benziyor.

Halbuki bunlar bilmiyor mu ki Allah dileseydi yeryüzünde bir tane kafir kalmazdı.
Her ne pahasına olursa olsun ifadesi, şeytandan gelmedir. Çünkü, şüphesiz Allah, haddi aşanları sevmiyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Darül Harbcilerle Neden Ayrıştık?
darul harpcilerle iligli bilgim yoktu...demekki hiç ilgilenmemişim...az çok tahmin ediyordum ama tam bi bilgim yoktu aslında...
ayrışmanız yerinde oLmuş...kaza da vesile olmuş ölmediginize dua edin ediyorsunuzdur da mutlaka....(tekrarını yaşatmasın Allah)
ama onlar cihad etmiyor, onlar sadece direniyorlar( boş yere)...
ve onlar kendi lehine düşündükleri şeyleri başkalarının lehine de düşünebilseydi zaten bizden biri olurlardıgülücük cünkü o mü'minin vasıflarındandır..
onlar bilmiyormu demişsiniz ya...biLselerdi yapmazLardı...
yahut inansalardı yapmazlardı...
bilmemek, bilip inanmamaktan daha iiyidir..
[Resim: urjn1.jpg]


Gaflet içinde gördüm, nice canlı cesedi ;
Câhillerden beterdi, âlimlerin hasedi..
Bunu ilk beğenen sen ol.
Allame
<span style="color: #1C1C1C"><strong>Kayıtsız</strong></span>
RE: Darül Harbcilerle Neden Ayrıştık?
rica ederim. gülücük
Bunu ilk beğenen sen ol.
هل أنا حقاً أنا ؟
RE: Darül Harbcilerle Neden Ayrıştık?
Ne Darulharp ne Darulküfür bunların hepsi tarihin raflarında kalan formel görüşlerden başkası değil...
Darulislam olmayan her beldeyi bu fıkıhlarla tanımlayıp/ yaşayanlar; gerilimli ve bunalımlı bir yaşam tarzına talip oldular.. Sonuçta ne İslama ne de insanlığa faydalı olabildiler..
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Darül Harbcilerle Neden Ayrıştık?
darul harb fıkhının yetersizliği nerelerdedir abi? dinin asıl kaynaklarından çıkartılacak "Gayri İslami yönetimler" ile fakihlerin "Darul Harb" i arasında temel olarak bir farklılık yok diye biliyorum sorun da temel diyemeyeceğimiz meselelerde değil mi? biraz açarsan memnun olurum.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Bunu ilk beğenen sen ol.
هل أنا حقاً أنا ؟
RE: Darül Harbcilerle Neden Ayrıştık?
Kalktığım için bir kaç cümle ile belirteyim: Darul Harp algısı tekfir ve tahkir üzerine kuruludur, Saflar da bir muallaklık yoktur, kimin Müslüman; kimin Kafir olduğu açıktır, nettir. Günümüz toplumunda ise kapalılık vardır, hak ve hakikat belli değildir, tahrif edilmeye çalışılan bir din vardır ve algılar daki İslam tahrif edilmiş, insan kitleleri aldatılmıştır; bu nedenle bu insanları harbi gören yaklaşımları kınıyoruz. Müçtehitlerin içtihatlarını kendi dönemleri için isabetli kabul etmekle beraber günümüz için uygun olmadığını söylüyoruz.
Bunu ilk beğenen sen ol.
General
RE: Darül Harbcilerle Neden Ayrıştık?
eyvallah, benim de aklıma son zaman yatan şey bu dediklerindi.
Irkçılık ideolojik bir düşünce değil, aksine psikolojik bir hastalıktır.(Şehid İnşaAllah Malcolm x-Malik El Şahbaz)

Sizi rahatsız etmeye geldim!
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 09-12-2012, Saat:11:05 PM, Düzenleyen: karadamlalar.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.