2.Abdülhamit’in 33 yıllık hükümdarlığı boyunca icraatları.
ilk defa elektriği, gazı getiren, ilk modern eczanemizi açtıran,
*ilk otomobili getiren,5 bin km kara yolunu yaptırtan,
*Dünyanın ilk metrolarından birini Karaköy-Taksim arasına yaptıran, atlı ve elektrikli tramvaylar kuran,
*Kudüs-Yafa,Ankara-İstanbul ve Hicaz demir yollarını yaptıran (Haydarpaşa Tren İstasyonunu da tabi),
*İstanbul’un binlerce fotoğrafını çektiren,Arkeoloji müzeciliğini başlatan,
*Chicago'daki turizm fuarına ülkemizi ilk kez sokan,
*Kuduz asisinin bulunmasından sonra Ülkemizin ilk Kuduz Hastanesini(İstanbul Darü'l-Kelb Tedavihanesi) açtıran,
*Polisiye romanların ülkemize girişini sağlayan,(14 yıl içinde basılan 4000 kitaptan sadece 200 kadarı dinle ilgili idi.) [Sonradan Medreseler dini eğitime dayandığı için kapatılmıştı ya!.]
*Okullara(Hıristiyan okulları dâhil) gönderdiği emirde Türkçenin iyi öğretilmesini isteyen, Azerbaycan okullarında Türkçe yasağını kaldıran, Paris’te İslam Külliyesi kuran!
*Teselya savaşı sürerken saraylı hanımlara askerler için çamaşır diktirende, hastaneleri ziyaret edip hastaların ihtiyaçlarını soranda, sarayın bahçesinde bile hastalara hizmet ettirtende!
*Midilli adasını eşi Fatma Pesend Hanımın şahsi mülkünden ISRARLA verdiği para ile Fransızlardan geri alanda O!
*Israrla yerli kumaş giyen, Hereke bez fabrikası ve Ferhaneyi kuran,
*Ziraat Bankasını kuran, Ticaret, Sanayi ve Ziraat Odalarını açtıran,
*Yıldız Çini fabrikasını, Beykoz ve Kâğıthane kâğıt fabrikalarını,
*Toplu sünnet merasimleri yaptırıp her bir çocuğa çeyrek altın gönderen bu yüzden yaz aylarında toplu sünnetleri moda eden [Günümüze kadar geldiği haliyle Yaz ayları .],
*Mezuniyet törenlerinde öğrencilere hediye kitap gönderen,
*Yoksul halkına kendi cebinden ödeyerek kömür dağıtan,
*Onnik adında bir Ermeni'nin mektubu üzerine kendi parasından takma bacak yaptırtan,
*Biriktirdiği parasından bir kısmını her sene borç yüzünden hapse düşenleri kurtarmaya tahsis eden,
*Modern matbaa makinelerini Türkiye ye getirten, ücretsiz kitap dağıttıran,6 bin kitabın Türkçeye çevrilmesini sağlayan, Beyazit kütüphanesini kurup 30 bin kitap bağışlayan (10 bini el yazmasıdır),
*Yabancı bilim adamı ve yazarlara Nisanlar veren,
*Her yıl 30 bin saksı satın alıp çiçek ektiren(Çiçek saksılarının tahsis edildiği çiçek dükkânının sahibi yapılan röportajda; Sultanın bu yönüne her seferinde "şaşkınlık deryasında yüzerek" hayran kaldığını dile getirmiştir) ,
*Bizim Hekimbaşı Çöplüğü dediğimiz yerde gül yetiştiriciliği yaptıran da(Isparta'daki gül yetiştiriciliği de O'nun öncülüğünde başlamıştır)
* [Aradaki uçurum: O'nun zamanında Hekimbaşı Çiçek Yetiştirme Merkezi, günümüzde Hekimbaşı Çöplüğü.],
*Türkiye'nin birçok yerinde saat kuleleri yaptıranda O dur! (İzmir,Dolmabahçe..),
