You need to enable JavaScript to run this app.

Skip to main content

pejmurde
Bu "iş" ne iş?
Yaz başında bir akşamüstü... Boğaz kıyısında bir çay bahçesindeyim.
Beş yaşlarında bir oğlan masaların arasında kedi kovalıyor.
Sarman ve şişman kedi oralı değil aslında. "Çocuktur, kontrolsüzdür, kendine bir zarar vermesin" havasında önce ağırdan alıyor, çocuk yanına iyice yaklaştığında çevik bir hareketle yerini değiştiriveriyor.
Ben neşeyle onları seyrederken karşı kıyıdan gelen vapur bir grup insanı iskeleye bırakıyor.
Gelenler ikişer, üçer masalara dağılıp çay söylüyor ve o günkü mesaileri hakkında laflamaya başlıyorlar.
Bir anda bütün masalardan aynı coşkulu konuşmalar yükseliyor.: "Çağırıp dedim ki, sen kimsin ya?"; "Bana bak, dedim, ona; burası senin çiftliğin değil!"
Belli ki gün hırpalayarak geçmiş.
Sözlere bakılırsa, herkes iş yerinde birilerine haddini bildirmiş, ayar çekmiş, ders vermiş...
Öyle mi gerçekten?
O sırada anlıyorum ki, kimse içinde biriken kızgınlıkları ve hayal kırıklıklarıyla evine girmek istemiyor.
Mesai denilen şey,"temize çekilerek" kapatılması gereken kirli bir zaman dilimi sanki.
Bunun için seni dinleyen bir arkadaş ve biraz da dedikodu sosu yetiyor!
"İş yeri" deyip geçmemeli, nereye gidilse, arkadan geliyor.
O arada dikkatimi çekiyor...
Aralarından biri bile akşamın Boğaz'ın üzerine serdiği şahane eflatun örtüye bakmıyor.
Böyle bir güzellikle uğraşacak halleri yok!
Hafta sonu tatilinde icabına bakılacak bir ayrıntı o.
***

Şimdi klavye başına oturunca, o akşamüstünü hatırladım.
Ama yazmaya kalkışmak neye yarar, bilemiyorum.
En geleneksel profesyonelle en "yenilikçi" profesyoneli güçlü biçimde ortak kılan şey iş hayatlarındaki sıkıntıları...
Gün "ayakta kalma" çabasıyla geçiyor, sonra sıra eve gidip tv sarhoşluğuyla günün yorgunluğunu unutmaya geliyor.
Ancak bu problemle baş edecek araç gereçlerimizi yitirdik.
Güncel siyaset hala "toplumsal mücadeleler" alanına ait bir dil kullanırken insanlar tek tek birbirleriyle mücadele ediyor.
***

Peki medyada bunlardan hiç konuşuyor muyuz? Hayır!
Ekonomi aşağı, ekonomi yukarı...
Bitmez tükenmez finansal yorum ve tahminler, iç ve dış ticarete dair alabildiğine makro boyutta insana dokunmayan rakamlar izleyeceksiniz.
"İş hayatı" dedikleri ise senin, benim, babanın, kardeşinin iş hayatı olmaktan çıkmış!
Şirketlerden bir "özne" gibi bahsediliyor ve herkes bunu normal karşılıyor.
İyi de söyleyin bana...
O bitmez tükenmez mobbinglere ve işsiz bırakma şantajlarına katlanarak hayatını tüketen insanlar kimler?


Haşmet Babaoğlu
Bunu ilk beğenen sen ol.
Son Düzenleme: 12-07-2015, Saat:12:20 AM, Düzenleyen: S@BıR.
Profesör
RE: Bu "iş" ne iş?
Yazıdan hiç birşey anlamadım desem kızma gülücük
Geldi üzerime üç keder bir anda,
Yalnızlık,esaret ve sevgilinin hasreti,
Yalnızlığın ve esaretin çaresi var,
Ama sevgilinin hasreti,
Sevgilinin hasreti..
Bunu ilk beğenen sen ol.

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren İslami Forum sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.K'nın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur. Sitemiz hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri bağlantısından bize ulaşıldıktan en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmenlikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.