Şair Baki,güzel meraklısıydı.Zaten,güzele tutkun olmayan kim var?Şüphesiz ki,eski divan şiirinin bu en muhteşem çehresi,güzeli,o devrin bedi’ ölçüleri içinde,herkesten daha derin duyacaktı.
Evet,şair Baki,Her ne olursa olsun,güzeli sever,çirkinden tiksinirdi.O zamanlarda,Beyazıd tarafında,”Bezmgâh”isimli,dükkanvari bir toplantı köşesi kurmuş olan Baki,bu köşede,hep güzel çehreli insanlarla sohbet etmeye bayılırdı.
Hulusi isimli,fevkalade çirkin,fakat Baki’nin sohbetlerine düşkün olmak bakımından ruhu güzel bir zat;Baki tarafından Bezmgâha kabul edilebilmek için bir çare bulur.Azmi siminde,gayet güzel bir delikanlıyı yanına alıp,Bezmgâha gider.Baki,çirkinlik heykeli Hulusi ile güzellik timsali Azmiyi bir arada görünce,hemen şu beyti kondurur:
“Hulus, Azmi’yi alur da Bezmgâha gelür
Bana gelürse de devlet maalkerahe gelür”
(Hulusi gibi güzellik timsali birisi,bana devlet kuşu olarak geldi ama çirkin Azmi ile beraber!...Zaten,kerahetsiz-çirkin olmayan- bir devlet kuşu bana gelmez!..)
seyyid KEMERKAYA
furkan 63