*Hindistan,Cava,Afganistan,Çin,Malezya,Endonezya,Açe,Zengibar,Orta Asya ve Japonya ya elçiler ve din adamları gönderen,
*Latin Amerika ülkeleri ile diplomasiyi başlatan,
*Yalova Termal kaplıcalarını kurduran,Termos’un sularını İstanbul’a taşıtan,Bursa’nın bir köyünde bile çeşme yaptırabilen O'dur ,(Sadece İstanbul’daki çeşme sayısı 4000'dir),
*Sarayında yaptırdığı tiyatroda oyunlar ve opera izleyen,
*Sarayda müzik okulu kurduran,çocuklarına piyano çaldırtan,hatta sarayda kızlar bandosu oluşturan,
*Kendi elleri ile yaptığı marangozluk (Aynı zamanda mesleği)eşyalarını hediye etmeyi seven,
*Kendisine yapılan feci bombalı suikasta rağmen Ermeni katili affedip Avrupa da hafiyelik yapmaya, yani adeta kendisine silah doğrultanları kendi silahlarıyla vuran bu siyasi deha da O'dur.
*Doğu Türkistan'a gönderdiği askeri yardım ile Çinlilere karsı onları örgütleyen, Çinin göbeği Pekinde Hamidiye Üniversitesini kurdurtan da,
*Beş vakit namazını aksatmadan kılan, hiçbir evrakı abdestsiz imzalamayan(hatta abdestsiz yere bile basmayan[yatağının dibinde, sabah kalktığında abdestsiz yere basmamak için teyemmüm tuğlası bulundurup, onda teyemmüm aldıktan sonra gidip abdestini alırdı.]),
*Yeni gemiler alan, toplar(Çanakkale savaşımızdaki çoğu top[Kropp]),tüfekler(yine Çanakkale savasında en çok yararlandığımız tüfekleri) getirten de!
*Telefonu Avrupa'dan 5 yıl sonra ülkemize getiren de o’dur!
* Kiliselere, sinagoglara yardım eden (hatta Vatikan da kilise yapılmasına bile yardım eden) [ve yardımlarından dolayı şuan ki Taksim istiklal Caddesi üzerindeki Santa Maria Kilisesinin girişindeki tabelaya ismi yazılmıştır. Günümüzde halen mevcut olan tabela Vatikan'a bağlı olan bir kilisenin giriş levhasında ismi anılan ''ilk ve tek'' Halife-Sultan’dır),
*Peygamberimize, dinimize veya Osmanlıya hakaret içeren oyunları kaldırtan(Fransa-İngiltere-Roma-ABD)(Bir piyes için bile Alman İmparatorunu devreye sokmuştur),
*ABD'nin Erzurum'da konsolosluk açmasını reddeden, İzmir limanına izinsiz girmeye kalkan ABD savaş gemisini top ateşine tutturan,
*İstanbul boğazı için iki köprü projesi çizdiren (bir tanesi tam bu günkü Fatih S.M.köprüsünün bulunduğu mevkidedir),
*Darülaceze yaptırıp içine Sinagog, Kilise ve Cami koyduran,
*Çocuk hastanesi (Bugünkü adıyla: Sisli Etfal[çocuk] Hastanesi) açtıran,
*Kendisine, bir yazısında "Allah’ın belası"diyen Namık Kemal'i Rodos ve Sakız Adası valiliklerine atayan! öldüğünde, parasını cebinden ödediği yerde kabir yaptırtan,
*Posta ve Telgraf teşkilatını kurduran(Sirkeci [Türkiye'nin] en Büyük Postane binası..),
*Abdülhamit ve Abdülmecit (Dünyanın ilk torpido atan denizaltısı) adında denizaltılarımızı Taskizak tersanesinde yaptırtan da,O ! (üstelik Hazine-i Hassa’dan. Yani Padişahın kendi mülk ve hazinesinden. Yani: kendi cebinden.)
