İnsanlık dışı saldırı sonucu 7 gencimizi daha yitirdik. 7 ailenin yürekleri yandı. Sadece onların değil 70 milyonun yüreği de yandı. Türkiye’nin her yerinde hain eylemi kınayan yürüyüşler, gösteriler yapıldı. Halk tepkisini her yerde dile getirdi. Molotof eylemi yüzünden hayatını kaybeden Serap için de aynı duygular paylaşıldı. Hepimiz tek yürek olduk. Ancak bütün bunları paylaşmayan iki unsur vardı: PKK ve tabi ki DTP.
Tokat’tan gelen şehit haberleri Türkiye’yi sarsarken Şanlıurfa’da yaşananlar PKK ve DTP beraberliğini bir kez daha kanıtladı. Kandil’den inen ve Mahmur’dan dönen PKK’lılar Suruç’u ziyaret ederken yine Öcalan ve PKK lehine slogan attılar. Hatta bir dönem Ülkücü gençlerin kullandığı “ova ve yuva” sloganını kullandılar: “Suruç ovası, Apocular yuvası.”. Açılım kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanmak için geldiler, herhangi bir eyleme katılmadıkları belirtildi, barış elçileri oldukları söylendi durdu. Ancak bir türlü, her gün insanlarımızı yitirdiğimiz terörün nedeni ve sahibi PKK’yı ve onun hapisteki temsilcisini övmekten vazgeçemediler. Kendilerini zafer işareti ve sloganlar eşliğinde karşılayanlar ise yine her zamanki gibi DTP’li başkan ve üyelerdi. 7 PKK’lı, karşılayanlarla tek tek tokalaşarak Suruç’ta bir düğün salonunda DTP üyelerinin düzenlediği toplantıya katıldılar. 7 ailenin evinde yakılan ağıtlar kulakları tırmalarken, salondakiler utanmadan PKK’lıları alkışladılar. Ve her zamanki gibi samimiyetlere, inançlara, her türlü iyi niyete gölge düşürdüler.
DTP’nin anladığı açılım PKK’yı övmekten geçer, Öcalan’ın keyfinden geçer, provokasyondan geçer, terörden geçer anlayışıyla Denizli’de de halkın tahammülünü zorlayan bir olay gerçekleşti. Denizli’de DTP İl Başkanı sokağın ortasında mikrofonla “Öcalan’a gerekli değer verilmeli” deyince halk tarafından sert tepkiyle karşılandı. Hayatı boyunca kendinden başkasını düşünmeyen, kendi çıkarları için Kürtleri öne sürmekten hiçbir zaman çekinmeyen, Kürtlere asla değer vermeyen ve en çok da onlara zarar veren Öcalan’a gerekli değerin verilmesini isteyecek kadar alçalan bir DTP’linin açılımdan yana olduğunu söylemek yine mümkün olmadı.
PKK ve DTP şimdiye kadar hep açılımdan yana olduğunu söyledi. Ama söyledikleriyle yaptıkları birbirini tutmadı. Sürekli bahaneler çıkardılar. Hep daha fazlasını istediler. Hiçbir yapılanı beğenmediler. Dağa çağrıldıklarını, hatta açılımın bittiğini bile söylediler. İşte bu yüzden herkesin aklına “Bu mu açılım?” sorusu geldi.
Helin Demir
helindem@mynet.com