Birdenbire saran içimizi...
Bu narin, bu sımsıcak, bu umutsuz sevda...
Gün gibi güzel ve kabaran deniz gibi çalkantılı...
Bu sevda;
O kadar gerçek, o kadar güzel, o kadar mutlu, o kadar sevinçli...
...
Ve karanlıkta korkudan titreyen bir çocuk gibi gülünç...
Ve gecenin ortasında sakin bir adam gibi kendinden emin,
Başkalarının yüreğine korku salan, benizlerini solduran,
Dillerini çözen bu sevda...
...
Gözetlediğimiz için gözetlenen,
Yaraladığımız, ayaklar altına aldığımız,
İnkâr ettiğimiz, unuttuğumuz için,
Kovalanmış yaralanmış ayaklar altına alınmış,
İnkâr edilmiş unutulmuş,
Bu kocaman sevda...
(...J.Prevert)