Kemal Kaplan'ın kaleme aldığı kitap çok çarpıcı konuları işliyor. Yazar kitapta, Ergenekon Davası'nı verdiği ifade ile başlatan Ergenekon'un "karakutusu" olarak adlandırılan Tuncay Güney ile 1998 yılında birlikte geçirdiği 240 günü anlatmış. Bu konulara meraklı olduğum için daha önce Tuncay Güney ile ilgili yazılmış iki kitap okumuştum fakat KÖSTEBEK çok farklı. Tüm olaylar gerçek. KÖSTEBEK yazarın yaşadıklarına dayandığı için diğerlerinden ayrılıyor.
Kitabın içinde dönemin çok önemli olaylarından bazılarının perde arkasında Tuncay Güney'in de rol aldığı, sadece Ergenekon'la değil, MİT hatta MOSSAD ile de temas kurduğu anlatılıyor.
Kitap 374 sayfa olmasına rağmen o kadar akıcı bir dille yazılmış ki, 2 günde bitirdim.
Önümizdeki günlerde kitabın çok tartışılacağını düşünüyorum.
Türkiye'nin yakın tarihiyle ilgilenen ve Cumhuriyet tarihinin en karanlık adamı olan Tuncay Güney'in gerçek kimliğini merak eden herkese bu kitabı okumasını öneriyorum.
KİTAPTA CEVAP BULAN BAZI SORULAR
Susurluk Kazasından sonra ortaya çıkan Abdullah Çatlı fotoğrafları arasında, efsane gibi dolaşan ve varlığı kanıtlanamayan; Çatlı’nın Mesut Yılmaz’la aynı karede bulunan fotoğrafı, Tuncay Güney’in elindeydi. Güney fotoğrafı hangi partiye satmak istedi? Olay nasıl sonuçlandı?
28 Şubat döneminin en tartışılan konularından biri olan dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayip Erdoğan’ın okuduğu şiir nedeniyle cezaevinde yatması olayıydı. Tuncay Güney bu olayda etken rol oynadı. Güney, Erdoğan’ın ceza almaması için kimlerle nasıl pazarlık etti?
1990’lı yıllarda medyada çok tartışılan diğer bir konu da Rahmi Koç’un Tuzla açıklarında bulunan adasıydı. İddialara göre Koç sponsor olduğu tarihi kazılardan çıkan eserleri bu adada saklıyordu. Tuncay Güney, kimin talimatıyla Koç Adası’nın fotoğraflarını çekti. Ve fotoğrafları hangi istihbarat örgütüne verdi?
Kanada’ya gittikten sonra Rabay olduğunu söyleyen Tuncay Güney, Türkiye’de yaşadığı yıllarda Musevi Cemaati ile arasında ilişki var mıydı? Musevi Cemaati’nin uluslar arası kuruluşu olan 500. Yıl Vakfı’nda, Güney hangi ilahiyat profesörüyle neden tartıştı?
Susurluk Kazası Sabancı suikastının intikamı mıydı? Tuncay Güney, 1996 yılında suikasta kurban giden Özdemir Sabancı’nın gerçek katillerini açıklıyor.
Tuncay Güney, Ergenekon Davası’yla ilgili çok çarpıcı açıklamalarda bulunuyor:
…
AKP’nin birşey yaptığı yok, Baykal’da olsa operasyon olacaktı.
Kim olsa iktidarda operasyon olacaktı. ABD tek başına değil…
Atatürk’ün tarikatı ıh mıh yan yattım çamura battım deyinceeee…
İslamcı demokratların eline veri verdiler iktidarı.
Bu operasyona da Ergenekon diyorlar.
Aslında operasyonun adı ibranicede
“kachkaaa”
ÖRDEK ÇAVUŞLARI CEZALANDIRMA OPERASYONU