*İlkokulu ilk kez zorunlu tutan(kız ve erkeklere), ilk kız okullarını açtıran, 15 tane okulda karma eğitime ilk defa gecen,
*Öğretmen yetiştirmek için okullar yaptıran(32 tane)(örneğin; şimdiki adi ile Bursa Çelebi Mehmet okulu),Kız öğretmen Okullu açan (Daarül Malumat),
*Cami yaptırdığı her köyde birde ilkokul yaptıran(Mesela sadece Sivas'taki ilkokul sayısı 1637), Okuma yazma oranını 5 kat arttıran,(1900 yılında ilkokul sayısı 29.130'u bulmuştu. Sadece Anadolu da, 14 bin ilkokul vardı)
*Ortaokul(Rüsdiye)sayısı 619'a cıktı, Fransızca dersleri konuldu,
*Lise eğitimi için idadiler açan(109 tane),(İstanbul Erkek-Kabataş Lisesi.)
*İstanbul’da Darülfünün(Üniversite)açan, Dünyanın ilk Disçilik okulunu kuran,
*Ayrıca Deniz Mühendis Okulu, Askeri Tıp Okulu(GATA'nin atası),Kuleli Askeri okulu, Mekteb-i Harbiyeler(Harp Okulları yani),Askeri Baytar Okulu, Kurmay Okulu, Mekteb-i Mülkiye(Siyasal Bilgiler Fak.),Mekteb-i Tibbiye-i(Marmara Ünv. TIp Fak.),Mekteb-i Hukuk, Ziraat ve Baytar Mektebi, Hendese-i Mülkiye(Yüksek mühendis okulu),Daarül Muallim-i Adliye(Yüksek Adalet Okulu),Maliye-i Mekteb-i Ali(Yüksek Ticaret Okulu),Ticaret-i Bahriye(Deniz Ticaret Okulu),Sanayi-i Nefise Mektebi(Güzel sanatlar fak.),Hamidiye Ticaret Mektebi(İktisadi ve Ticari ilimler Akademisi),Asiret Mektebi(Osmanlıcılık fikrini yaymak için),Bursa'da ipekböcekçiliği okulu, Dilsiz ve Âmâ Okulu, Bağcılık ve Aşıcılık Okulu, Orman ve Madencilik Okulu, Polis Okulu O'nun tarafından kurulmuştur.
Unutmadan bide Ankara'da ÇOBAN OKULU var. [ Çobanları dahi okutmak... ]
SULTAN II. ABDÜLHAMİT HAN
Belki de gerçekten suçluydu, kötü bir insandı çünkü Osmanlı topraklarında petrol araması yaptırıp 65 yerde petrol buldurması, bunun üzerine Musul topraklarını şahsi parasıyla alıp sömürgecilerin eline geçmesine mani olması…
Ya da Yahudilerin ''Osmanlı’nın tüm dış borçlarının ödenmesi'' teklifine rağmen Filistin'e yerleşmelerine ''Vatan toprağı parayla satılmaz! Ve yasadığım müddetçe o topraklara adımınızı atamazsınız'' diyerek izin vermemesi (tahtan indirildikten sadece 8 yıl sonra emellerine kavuşacaklardır),
Vatan hainliğidir,
Ne bileyim; 240 üyeli Osmanlı meclisine 140 Türk! Vatanına sokmayı beceren ittihatçıları dinlemeyip meclisi kapaması,
Baskı yaparak devletin ömrünü 33 yıl uzatması böylece o yıllarda daha genç bir subay olan Mustafa Kemal'in Türk milletinin kaderinde rol almasına vesile olmak—suçtu!
Peki, çok değerli! Bilgili! Tecrübeli! Vatansever ittihatçıların 1908 de meşrutiyeti ilan edip! Abdülhamit’i tahttan indirmesi ve kendilerinin ülkeyi yönetmeye başlaması sonrası neler olduğunu kısaca hatırlayın.
