Bu yürek beni nasıl uyutur ki şimdi? Nasıl?..
Önceki gün, hiç de böylesi videoları izleme eğiliminde olmayışıma rağmen, IŞİD militanlarının, bir adamın bütün yalvarıp yakarmalarına, feryadına rağmen nasıl umursamaz bir sıradanlık içinde, büyük bir pala ile ve tek vuruşta başını gövdesinden ayırdıklarını gösteren bir video izlemiştim. Bu gece de, Çin'de, Uygur Türklerinden 8-9 yaşında bir çocuğa sokak ortasında edilen zulmü gösteren bir video kaydına rastlayıp izledim... Dünyam alt üst oldu... Üstelik, bu zulümlerin ve bu tür yayınların yaygınlaştırılmasının arkasındaki siyasî sebepleri bildiğim halde... Gecenin sessizliğinde, balkonda sigara içiyorum... Bir kere daha, Müslüman Türkler ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak ne kadar da çok sorumluluğumuz olduğunu düşündüm... Ve ne çok acımız, ne çok vebâlimiz olduğunu... Belhum Adal... Esfeli safilin... Âcizlik, bu büyük devlete hiç yakışmıyor... Elbette biliyorum, zulme müdahale etmenin ne kadar zor olduğunu... Ama insanın yüreği yanıyor işte... Kabullenemiyorsunuz... Buna benzer zulümleri, bizden öncekiler, bu topraklarda da yaşadılar... Yıllar geçti üzerinden; ama bu, bir daha yaşamayacağımız anlamına gelmiyor... Uzaklarda bir yerlerde, zulüm altında feryâd eden birileri olduğu müddetçe, bizler nasıl rahat edebiliriz ki?... Allah, bu millete, bu devlete, bütün mazlumların hakkını, hukukunu koruma gücü nasib etsin... Bizlere de vicdan, izan, insaf, ilim, irfan, basiret... Kim bilir kaç adam öldürülüyor, kaç kadın, kaç kız, kaç çocuk, zulüm altında feryâd ediyor şimdi... Kim bilir, şu koca dünyanın hangi ucunda... Bu yürek beni nasıl uyutur ki şimdi? Nasıl?..
sürur yürek
Bunu ilk beğenen sen ol.