You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Çocuğun Eğitiminde ve Gelişiminde OYUNUN ÖNEMİ

Çocuğun Eğitiminde ve Gelişiminde OYUNUN ÖNEMİ

Kayıtsız
<span style="color: #1C1C1C"><strong>Kayıtsız</strong></span>
Çocuğun Eğitiminde ve Gelişiminde OYUNUN ÖNEMİ
Çocuklar, kendilerini en güzel oyunla ifade edebildikleri için, oyun bir yerde çocuğun lisanıdır. Bu nedenle eğitimciler, çocuğun oyuna olan ihtiyacını gıdaya ihtiyacı gibi hayatî görüp, oynayamayan çocuğun zekâ ve şahsiyetinin tam gelişemeyeceği fikrini savunmuşlardır. Oyun çocuğun beden terbiyesini sağlayan en etkili araçtır. Oyun sayesinde yeni beceri kazanır; vücut daha sıhhatli gelişir, kan dolaşımı hızlanarak beyni besler ve sinir sisteminin daha iyi çalışmasını sağlar.



Oyun, çocuğun çalışması, işi olarak tanımlanmıştır. Çocuğun gerek bedenî, gerekse ruhî gelişmesinde zaruri bir ihtiyacı olan oyunun, çocuk eğitiminde oldukça ehemmiyetli bir yeri bulunmaktadır. Oyun, çocuk eğitiminde en güzel vasıta olduğu için çocuk eğitimini oyun, meşguliyet ve iş olarak tarif eden eğitimciler bile vardır.
Hz. Mevlâna, “Fihi Ma Fih” adlı eserinde konuyla ilgili olarak şunları söyler: “Oyun; çocuğu büyümeye ve olgunlaşmaya doğru çeken bir iç güçtür. Onu belli bir seviyeden daha olgun, daha akıllı bir seviyeye doğru çeker götürür. Birçok şey oyun heyecanı ile öğrenilir. Bedenin gelişmesi de oyun sayesinde normal seyrini izler.”
Eğitimciler, çocukta potansiyel olarak mevcut olan bütün yetenek ve güçlerin fiile çıkıp gerçekleşmesinde en temel unsurun oyun olduğunu iddia etmişlerdir. Çocuğun oyuna olan ihtiyacını gıdaya ihtiyacı gibi hayatî görüp, oynayamayan çocuğun zekâ ve şahsiyetinin tam gelişemeyeceği fikrini savunmuşlardır.
Çocuklar, kendilerini en güzel oyunla ifade edebildikleri için, oyun bir yerde çocuğun lisanıdır. Bastırılmış olan duygular oyunla ortaya çıkar. Mesela annesine kızan bir çocuk, oyunda baba rolünü alarak annesini cezalandırır. Veya kardeşini kıskanan bir çocuk, elindeki oyuncak bebeği kardeşi kabul ederek dövmeye, gözünü çıkarmaya çalışır. Böylece çocuk, içindeki olumsuz duygularından kurtulup rahatlar ki, psikolojik hastalıkların çoğu bastırılmış, açığa çıkarılamayarak habisleşmiş duyguların bir neticesidir. Oyunun çocuğun ruh sağlığı için vazgeçilmez önemi bu yöndedir. Ayrıca saldırgan ve kavgacı çocuklar özellikle boks, basketbol gibi çok enerji gerektiren oyunlara yönlendirilirse olumsuz davranışları, olumlu etkinliklerde eritilmiş olur.

Evi Dağıtırken Öğreniyorlar “Oyun, çocuğun çocukluğunun bütün dönemlerinde en güzel öğrenme mekanizmasıdır.”
Faydalarına rağmen, oyunun önemini bilen, çocuğuna oyun imkânları hazırlayan, hele hele çocuklarıyla oyun oynayan annelerin sayısı çok azdır. Hâlbuki oyun aynı zamanda anne-çocuk iletişimini geliştirmede oldukça etkili bir araçtır. Annelerin en çok yakındıkları mevzu çocukların oyun için evi dağıtmalarıdır.
Çocuklar biraz büyüyünce bu şikâyetler “Ders çalışacağına hâlâ oyun peşinde diye” devam eder.
Hâlbuki İslam âleminin önde gelen eğitimcilerinden İmam-ı Gazâli (Hz.)’nin bu konuda annelere ve bütün eğitimcilere verdiği cevap oldukça dikkat çekicidir: “Çocuğu oynamayı men edip devamlı ders çalışmaya zorlamak onun kalbini öldürür, zekâsını iptal eder ve hayatının neşesini kaçırır. Sonunda çocuk dersten kurtulmak için hile düşünmeye başlar.”

Oyunla Geleceğe Hazırlanıyorlar “Çocuk için hayat oyunla güzeldir.”
Oyunsuz hayat anlamını yitirir.”
Çocuk oyunları ve oyuncaklarıyla ayrılmaz bir bütünlük içindedir. Çocuklukta oyun ile gerçek hayat arasındaki çizgi henüz çizilmediği için oyun, çocuğun gerçeğidir ve bizim gerçeklerimiz çocuğun görüşüyle gerçeklik oranı düşük birer oyundur.
Çocuk tam bir enerji deposudur. Gelişme ve büyümeye harcanandan arta kalan yoğun enerjiyi çocuk, oyun etkiliği içinde kullanarak bunun oluşturduğu baskıdan kurtulur. Bu enerji dağınık, bir amaca yönlendirilemeyen ve düzensiz olduğu için çocuk bununla ancak oyun etkinliği içinde başarı sağlayabilir. Böylece bu düzensiz enerjisini oyun faaliyeti içinde kullanmasını öğrenerek gelecekte alacağı rol ve görevlerine hazırlanmış olur.
Mesela bebeklerine annelik yapan, ninniler söyleyen bir kız çocuğu aslında gelecekteki asli görevinin hazırlığı içindedir. Aynı şekilde okul öncesi çağda oğlan çocuklarının, araba, tren, uçak gibi ulaşım aracı oyuncakları çok sevdiklerini ve inşâ etme, üretme, malzemeyi şekillendirme gibi etkinliklere kızlardan daha fazla ilgi gösterdiklerini görüyoruz. Bunlar da geleceğin mimarları, mühendisleri, işçileri, usta başıları olarak ilk talimlerini yapmaktadırlar.
“Unutulmamalı ki çocukluğunu yaşayamayan çocuk, yetişkin olma yolunda büyük eksikliklerle beraber girmiş demektir.”
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.