You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

Kıdemli Üye
Ceviz Mevsimi
...
Dikildim o saksının karşısına bu çiçek açacak dedim
Durup ya eski bir kırmızı ya da bilmem ne seansları
Burada sıkılıp açtım bütün dolapları
Eskiden aklıma bile getirmezdim iyi bilirdim
Umutsuzluk küfrün odasına getirip kilitler insanı
Senle telaşsız ivmelerinle gösterişsiz ve derin
Çürüyüp dökülür giderdi can sıkıntıları
...
Biraz zaman kalsa aramaya bulamamaya
Eşiklerden geçince yeni bir isim
Daha yeni, bir tanrıyı kan içinde bırakmış
Kıyasıya kullanılmış derin bir bıçakla
Yeminimi olduğum yere de getirirdim
Telaşımı soğukluğumu bütün anlaşmalara
Eğimsiz soluğumu da derdim ıslık yok
Oysa tansiyon yorgunluk iştiyak ve pasta
Yüzünün nereli olduğu kestirilemeyen
Birçok sınanmışlıktan terleyen bir ustura
Yarası bir otel olmaktan odalanmış
Bir ceviz bir sandık kirlenmişlik ve soda
Yanlış tanındım eski bir griyim o kırmızıya hiç özenmedim
İstanbul'u uzaktan sevdim hem ısrarladım da
Kitabı bekledim ilhamı bekledim o kızı bekledim
Kitap geldi ilham geldi o kız biraz sonra
Sonbahar güneşinin önünde oturup
Karanlığımı acıtan kelimeleri düzelttim
Saklandım çırpıların giyindiğim güzüne
Bahçeleri saymayı severdim kimsenin yeltenmediği
Bir şehir biriktirmeyi ava gitmek gibi bilinen
Kurşunun hedefe yüz vermediği
Artık yapraklar da dallarına ağır geliyor
Bayraklanıyor gündönümü bir daha olmamaya
En güzeli durdurmamak şu akıp gideni
Demek ki katlanmışım hiç umulmayan ucumdan
Demek ki topuklarım alışmayacak o suya
Aceleci çekingen nemli ama soldurmayan
Biraz rüzgarlı biraz eldivensiz biraz duası ağzında kuruyan
...
Bir taşa sır verip bir kitaptan kafayı kaldırıp
Baktım şöyle dünyaya kalabalık şarlak kalabalık
Taze yağmurluklara sarınıp da yürüdüm
Bir hatıra mahreci çopurlanan günlere satılık
Yani bana atfedileni boş çevirmemek için
Yalancıya çıkarmamak için yaşamanın adını
Bir durdum bir koştum bir sustum
Bir konuşmak gelmedi içimden bile
Tufan koparken yer bırakılmamıştı bana gemide
Kollarım ne ki Allahım yaslanacağım tepe kaç kulaç ötede
Sen bana kucağını açmasan da gelirdim
Rastlamamak mümkün mü nerde yoksun hangi yönde
Güldürsen de ben sana ağlamayı bilirdim
Koşardım sana doğru kıvrımların zahmetinde

Bu güneş böyle güzel miydi
Bu dallarını birden yitiren ağaç
Bu duman böyle inceden ince
Ben otuz üç yaşımdan sağdım da ağulu sütü
Hem sızdırdım hem kana kana içtim de
Üşüdüm her eşiği atladığımda eve her dönüşümde
Dayandım da musallaya ferahladım iyi mi
Sevindim bütün yolların aynı yere gidişine./İdris Ekinci, Ceviz Mevsimi
Bunu ilk beğenen sen ol.
Profesör
RE: Ceviz Mevsimi
batı edebiyatından okuduğumu zannettim ki yanılmışım gülücük

"Daha yeni, bir tanrıyı kan içinde bırakmış
Kıyasıya kullanılmış derin bir bıçakla
Yeminimi olduğum yere de getirirdim" burada şaştım kaldım amaicon
Göz sayesinde görüyor olsaydın gece uyurken rüya göremezdin.
Demek ki görmüyorsun, sana gösteriliyor.
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 05-03-2018, Saat:11:19 PM, Düzenleyen: Nazlıcan.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.