![[Resim: 82_2322tahta_kasiklar_01.jpg]](http://www.anadolujet.com/images/skylife/11-2010/2322/82_2322tahta_kasiklar_01.jpg)
![[Resim: 82_2322tahta_kasiklar_02.jpg]](http://www.anadolujet.com/images/skylife/11-2010/2322/82_2322tahta_kasiklar_02.jpg)
Anadolu’da köy sofralarında bile eskisi kadar sık rastlanmayan tahta kaşıklar, kepçeler yeniden hayatımıza giriyor. Bizden önceki kuşakların daha sağlıklı ve uzun ömürlü yaşamalarının sırrı kuşkusuz daha sağlıklı ve doğal beslenmeleri kadar gündelik hayatlarında kullandıkları eşyaların özelliklerinde de gizli. Eskiden mutfak eşyaları için kullanılan en yaygın malzeme ahşap olduğundan yer sofralarından, tel dolaplara, oklavaya, merdaneden, her yemek için ayrı şekil ve büyüklüklerde üretilen kaşıklara kadar neredeyse hemen her şey ağaçtan yapılırdı.
Doğal malzemeyle temas eden gıdalar da besin değerini korur ve sofralar hem çok daha lezzetli hem de sağlıklı yiyeceklerle donatılırdı.
Zaman içinde metal mutfak eşyalarının şık tasarımları, albenili görünüşleri tahta malzemeleri eskisi kadar kullanılmaz kıldı.
DOĞAL OLANA DÖNÜŞ
Oysa yöresel yemeklerin pek çoğunun özelliği de malzemeleri ve pişirme tekniğinin yanı sıra doğal mutfak araç, gereçleri kullanılarak yapılıyor oluşudur. Toprak kaplarda, tahta kaşıklar kullanılarak odun ateşinde pişen yemeklerin lezzetinin ankastre mutfaklarda bir türlü tutturulamayışının sebebi belki de bu olsa gerek. Ancak şehrin modern mutfakları da artık bu sırrı keşfetmiş durumda. Bunun en belirgin göstergesi de tahta kaşıkların hayatımıza geri dönüşü.
Eskiden köy hayatını hatırlatan tahta kaşıklar şimdilerde sağlıklı beslenmenin olmazsa olmazlarından biri. Teflon mutfak araçları hayatımıza girdiğinde teflon malzemenin beraberinde getirdiği sağlık problemlerinden de korunmak gerekiyor. Zira içerdiği kimyasallar teflon eşyalar çizilip açığa çıktığında sağlık açısından sorunlara yol açabiliyor. İşte tam bu noktada büyükannelerimizin tahta kaşıkları imdada yetişiyor. Nicedir çok da itibar etmediğimiz şimşir kaşıklar, ağaçtan yapılmış kepçeler yeniden mutfaklarımızın başköşesinde yer buluyor.
![[Resim: 82_2322tahta_kasiklar_03.jpg]](http://www.anadolujet.com/images/skylife/11-2010/2322/82_2322tahta_kasiklar_03.jpg)
![[Resim: 82_2322tahta_kasiklar_04.jpg]](http://www.anadolujet.com/images/skylife/11-2010/2322/82_2322tahta_kasiklar_04.jpg)
NEREDE YAPILIR?
Geleneksel el yapımı kaşıklar genellikle komar odunu, karaağaç ve gürgen ağacından yapılıyor. Trabzon’un Of, Yomra, Kastamonu’nun Şenpazar, Bolu’nun Taraklı ilçesinde ve Konya Akseki Bademli Köyü’nde yoğun olarak devam eden el yapımı kaşıkçılık; Kaş Davazlar Köyü, Gediz, Geyve, Bolu, Mudurnu, Göynük, Seben, Kıbrısçık, Bergama, Bursa, Eskişehir, Anamur ve Silifke’de de sürdürülen bir el sanatıdır. Tahta kaşıkların en makbulü şimşir ağacından yapılanıdır. Zira daha sağlam ve uzun ömürlüdür. Taraklı’da kaşık yapımı için diğer yörelerden farklı olarak özel mekânlar inşa edilir. Evlerin bitişiğinde bulunan kaşık evi ya da kaşık odası diye adlandırılan yerlerde üç usta birlikte çalışır.
NASIL YAPILIR?
Kaşık yapmak için hammadde halindeki ağaç iki kaşık boyunca tomsak denilen şekilde kesilir. Taslama denilen işlemle tomsak halindeki ağaca nacakla kaşık şekli verilir. İğinnek adı verilen sonraki aşamada nacak yardımıyla kaşığın baş ve sap kısımları düzeltilir. Ağız kısmının oyulması için kaşık yapımı için özel olarak yapılan kaşık tezi üzerinde keserle ağız kısmı oyularak keserlek işleminden geçirilen malzeme yine özel bir bıçakla düzeltilir. İğdi adı verilen bir bıçakla yalaklama yapılan kaşığın üzerindeki keser izleri de böylece giderilmiş olur. Törpü ile tamamen pürüzsüz bir şekil alan kaşık, zımparalanıp, keçeyle perdahlandıktan sonra önce ustanın vitrininde sonra mutfaklardaki yerini alır.
![[Resim: 82_2322tahta_kasiklar_05.jpg]](http://www.anadolujet.com/images/skylife/11-2010/2322/82_2322tahta_kasiklar_05.jpg)
![[Resim: 82_2322tahta_kasiklar_06.jpg]](http://www.anadolujet.com/images/skylife/11-2010/2322/82_2322tahta_kasiklar_06.jpg)
KAŞIK İSİMLERİ
Tahta kaşıklar kullanım amacına göre farklı isimler alır. Tahta kaşıklar genellikle çorba, pilav, hoşaf, yemek, tatlı, muhallebi, kahve, kavurma, dağıtım kaşığı (kepçe), süs kaşıkları ve oyun kaşıkları olarak adlandırılır. Türk mutfak geleneğinde tahta kaşığın tarihi Selçuklulara kadar dayanır. Kaşgarlı Mahmut’un Divanu Lügati’t-Türk’ünde geçen kaşuk ve kamuç sözcüklerinin bugün kullandığımız kaşığın karşılığı olduğu biliniyor. Eski devirlerde Anadolu’da kaşık ablah, cemiş, kançol olarak da adlandırılmış.
Sözlüklerimizde onlarca deyime konu olan, büyükannelerimizin maharetli ellerinin şefkatli dokunuşlarla tuttuğu tahta kaşıklar şimdilerde kim bilir kaçıncı kuşak tarafından yeniden keşfediliyor. Mutfaklar doğal malzemelerin geri dönüşüyle sağlıklı yaşama kapı aralıyor.
![[Resim: 82_2322tahta_kasiklar_07.jpg]](http://www.anadolujet.com/images/skylife/11-2010/2322/82_2322tahta_kasiklar_07.jpg)
![[Resim: 82_2322tahta_kasiklar_09.jpg]](http://www.anadolujet.com/images/skylife/11-2010/2322/82_2322tahta_kasiklar_09.jpg)