-Ne olur benden alma. Çünkü benden yaratılacak olan insandan çoğalacak olanlardan bir kısmı, ALLAH`a isyan edip cehenneme gidecekler. Bir parcamın cehenneme gitmesini istemem. Ne olur benden bir şey alma.
Bunun üzerine Cebrail Aleyhisselam toprak almadan geri döndü.
Hz. ALLAH bu sefer Hz. Mikaili gönderdi. Toprak Mikail Aleyhisselam`a da yalvardı, o da alamadan döndü. Üçüncü olarak ALLAH Teala Israfil Aleyhisselam`ı gönderdi. Toprak onada yalvardı ve o da almadan geri dönmek mecburiyetinde kaldı.
ALLAH Teala Hazretleri son olarak Azrail Aleyhisselam`ı gönderdi. Toprak ona da yalvardi ama o dinlemedi ve topraği aldı ve Hazreti Adem o topraktan yaratıldı.
ALLAH Teala Hazretleri, Azrail Aleyhisselam`a buyurduki:
- Ey Azrail! Madem Adem`in yaratılacaği topraği sen getirdin, Ademoğullarının canını alma vazifesini de sana veriyorum.
Bunun üzerine Azrail Aleyhisselam:
- Ya Rabbi! Insanların hepsi bana düşman olur. Benden nefret ederler. Dedi
Hz. ALLAH buyurduki:
-Ey Azrail! Merak etme. Ben çesitli hastalıklar, kazalar yaratacağim. Insanlar o vesileyle ölecekler. Onlarin canlarını hep sen aldığın halde, onlar seni hiç düşünmeyecekler. Falan hastalıktan öldü, falan kazada öldü, diye konuşacaklar ve seni kimse suçlamayacak.
Eşya ve hadiselerin iki yönü vardır: Mülk ve Melekut, diğer bir ifadeyle, iç ve dış, tıpkı ayna gibi. Onun bir yüzü şeffaf, berrak, kirsiz, güzel, temiz, ve kusursuz ; diğer yüzü ise, kirli, çirkin ve kusurludur.
Bunun gibi, eşya ve hadiselerin de melekut yönü dediğimiz iç yüzünde kanun ve sebepler bulunmadıgı için , o yüzde kir, çirkinlik ve kusur yoktur. Burada herşey berrak, pırıl-pırıl ve tertemizdir. Hayat, nur ve rahmet, bu yüze sadece üç misaldir..
Mülk yönü dedigimiz dış yüzünde ise, Cenab-ı Hakk`ın izzet ve azamitine, kemal ve cemaline muhalif, göze kulağa ve buruna, hatta hayal ve düşünceye hoş gelmeyen bir takım haller bulunur ki, işte kanun ve sebepler, bu gibi durumlarda perde, bazan da hedef olsunlar diye yaratılmışlardır.
Cenab-ı Hakk, icraatını bu sebep ve perdelerin verasında sürdürmektedir. Ayrıca, haksız ve yersiz şikayetlerin doğrudan doğruya Cenab-ı Hakk`a karşı yapilmamasnı te`min hikmeti de, sebep ve kanunlarin yaratilmasini iktiza etmiştir. Zira, gafil ve cahil kimseler, çok defa eşya ve hadiselerdeki ince ve derin hikmetleri neticede saklı nice güzellikleri göremediklerinden şikayetlerini bizzat Cenab-ı Hakk`a tevcih eder ve O`ndan şikayette bulunurlar. Halbuki böyle bir şikayet, şikayet edilen husustan daha büyük bir felakettir. Evet, çok defa şikayete sebep olan felaket; kendinden daha büyük yeni bir felaket getirir. Işte, Rahman ve Rahim olan Yüce Zat(cc), sonsuz bir rahmet eseri olarak, icraatını esbap ve perdelere sarıp sarmalamakla kullarının hakiki felaketten kurtulmalarını dilemiş ve onlara mazeretler bahşetmiştir.
Bunun içindirki, gönül meyvesini kaybetmiş bağrı yanık ananın feryadında gizli olan şikayet, hastalık ve musibet perdesine sarılmış ve böylece o ana, evladını kaybetmekten daha büyük bir felaket olan Cenab-ı Hakk'a karşi küstahlıktan kurtarilmıştır. Kullarına karşi bu kadar şefkatli davranan Rabbimiz ne büyük ve büyüklük ifadesi, O`nun gerçek büyüklüğü yanında ne kadar küçüktür
dün de bi yakınımı kaybettim melisa ağlattın bni ya