İstanbul’da zorunlu ikamete tabi Ortadoğu aşiret liderlerinin serbest bırakılması! İle Ortadoğu da çıkan isyanlar ve milyonlarca kayıp.
Balkanlarda Yunanlılar-Bulgarlar arasındaki sorunları giderip Osmanlıya karsı tek güç olmalarının sağlanması ve akabinde ki en büyük hezimete ve göçe neden olan Balkan savası.1912. Bulgarlar Edirne’yi dahi işgal etmişti. Milyonlarca Türk balkanlardan --İstanbul’a, Anadolu’ya göç etmek zorunda kalmıştı. Gün yüzüne çıkmayan tarihin en büyük soykırım ve göçlerinden.
Kafkas cephesinde (Sarıkamış) yitirilen 100 binlerce asker.
Hiç bir gereği yokken girilen ve uzun surede toparlanıp güçlendirilen ordunun yok olduğu Çanakkale Savaşı…
Kısacası, 10 yıl gibi sürede koskoca bir impratatorluğu çökertme başarısı!
VE 10.000 kişilik askeri ordu ile Abdülhamit’i tahttan indirmeye gelen askeri birliğe karşı, Sultan’ın kendisine bağlı 30.000 kişilik Hassa Ordusuyla istese o ayaklanmayı bertaraf edebilecekken " Hayır, Müslüman’ı Müslüman'a kırdıramam. Allah öteki dünyada bunun hesabını benden sormaz mı? " diyerek reddeden ulu kişilikte o’dur.
Düşmesi an meselesi olan başkent İstanbul’un Anadolu'ya, Bursa'ya nakledileceği haberi kendisine verilince, "Bizans imparatoru Konstantin kadar da mı olamadık?" demiş ve bu çıplak gerçeği yanına gelen heyetin yüzüne çarpan da O'dur [ Heyete verdiği cevabın tam metni; Konstantin bile teslim olmaktansa çarpışarak ölmeyi tercih etmişti. Onun kadar da mı cesaretimiz kalmadı? Bana derhal bir tüfek verin, tek başıma düşmanla savaşmaya hazırım. Hiç bir yere gitmiyorum! ]
[ Bir yere gitmiyorsun Sultanım! Buradasın ve ölümünden sonra pahan giderek yükseliyor. Bir vizyon, bir akıl, bir ruh, bir diriltici nefes üflüyorsun küresel denizlerde bocalayan sevdamıza. Bir direniş ruhu, akıllı davranış bilinci, kavrayış ve zekânın vatanseverlikle el ele kurduğu görkemli taht, inançlı bir insanın cağının gelişmeleriyle hem hal oluşu, çok yönlü düşünebilme ve hareket edebilme yeteneği...]
Abdülhamit, adeta elini silahı alarak, parmak tetikte; ama silahı asla patlatmadan direnen son büyük muhafız. Son adanın son büyük kalecisi bir başka deyişle.
Belki de Prof. Dr.ilber Ortaylının dediği gibi;
"Osmanlı son hükümdarı, son evrensel imparator II. ABDÜLHAMiD’dir"
Belki de Necip Fazıl’ın dediği gibi;
"Abdülhamit’i anlamak her şeyi anlamaktır"
Ve belki de Fransız, François Georgian'in dediği gibi;
"Abdülhamit’i anlamak Türkiye'yi anlamak olacaktır!
Yazımı Abdülhamit’in sözleriyle bitiriyorum:
Yatağından taşan bir nehre benziyoruz… Biz hiç de can çekişen bir millet değiliz. Canlı, kuvvetli bir milletiz. Bizi zinde tutacak yegâna kuvvet islamiyettir.
Seyyid KEMERKAYA
furkan 63
giderayak işlerim var bitirilecek,