Vakıf çalışanları, zengin Temel'den henüz bağış almadıklarını fark
etmiş, içlerinden biri ikna etmeye çalışıyor;
-Araştırmalarımıza göre yıllık geliriniz en az 500 bin dolar, ancak
bugüne kadar hiçbir hayır kurumuna bağışta bulunmamışsınız... O
paranın bir kısmını tekrar topluma iade etmek istemez miydiniz?...
Temel bir süre düşünmüş;
-Araştırmalarınız annemin uzun bir hastalıktan sonra ölmek üzere
olduğunu ve hastane masraflarının onun yıllık gelirinin birkaç kat
üstünde olduğunu da gösterdi mi?...'
Görevli utanmış;
-Şey, hayır...
'
-Sonra, kardeşimin malul bir gazi, kör ve tekerlekli iskemleye mahkum
olduğunu?...' Görevli utancından kıpkırmızı kesilmiş, özür dilemeye
çalışırken Temel sözünü kesmiş;
'-Ya da kız kardeşimin kocasının bir trafik kazasında öldüğünü ve onu
üç çocuğuyla beş parasız bıraktığını...'
Görevli yerin dibine geçmiş, sadece; 'Hayır, hiçbir bilgim yoktu' diye
mırıldanmış.
Temel, bir kez daha sözünü keserek devam etmiş;
'-Pekala, ben onlara zerre kadar para vermezken size niçin vereyim?...'
