Esatım inşaallah bunu okuma fırsatın olur,
Ben Hanefi mezhebindenim ve bu mezhebin kurucusu Numan bin Sabittir.
Bu konu iki batıl kabul ettiğimiz mezhebin ortasında bir konu olduğundan öncelikle sana mezhebimi ve bu mezhepte uyduğum imamın ismini verdim.
Batıl kabul ettiğimiz mezhepler "mu'tezile" ve "cebri" mezhepleridir.
Bahsettiğin konu KADER mevsudur ve bu mevzu ibni sina gibi ilimde ilerlemiş zatları dahi bir anlamda yutmuştur.
Bu konuyu gerçekten öğrenmek istiyorsan ilk önce Allah c.c. teslimiyet konusunu irdelemen gerekir. Çünkü teslimiyetinde noksanlık varsa ve Allah c.c. her dediğini kabul edecek bir imana kavuşmamış isen, Öğreneceğin şeyler Allah c.c. isyana sebebiyet verebilir ve ömrünü hüzün içinde ve mutsuz geçirme ihtimalin olur.
Mezhebimin kurucusu ve mezhebimdeki akideleri , uyulması gereken kuralları belirleyen Hanefi hazretleri , bu konuda İmam el-eşari yi baz almıştır. İmam el -eşari ise arabi olup semrkand da yetişmiştir. Yetişmesi esnasında senin şu an ilgilendiğin KADER mevzusu ile alakalı soru ve bu soruya verdiği cevabın mu'tezile ye uymaması sonucu Mu'tezileden ayrılmış ve cüz'i irade , külli irade konusunda orta yolu tutarak yeni bir hükümle temel bazı esasları ortaya atmıştır.
Yani anlayacağın bu mevzu sadece müdürüne cevap verebileceğin birkaç kelimeden oluşmaz.
Şunu bir düşün ; çok acıktın ve kebabı çok seversin. Acıkmış olduğun halde sana 1 ton kadar kebabı getirsem ve desemki yemek istiyorsan hepsini bir öğünde yemelisin aksi halde yiyemezsin. Nasıl bir tavır takınırsın. Bu sözleşmeyi kabul edip , "aman nasılsa doyunca ölüm değilya bırakırım , karşımdakide birşey demez" mi dersin , yoksa " bunu kabul edemem " der gerimi çevirirsin.
Eğer geri çevirirsen sabrı seçmiş olursun ve bu meseleye girmeden önce Allah c.c. iman konusundaki eksiklerini gidererek tam bir teslimiyet için ne gerekiyorsa onu elde edersin. Sonra zaten bu ilim, yani kader ilmi keşif ile sana görünür ve kimseye birşey sormak zorunda kalmazsın.
Diğer türlüsünü seçersen , inan bana imtihan gereği o 1 ton kebabı yediriler sana ve eninde sonunda kapasiten yetmez ve çatlarsın.
Müdürüne gelince , müdürün haksız ve yanlış ; cebriler gibi konuşmuş. Eğer istersen onunla İmam el-eşariyi konuşturup galebe edebiliriz. Bunu beraber yaparız.
Mesela şimdi müdürüne Allah c.c. nin adil isminin manasını sor ve cevabını bekle. Cevabından sonra ona madem Allah c.c adil , o zaman hem tercihime müdahale etmesi, hem kötü yolu seçtirmesi, hem bu kötü yoldan dolayı beni cehenneme atması "Sebep olan yapan gibidir" kaidesince adaletmidir.
Yada Eşari gibi ikinci ve üçüncü şahısları koy denklemine ve sor ;
Ali , Mehmeti silahla vurdu , Mehmet suçun faili değildi ve ölmesi gereken Selimdi. Çünkü Aliye karşı suçu Selim işlemişti.
Şimdi adil bir terazide tartılacak isek , Allah c.c. iradesiyle Ali hiç suçu olmadan Mehmeti vurdu. Bunun cezasını Aliye yüklemek isterken , Ali haklı olarak suça göre davrandı ve kendince kısas yaptı. Fakat kısasa taraf Selim di. Allah c.c iradesiyle Mehmeti vuran ve öldüren Ali aslında Selimi vurmalıydı. Selim suçu ile kaldı, Ali suç aldı, Mehmet zulme uğrayan oldu. Madem kader tecelli etti ve Ali nin iradesi Allah c.c ın iradesi olarak Mehmetin canına sebep oldu. Ali zalim oldu. Fakat ayetin hükümleriyle kısas hükmünden dolayı Selimi vursaydı zalim değil adil olacaktı. Ve mazlum olan Mehmetten dolayı Ali katil oldu.
Ortaya çıkan bu yanlıştan dolayı Mehmetin vadesi öne alındı , Selimin vadesi ertelendi ve yaşadı.
Müdürünün aksine ; İlim sahibi ve tercihe iradesi bulunan Ali deseki ; BEN DOĞRUYU ARAŞTIRIP,ÖĞRENİP SELİMİ VURSAYDIM NE OLURDU. ?
Cevap : Terazide dengeler değişir ve ecel de değişirdi. Cennetlik cehennemlikte değişirdi.
İşte bu senin çok çıkışlı labirentin.
Burda unutmaman gereken şu , ;;
Silahı ateşledim Mehmet öldü. Ateşlemeseydim Mehmet ölürmüydü?
Senin cevabın ;;;Ölürdü veya ölmezdi ben bilemem , bu GAYB ilmidir onu Allah c.c. bilir.
Bunlar başlangıçtaki üç olay ve geniş bilgiyi senin öğrenim durumuna uygun olarak Bediüzzamanın SÖZLER adlı kitabında bulabilirsin. Ayrıca bu konu ile alakalı İmamı Rabbaniden faydalanabilirsin.
Bu konuda Ayet yada hadis araman , sana bahsettiğim 1 tonluk kebabı yeme isteğinle alakalı. Çünkü değil bir binlercesi bu konunun özüne ilişkin cevaptır. Ama önce iman ve teslimiyet. Önce yeterince tefekkür.
Şimdilik sana başarılar. Diğer derslerinde din dersin kadar hareketli olsun